Posts Tagged ‘Sinan Bengier’

Bu filmin hangi mantıkla çekilmiş olduğunu bir türlü anlayamadım. Sanıyorum film sektöründe çok fazla para var ve dağıtacak yer arıyorlar. Böyle bir filmin sinemalarda vizyona girme mantığıysa ayrı bir konu. Umut ediyorum ki yurt dışından gelen insanlar böyle bir filmi sinemada izlemek zorunda kalmamışlardır. Filmde ne mantıklı sahne var, ne mantıklı bir hikaye, ne de mantıklı senaryo. Sanki aklımıza geleni çekelim demişler almışlar kamerayı ellerine. Oyunculardan birinin konuşması yetmiş, diğerlerinin görüntüsü. Diyaloglar oldukça boş. Film sürekli kendi içinde çelişiyor. Şimdi biz bu filmi hangi mantıkla izleyeceğiz?

Günü doldurmak için mi? Zamanı geçirmek için mi? Zamanımız bu kadar kıymetsiz mi? Peki bu filme para verip sinemada izleyenlere ne diyelim? Şu filmin yapımcılarından, oyuncularına herhangi biri sinemaya gitmiş birinin karşısına hangi yüzle çıkar? Ancak, bu film bize şunu gösterdi. Efendim taşıma suyla değirmen dönmez. İnsan birilerinin itlemesi ile oyuncu olamıyor. Neyse daha fazla ileriye gitmeden filmin olmayan konusuna değineyim.

Akıncı Kara Fuat, padişah fermanı ile 600 yıl önce Transilvanya Valisi Vlad’ı yakalamış ve hapse atmıştır. Bu sırada Vlad’ın sevgilisi de akıncı Fuat’ın pençesinden kurtulamamıştır. Vlad Kara Fuat’a karşı oldukça kin beslemiştir. Vlad yıllarca hapiste kalır, çıktıktan sonra herkesi kazığa oturtarak öldürmüş ve kanlarını içmiştir. Bu şekilde bir cani olarak ün salmıştır. Vlad bu acımasızlığı sonucunda Tanrı’nın gazabına uğrar ve vampire dönüşür. Ancak Kara Fuat!a olan kini geçmemiştir.

Vlad yüzyıllarca Kara Fuat soyuna dayanan herkesi öldürür. Vlad İstanbul’da Kara Fuat soyunun son temsilcisi Sebahattin’i bulur. Sebahattin ise, yetim olarak yetiştiği konakta konak işlerini yapan hizmetli olarak çalışmaktadır. Üvey babası öldükten sonra konak satışa çıkmasına rağmen burada çalışmaya devam etmektedir. Sebahattin, burada Demet adında bir kıza aşıktır. Demet’te Vlad’ın eski sevgilisine çok benzemektedir. Transilvanyalı Vlad, hem intikam için hem de sevdiği kız için Sebahattin’i öldürmeye çalışır.

Senaryo, ışık, kamera, yönetim, oyunculuk kısacası her şeyi ile berbat bir film. Harcanan paraya yazık diyorum sadece. İki tokat ama, iki küfür ile komedi filmi oluyorsa, daha doğrusu bu film oluyorsa izleyin buyurun…

Yönetmen: Korhan Bozkurt

Senarist: Şenol Zencir

Oyuncular:

Credited cast:
Sinan Bengier
Tamer
Volkan Demirok
Volkan
Hüseyin Elmalipinar
Cevdet
Ceyhun Fersoy
Ertan
Ececan Gümeci
Kasika
Sahin Irmak
Dracula
Ersin Korkut
Sebahattin
Burhan Turk
Fatih Sultan Mehmet
Ozge Ulusoy
Demet

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1754029/

http://www.kutsaldamacanadracoola.com

Film araya sıkışmış bir film. Sıradan bir kurgu sıradan bir hikayeye sahip. Elbette hikaye sıradan olduğunda filmi film yapan kurgu ve oyunculuktur ancak bu filmde televizyonda gördüğümüz kurgudan öteye geçmiyor. Oyunculuk ise zaten Çok Güzel Hareketler Bunlar ile ünlü olmuş popüler kişileri kullanmaktan öteye geçmemiş. Muhtemel bir gişe kaygısı yaşanmış samimi bir film yapmaya çalışalım derken.

Evet tek düze gülük hayatı yansıtan filmlerin samimi olmasını bekleriz. Oyunculuk bu anlamda bize samimiyet vermiyor. Karakterlerin çok ünlü olmaları ün yakaladıkları karakterlerin damarlarında dolanmasına sebebiyet vermiş. Yani skeç karakterlerinden karakterler görüyoruz film boyunca.

Filme kara komedi mi demeliyiz bilemiyorum. Komedi kısmı sıfır, dram kısmı sıfır. Standart eleştiriler ki tüm televizyon ve reality şovlarda görüyoruz. Film kesinlikle standardın dışına çıkamayan televizyon filmi kalitesinde bir film.

Rıza Şenyurt, sabit bir işi olmayan varoşlar diye tabir ettiğimiz yerde yaşayan biridir. Hayatı çok iyi değildir. Bir çok iş yapar. Bu arada üye yap sat sende kazan ürünlerinden kazık yemiş ve mahkemelik olmuştur. Bu arada para kazanmak için yaklaşan yıl başında Noel Baba olur.  Ancak Noel Babanın tam olarak ne olduğunu kim olduğunu bilmemektedir. Bir yandan iş ile uğraşırken bir yandan da iflah olmaz eşinin kardeşi ile uğraşmaktadır.

Rıza karakteri yalnız bir adam karakteri çizmektedir. Ancak etrafında olan bitenlerle o kadar içli dışlıdır ki bu yalnız karakter ister istemez, diğer insanlara da uyum sağlamaya çalışır ve kendisini diğerlerini de düşünerek tekrar şekillendirir.

Yazan Yöneten: Yılmaz Erdoğan

Oyuncular:


Ayberk Atilla
Cezmi Baskin

Sinan Bengier

Ibrahim Büyükak

Emre Canpolat

Murat Eken

Yilmaz Erdogan

Ayça Erturan

Linkler:

www.neselihayat.com/

http://www.imdb.com/title/tt1523515/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /