Posts Tagged ‘Zak Santiago’

Efendim iki bölümlük mini diziden bahsetmek isterim size. Tabi istediğimi yapan biri olarak ta (şartlar bunu elveriyor n’apayım) bu mini diziyi yazmaya başladım bile… Alice, adından da anlaşılacağı yada fikir uyandıracağı gibi, Alice Harikalar Diyarında ile pek bir yakından alakalı.

Hikayemiz eskiden de olduğu gibi Harikalar Diyarında geçiyor. Ancak bildiğimiz harikalar diyarından farklı bir diyar bizi karşılıyor bu kez. Lakin karakterler aynı, yenileri de eklenmiş tabi…

Alice, Jack ile mutlu bir ilişki yaşamaktadır. Alice, Jack’i evine annesi ile tanışmaya davet eder. Jack bunu kabul eder. Buluştukları gecenin akşamında Jack, Alice evlenme teklifi eder ve aileden kalma eski bir yüzük verir. Yüzük şifreli bir mekanizmanın içerisinde saklıdır. Alice evliliğe hazır olmadığını söyleyerek bu yüzüğü reddeder. Tabi bir tartışma ile Alice Jack’ı evden postalar. Tabi Jack giderken yüzüğü de bırakır Alice’de yüzüğü ona vermek için peşinden koşar. Bu arada Jack’ın kaçırıldığını görür. Takım elbiseli bir adam, ondan yüzüğü alır ve Alice, bu adamın peşinden koşar. Kanalizasyon gibi bir yerle indiklerinde adam birden kaybolur kaybolduğu yerde ise sadece bir ayna vardır. Tabi koşarken Alice’de hızını alamaz ve aynaya çarpar. Çarptığı anda harikalar diyarına geçer…

Tabi burada bildiğimiz harikalar diyarından farklı bir diyardır. Takım elbiseliler kraliçe adına çalışan kişilerdir. Bu arada diğer kişiler ise yer altına saklanmışlardır. DÜnyadan gelen insanlara ise istiridye adı verilmektedir. Bu insanlar suni duygularla duygulandırılıp, bu hislerini alıp damıtıp harikalar diyarındaki diğer sakinlere satmaktadırlar. Alice sevgilisi Jack’i ararken düştüğü bu garip dünyayı da tanımaya başlar. Tabi bu dünyada ona yardımı olan Şapkacıyı da unutmamak lazım.

Alice kraliçeye karşı savaşmaya başlar. Aradığı erkek arkadaşının aslında kraliçenin oğlu olduğunu öğrenir. İki arada bir derede kalmıştır. Bu arada Şapkacıdan da şüphelenmektedir ki ne yapacağını bilemez. Karakterler bu dünyada sürekli değişkendir. Daha sonra Jack’ın aslında bir direnişçi olduğunu öğrenir. Bunun yanı sıra yıllardır görmediği ve kaybettiği babasının aslında hafızası silinerek bu diyarda profesör olarak çalıştırılırken görür.

Bir çok karmaşa içerisinde ilginç mekan tasarımlarıyla Alice harikalar diyarına yıllar sonra kraliçenin egemenliğini tekrar sonlandırmak için geri döner. Tabi anlatılanlar da hiç hikayedekiler gibi değildir.

İlginç bir fantastik devam hikayesi denemesi. Ah çok iyi diyemem ancak eğlenceli vakit geçirmek için birebir. Filmde bir şeyler eksik, yani o diyara o büyüye pek kaptıramıyor insan kendini… Tabi İngiliz yapımı olduğu da ortada…

Yönetmen ve Senarist: Nick Willing

Yönetmen:

Caterina Scorsone Alice
Andrew Lee Potts Hatter
Matt Frewer White Knight
Philip Winchester Jack Chase
Tim Curry Dodo
Harry Dean Stanton Caterpillar

Timothy Webber Carpenter
Zak Santiago 10 of Clubs
Charlotte Sullivan Duchess
Colm Meaney King of Hearts
Kathy Bates Queen of Hearts
Alan Gray White Rabbit

Link:

http://www.imdb.com/title/tt1461312/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /