Posts Tagged ‘Shin Min Ah’

Sırf Shin Min Ah hatırına izlediğim bir film My Mighty Princess. Aslında Jae-young Kwak ismini görünce insan Yeopgijeogin geunyeo gibi bir film bekliyor insan ama beklediğini alamıyor. Filmdeki dövüş sahneleri benim biraz hoşuma gitti diyebilirim. Tabi bunda Shin Min Ah’ın atkisi de büyük. Onu öyle kuğu gibi sekerken görmek insanın gözünü gönlünü açıyor. Neyse şahsa münhasır mevzuları bırakıp filme geçeyim.

Standart bir Kore filmi karşımızda. Eğlenceli hikayesi ve konusuyla yüzde tebessüm bırakıyor. Ancak filmde kurgu biraz karışık ve sanki bir şeyler de eksik gibi. Ancak bunlara kafa patlatacak zamanı vermiyor size zaten bu kadar da zorlamıyor. Yani oturuyor filmi eğlenceli bir şekilde kafa patlatmadan izliyorsunuz.

Hikaye So-hwi’nin başından geçenleri anlatmakta. So-hwi’nin ailesi dövüş sanatları ustasıdır. Sona gelmeye başlayan bu geleneğin tek varislerinden biri de So-hwi’dir. So-hwi bu eğitimi kullanarak üniversitede oldukça zor işler yapar. Ancak bu yaptıkları etrafındakilerin kendisinden korkmasını sağlar. Buz hokeyi takımından bir çocuğa da aşıktır. Normal bir insan olmak ve bu çocuğa iyi görünmek için aile mirasını hiçe sayar.

Bu sırada So-hwi ile küçükken eğitim yapan Il-young onu bu fikrinden caydırmak için ortaya çıkmıştır. So-hwi kararında diretir. Aşık olduğu çocuğun etrafında dolaşır ancak onunda kendinden yaşça büyük polis bir kadına aşık olduğunu öğrenince iyice hayal kırıklığına uğrar. Ancak onların peşinde dolanmaya başlar…

So-hwi’nin peşine Il-young’da takılır. So-hwi platonik aşkının peşine takılınca başları da dertten kurtulmaz. Bu  So-hwi ve Il-young için bu idmanda olur. Bu arada dövüş sanatları dünyasının en kötü kişisi olan Heuk-bong tüm taktikleri öğrenip, dövüş sanatları dünyasını ele geçirmek istemektedir. So-hwi’nin annesini de bu adam öldürmüştür.

Heuk-bong yeniden dünyaya döndüğünde, diğer iyi temsilcilerle savaşır. Bu savaş sonunda So-hwi’nin babası da ağır yaralanır. Heuk-bong’u yenebilecek bir tek teknik vardır. Onu da So-hwi’nin annesi bilmektedir, sadece bu tekniği de So-hwi’ye öğretmiştir. Ancak burada So-hwi’nin geçmişi ile ilgili bir olayı öğreniriz. Tabi bu arada So-hwi intikam almak için kolları sıvar.

Belirttiğim gibi karışık bir senaryoya sahip. Filmde zaman kavramı da biraz karışmış durumda. Hangi dönemde geçtiği çok belli değil. Yani yaratılan mistik ortam günümüze uymuyor. İnsan bu sebepten dolayı filme bir türlü adapte olamıyor. Onun haricinde dövüş sahneleri ve bu sahnelerin çekimleri güzel.

Shin Min Ah için izlenebilecek bir film. Yoksa film insanı tatmin etmiyor…

Yönetmen: Jae-young Kwak

Senarist: Jae-young KwakShinho Lee

Oyuncular:

Min-a Shin
So-hwi
Ju-wan On
Il-yeong
Tae-hyun Cha
Pigeon Man
Jae-Sung Choi
Kap-seong
Ho-bin Jeong
Heuk-bong
Dion Lam
Geol-wang

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0985101/

내 여자친구는 구미호 / My Girlfriend is a Gumiho

Uzun süre oldu K-drama yazmayalı. Tabi süre ve bölümler fazla olunca izleyip bitirip yazmak biraz da zaman alıyor. Dizimiz olabildiğince klasik K-Dramalarına benziyor konu bakımından. Hatta K-dramalara özgü, son bölümlerde olan ayrılma fikri bu dizide de var. Anladım ki nasıl Hint filmlerinde dans edilmeden olmuyor K-dramalarda da bu ayrılma olayı olmazsa olmuyor. Buna rağmen çok eğlenceli izlenebilir bir dizi. Tabi benim izlemem için gereken iki öğe vardı bu filmde (gerçi K-dramalarda bu kıstaslara uymuyorum pek) fantastik öğeler ve elbetteki Sin Min-ah 신민아. Kendisi yine bu dizide çok başarılı ve güzeldi.

Genel anlamda bakıldığında iyi dizi dedim. Ancak dizide o kadar çok süreklilik hatası vardı ki ilk başlarda çok gözüme batarak, canımı sıkmaya yetti. Buna rağmen, bu hataları göz ardı ederek dizinin devamını getirdim. Dizi ilerledikçe ekip birbirine mi alıştı yoksa süreklilikleri ben mi boş verdim bilmiyorum ancak bu hatalar azalmaya başladı. İlk başlarda Cha Dae-woong karakterinin pek samimi gelmeyen oyunculuğuda ilerleyen bölümlerde kendini normale bıraktı.

Hikayenin en önemli özelliğinin konusu olduğunu belirtmeliyim. Bir efsanenin günüme aşk formları ile uyarlanmış hali giyebiliriz diziye. Cha Dae-woong karakterimiz annesi babası olmayan, zengin dedesi tarafından şımartılmış bir karakterdir. Bir çok dizi de bu karaktere rastladım. Zaten büyük baba karakterini oynayan Byeon Hee-bong 변희봉da sevdiklerim arasındadır. Kendisini görünce yüzümü gülümseme kapladı desem yalan olmaz. Hikayemize geri dönelim biz. Cha Dae-woong artık zıvanadan çıkmıştır. okul harcı ile de kendine motosiklet alınca büyük baba  kızar ve onu kampa göndermeye karar verir. Burada aklı başına gelecektir. Ancak Cha Dae-woong yolda kaçar ve bir kamyonetin arkasına saklanır. Ancak kamyonetin nereye gittiğinden haberi yoktur.

İndiğinde ise ortada kimse tanıdık değildir. Cüzdanını da büyük babası aldığından beş parası yoktur. Yolda bir keşişe rastlar ve keşiş onu tapınağa götürür. Halasına ulaşmaya çalışan Cha Dae-woong tapınakta telefonun çektiği yer ararken eski bir resmin olduğu tapınağın önünde durur. Burada birisi ile konuşur ancak kimle konuştuğunu bilmemektedir. Telefona baktığında ise telefonun kapalı olduğunu görür. Ancak ses konuşmaya devam etmektedir. Cha Dae-woong iyice korkmuştur. Sesin dediğini yapar. Tapınağa girer ve eski bir tablonun karşısına geçer. Tabloda bir Nine birde tilki durmaktadır. Ses tilkiye dokuz tane kuyruk çizmesini ister. Cha Dae-woong tarihi esere zarar veriyorum korkusu ile boğuşur bir yandan da sesten korkar. Ancak dokuz kuyruğu çizer. Bir gürültü kopar ve tilki resimden çıkar…

Dokuz kuyruklu tilki (Gumiho) aslında efsanevi bir yaratık. Gumio aslında yüz yıllar önce de resmi terk etmiş çok güzel bir kız olmuştur. Tek amacı gerçek aşkını bulup onunla evlenip ilelebet mutlu yaşamaktır. Ancak onun güzelliğinden etkilenen erkekler birer birer onun peşine takılmış, eşlerini evlerini terk etmişlerdir. Bunu hazmedemeyen kadınlar ise Gumiho’nun erkeklerin ciğerini yediği söylentisi çıkarır. Tabi Gumiho öylece kalla kalır. Halka da korku verdiğinden dolayı, resimdeki Nine onun kuyruklarını alarak, resme hapseder. Cha Dae-woong kuyrukları çizince de tekrar resimden kaçar.

Cha Dae-woong başına gelen bu ilginç olaydan sonra fırtına hızıyla kaçar oradan. Ancak güzel bir kızla karşılaşır ormanda. O ara uğradıkları domuz saldırısından kızı da kurtarır. Tabi daha sonrasında kız da onu kurtarır. Cha Dae-woong kızdan ayrılıp giderken düşer ve ölümcül yara alır. Burada da Gumiho onu bulur ve kendi yaşam gücünün bulunduğu boncuğunu ona verir. Cha Dae-woong iyileşir ama Gumiho boncuktan ayrı yaşayamamaktadır. Cha Dae-woong’nun peşine takılır ve ona askıntı olarak yaşamaya başlar.

Cha Dae-woong’un sevdiği biri vardır. Gumiho’nun varlığını ona nasıl açıklayacağını bilemez ve Gumiho’yu saklar. Bu arada ondan korkması sebebi ile de beraber yaşamaya başlarlar. Cha Dae-woong ile de bir anlaşma yaparlar. Cha Dae-woong iyileşene kadar boncuk onda kalacaktır. Boncuk Cha Dae-woong’a sağlıktan çok hareketlilikte vermiştir. Bu sayede çok istediği aksiyon oyunculuğunun da kapılarını aramıştır.

Tabi mitolojik, efsanevi bir yaratık ortada dolanırken başkalarının olması kaçınılamaz. O da aslında bu tarz yaratıkları avlayan şimdi ise veterinerlik yapan Park Dong Joo’dur. Kendisinin olaylara muafakiyetini görürüz ama son dakikalara kadar ne olduğunu bilemeyiz. Park Dong Joo, Gumiho’yu yakalar ancak onun hayat danışmanı olur. Bunun sebebi ise yüzlerce yıl öncesinde sevdiği bir kadına benzemesidir.

Bu arada Cha Dae-woong ve Gumiho cephesinde de yakınlaşma olmuştur. Tabi ortaya Cha Dae-woong’a zamanında yüz vermeyen Eun Hye-in’de çıkar. Cha Dae-woong’u kaybettiğini görünce etekleri tutuşur. Ancak o da ilerleyen zamanlarla kiminle uğraştığını anlar… Cha Dae-woong ve Gumiho aşkı doğarken araya Park Dong Joo ve Eun Hye-in’de girerek işleri karıştırır.

İş aşka dönünce Gumiho boncuğu 100 gün taşımasını söyler  Cha Dae-woong’a. Gumiho bu şekilde insan olacaktır ancak bunu söylemez. Bunların tamamı Park Dong Joo’nun anlatımları ile olmuştur. Ancak öğrenirler ki 100 gün sonunda Gumiho boncuğu geri alırsa Cha Dae-woong aksi takdirde Gumiho ölecektir. Seçimiş zorlaştırmıştır.

Ayrılıklar, git geller, köstekler, sevginin gücü başarılı bir şekilde işlenmiş dizide. Komedi dozu çok güzel ayarlanmış. Romantizm çok fazla abartılmamış tadında bırakılmış. Elbetteki mutlu son. Ancak mutlu son bir değil üç. Yan karakterleri unutmamak lazım. Yönetmen Ban ile hala Cha Min-sook kesinlikle filmi ayakta tutan yan karakterler. Hele hele Yönetmen Ban tam anlamıyla bir karikatür karakteri. Kendisini severek izledim. Bu arada Park Dong Joo’dan bahsettik ama kendisi de o kadar körü bir karakter değil. Ancak karede kendisi belirdiği anda çalan müzik hep aynı olunca aklıma kazınmış. Aslında tüm karakterler aşkları için varlar.

Okuyucu çok ayrıntıya girdiğimi diziyi izlemiş gibi olduğunu düşünecek ancak kesinlikle karakterlerden haz alınarak izlenmesi gereken bir film. Gumiho’nun tavır ve hareketleri hele hele çiftleşme planları kesinlikle izlenmeli.  On dört saatinize değecek bir dizi…

Yönetmen: Boo Seong-cheol (부성철)

Senaryo: Hong Jeong-eun (홍정은), Hong Mi-ran (홍미란)

Oyuncular:

Sin Min-ah (신민아) … Gumiho (구미호)

Lee Seung-gi (이승기) … Cha Dae-woong (차대웅)

Noh Min-woo-I (노민우) … Park Dong-joo (박동주)

Park Soo-jin (박수진) … Eun Hye-in (은혜인)

Byeon Hee-bong (변희봉) … Cha-poong (차풍)

Yoon Yoo-seon (윤유선) … Cha Min-sook (차민숙)

Seong Dong-il (성동일) … Ban Doo-hong (반두홍)

Hyomin (효민) … Ban Seon-nyeo (반선녀)

Kim Ho-chang (김호창) … Kim Byeong-soo (김병수)

Linkler:

http://www.hancinema.net/korean_drama_My_Girlfriend_is_a_Gumiho.php

http://www.koreandrama.org/?p=2642

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /