Posts Tagged ‘Woody Harrelson’

İnsan Zombieland ismini görünce ister istemez kendini bir korku filmi ile karşılaşacak diye şartlandırıyor. Film hakkında pek bir araştırma yapmamışsanız korku filmi olarak izlemeye başladığınız film bekleneni vermeyince size gülmeye de pek adapte olamıyorsunuz. Ben filmi izlerken komedi faktörünü bilerek izledim ancak ne yalan söyleyeyim öyle sinema sitelerindeki gibi, çok yüksek seviyede komedi unsuruna rastlamadım.

Filmin ilk on beş – yirmi dakikası oldukça eğlenceli ve aksiyonu yüksek geçiyor. Ancak sonrasında aksiyon yer yer artsa da ilk dakikalardaki dozajı tutamıyor. Devam eden sahneler ise bilindik Amerikan esprileri üzerine kurulmuş. Görselden çok diyalog olarak karşımıza çıkıyor bu espriler. Filmin sonrası ise ailesini bulma umuduyla yola koyulan gencin hayatta kalma ve yolda edindikleri arkadaşlarını anlatmakta. Tabi yolda arıza birini ve kendine sevgili olacak güzel bir kızı bulur.

Yol boyunca ekipteki kişilerin geçmiş hikayelerini görürüz. Bunların içinde en iyisi yine Columbus adlı baş kahramanımızın başından geçen olaydır. Kızlar tarafından şans yüzüne gülmeyen Colombus güzel bir sevgilinin hayalini kurarken, yan komşusu kızıl bomba ondan yardım isteyerek kapısını çalar. Colombus kız ile ilgili fanteziler kurmaya başlarken kız birden zombi oluverir ve Colombus’un ondan kaçmasını eğlenerek izleriz.

Filmde akıllara kazınan bir diğer olay ise ekibin Bill Murray’ın evine gitmesi ve burada zombilerden kolay bir şekilde kendini kurtaran Bill Muray’ın öldürülmesi. Bir diğer olay ise, iki kızın adını bilemediğim yukarı aşağıya hareket eden şeyde mahsur kalmaları. Filmde hiç bir karakter ölmüyor yani acıtasyon yok. Geri kalanı ise aşırı derecede aptal olan ve neye göre hareket ettiklerini anlayamadığım zombilerin avı ile geçiyor.

Av sahnelerinde bağırsaklar, kafa, kol bacak ortalarda dolanırken komedinin fazla olmaması. Ancak film gülüp kırmasa bile oturup izlenebilecek bir film. Oyunculuklar iyi ancak Woody Harrelson‘un oyunculuğu diğerlerinin yanında resmen parlıyor. Filmin müziklerinn oldukça başarılı olması, her bölümün klip edasıyla geçmesini sağlamış, bu sebepten dolayı film hiç sıkmıyor.

Bol kan ve uçan organlar sizi rahatsız etmezse eğlenceli bir şekilde izleyebilirsiniz. Bu arada belirtmekte fayda var ki, palyaçonun zombi hali pek bir korkutucu…

Yönetmen: Ruben Fleischer

Senaryo: Rhett ReesePaul Wernick

Oyuncular:

Jesse Eisenberg
Columbus
Woody Harrelson
Tallahassee
Emma Stone
Wichita
Abigail Breslin
Little Rock
Amber Heard
406
Bill Murray
Himself
Derek Graf
Palyaço Zombi

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1156398/

http://www.zombieland.com/

http://www.zombielandrules.com/

 

Bugün size Amerikan sinemasının romantik komedi diye yutturduğu bir filmden bahsetmek istiyorum size… Ben filmde ne romantik bir yan ne de komik bir yan görebildim. İzlerken sadece boş boş ekrana bakmam “ee n’oluyoruz” demem cabası.

Filmin baş rolünde Jennifer Aniston oynuyor. Fİlmin mantığı ise bu yönde ilerliyor. Biz Jennifer Aniston‘ı filmde oynatalım nasıl olursa izlenir. Bu mantıkla yola çıkarak,zaten senarist olan yönetmen, senaryo ve çekim olarak kendini hiç kasmamış. Ne ilginç bir olay ne de, çok güzel anlatılan bir aşk hikayesi var ortada. Üstüne üstlük oyunculukta berbat… Göze batantek oyuncu ise her rolün altından kalkmayı başaran, joker insan Woody Harrelson. Filmde Woody Harrelson ve iki köpeğinden başka izlenecek bir şey yok…

Sue sanat eserleri satan bir satış elemanıdır. İşi gereği sürekli gezmektedir.  Bir gün gittiği küçük bir kasabanın birinde konaklamak için bir motele gider. Motelde kendi yaşlarında anne ve babası ile yaşayan otel sorumlusu Mike ile tanışır. Mike ilk görüşte Sue’dan hoşlanmıştır. Sue’nun kaldığı odaya giderek çeşitli jestler yapar ancak Sue ona aldırış etmez. Daha sonra tam anlayamadığım bir sebepten dolayı olay Sue’nin kalçalarına döner. Mike onları avuçlamak istemektedir. Sue onu başından savmak için bu teklifini kabul eder…

Tabi bu olaya Sue motelden ayrılacağı zaman Mike ile çamaşırhanede sevişmeleri de eklenince Mike, bir cesaretle Sue’nin peşinden gider ve onu bulur. Sue bu davetsiz misafiri geri çeviremez. Ona birlikte sonlarının olmadığını güzelce izah ederek Mike’ı gönderir geri… Ancak geri dönem Mike uslanmaz, annesinin ölümünden sonra tekrar Sue’yi bulmak için onun yanına gider. Ancak Sue eski işini bırakmış ve zengin sevgilisi ile evlenmiştir. Tabi Mike’ın gelmesi biraz kafa karışıklığı yaratır.

Bu arada Sue kocasından hamile kalır, tam bu esnada da kocasından boşanır. Mike olayın peşini bırakmaz ve Sue’yu bulur. Bildiğiniz mutlu son yani… Fİlmden öğrendiğimiz şu ki para ile saadet olmaz, bir kere elletsem hiç mi hiç bir şey olmaz…

Gereksiz bir film, kesinlikle zaman kaybı…

Senaryo ve Yönetmen:Stephen Belber

Oyuncular:

Jennifer Aniston Sue
Steve Zahn Mike

Margo Martindale Trish
Fred Ward Jerry
James Hiroyuki Liao Al
Woody Harrelson Jango

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1082853/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /