Posts Tagged ‘Siu-Wong Fan’

Türkiye’nin sayılı ninjalarından büyük usta Ninja Tuğba‘nın blogunda rasladığım ve dayanamayarak hemencecik izlediğim bir film Story of Riki. Tabi Tuğba‘nın bu yazısını benim yazımdan önce okumanız gerekmektedir, çünkü benim de yazım aynı eksende ilerleyecek. İşte tembellik yapmayın diye link veriyorum, buraya tıklayabilirsiniz

Filmin yönetmenliğini Ngai Kai Lam yapmış. Tabi bu benimde ilk Ngai Kai Lam filmim oluyor. Öncelikle belirtmeliyim ki zaten okumuşsunuzdur da Saruwatari Tetsuya tarafından çizilen, Masahiko Takajo tarafından yazılan bir manga aslında Story of Riki. Tabi önce animesi daha sonra da filmi yapılmış. Peki Riki’nin bu kadar tutmasının sebebi nedir?

türlü işkenceye maruz Riki

Bu sorunun cevabının şiddet öğelerinin abartılarak kullanılması olabilir. Ancak aşırı derecede şiddet olmasına rağmen insanı rahatsız etmiyorda. Hani derler ya bu filmde şiddetin boku çıkmış. Eh bu durumda bize afiyetle yiyoruz. İğrençleştim mi ne?

Hikaye 2001 yılında geçmektedir. Ama bildiğimiz 2001′den farklı biraz. Hapishaneler özelleşmiştir. Hapishane müdürü ilginç bir tiptir. Tek kolunda ilginç çiftli kancası tek gözü ile korsandan farksızdır lakin bu tip beni ürkütmemekle birilikte güldürmüştür. Film ise uzun bir şekilde geçen hapishaneye giriş sahnesi insanı yeterince baymaktadır. Nitekim mahkumlar indirildiğinde insan görmenin mutluluğu ile oh be dersiniz. Tüm mahkumlar dedektörden geçerler tabi bizim Riki cihazdan geçince ötmeye başlar. Tabi gardiyanlar hemen müdahale eder ve onu x-ray cihazının önüne koyarlar. Rikinin ciğerlerine saplanmış kurşunlar görürüz bu esnada.

Riki’nin enseye şaplak şakasıyla adamın geldiği hal…

Tabi kötü adamların yönettiği ve kötü adamların bulunduğu hapishanede gruplaşmalar olmuştur. Bu gruplar kendi kendi aralarında adalet sağlamaktadırlar. İlk infaz ise Riki’nin gözleri önünde olur. Tahta oyuncaklar yapan bir amcayı hırpalarlar. Asıl merak ettiğim ise o amcanın neresinden o oyuncakları çıkardığıdır. Tabi Riki bu bu ezilmişliğe karşı çıkar ve hapishanenin düzenini sekteye uğratır. Bu durumdan işkillenen hapishane müdürü, Rikiyi sorguya geçer. Riki nuh der peygamber demez. Tabi bizde bu tülü işkenceye tanık oluruz…

En sevdiğim sahne, damarlara düğüm atıyor. eh dolaşımın sekteye uğramaması lazım…

Tabi bu süper kahraman özelliklerine sahip Riki’nin nasıl bu hale geldiğini de geri dönüşlerle öğreniriz. Eh tabi başından her Türk filminde karşılaştığımız sevdiği kızın iğfali sonucunda -ama söylemek gereklidir ki kız kendisini kimseye yar etmemiş, o sebepten dolayı da kendini intihar etmiştir- süper kahraman olma yolunda ilerlemiştir.  Kız arkadaşının ölümüne sebebiyet veren bu kişileri öldürmüş, bu yüzen hapse girmiştir. Hatta o adamlardan yadigar kalan kurşunları hala saklamaktadır Riki kardeşimiz.

evrim geçiren hapishane genel müdürünün hali, geri kalan ise akşam yemeği için kıyma oldu...

Velhasıl hapishanedeki adaletsizliğe boyun eğmeyen delikanlımız, onlara baş kaldırır. Bu baş kaldırış hapishane genel müdürüne kadar gider silsile usulü. Hadi gitmesine bir şey demiyoruz, ilk görünüşte insan izlenimi çeken hapishane genel müdürünün evrimi sonrası ulaştığı yaratıklık noktası takdire şayan… Bir de filmin finali, dev amcamızın kıyma olma hali. Riki abimizin koskoca suru bir yumrukla parçalaması ise cabası… ve cabalar o kadar çok ki anlatmakla bitmez…

(Hayatımda yazdığım en uzun süreli yazılardan biri oldu. Tuğba yazdıktan bir gün sonra başlamıştım yazmaya yeni bitti haha :) )

Yönetmen:Ngai Kai Lam

Yazanlar: Tetsuya Saruwatari (manga “Riki-oh”) Ngai Kai Lam (senaryo)

Oyuncular:

Siu-Wong Fan Riki-Oh Saiga
Mei Sheng Fan Assistant Warden (as Faan Mooi Saang)
Ka-Kui Ho Warden Sugiyama
Yukari Ôshima Yomi – Huang Chaun
Frankie Chin Narumi – Hai
Tetsurô Tanba Master Zhang Shan-Gui
Gloria Yip Keiko – Riki’s Girlfriend
Philip Kwok Lin Hung

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0102293/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Drive
The Chronicles of Narnia :Prince Caspian
Neverland
Gantz
The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]
  • Cümleler… 27 Ocak 2012
      Akşama doğru kurduğum bütün cümlelerin sayısı yüz elliyi geçmez. Bunla övünmüyorum elbet. “Cümle vardı da biz mi kurmadık” demek geliyor içimden, en tiksinç maskemi takınarak. “Neye cümle?”, “kime cümle?” asıl soru.   Normal bir şekilde konuşabilir miyim? Yani cümlelerim iş Türkçesinin dışına çıkabilir mi? Bir prova alsam en derinden…   İlk kez sahneye çık […]
  • 2605 (bu nasıl bir başlık, başlık olmasın desek? reva mı? insan en azından ilk cümleleri başlık olarak atar.) 26 Ocak 2012
      Başlık yapılacakların listesi olacaktı. Ancak yapılmayacakların listesi o kadar uzundu ki arasından yapılacakları çıkartmak, ipliği iğnenin deliğine sokmak (şu yaşlarda biraz zorlaşıyor), iğne atsan yere bulunmayacak kadar zordu. İğneyi bulamamak için kalabalığa da ihtiyacınız yok aslında. He işin başı dikkat. Yani o kadar zor değil iğneyi bulmak ama bulmu […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /