Ses

Öncelikle diğer korku filmlerine oranla korkmadan izlenebilecek bir film. Korku diyorum ama sırf öyle betimlenmiş diye. Aslında psikolojik gerilim diyebiliriz film için.Kadroyu görünce filmden bir şeyler çıkacağını tahmin etmiştim. Bununla birlikte aslında film beklentimi karşılamadı. Güzel konu, güzel oyunculuk, ancak eksik kurgu ve yönetim filmin sıradan olmasına yetmiş.

Bir çok Türk filmine göre ise kaliteli bir film. Tabi tavana da çıkartamayız yere de indiremeyiz. Ancak bilinen bir gerçek ki klişeler topluluğu burada da çıkıyor karşımıza. Yani bilinen sahneler karşılıyor bizi. Senaryonun ilerleyişindeki zorluk izleyici olarak hadi bir şey olsa da sıkılmasak dedirtiyor size.

Oyunculuk için genel olarak iyi dedim. Selma Ergeç zaten beğenerek izlediğim bir oyuncuydu. İtiraf etmeliyim ki oyunculuğunu değil. Doğrusunu söylemek gerekirse de adam gibi bir rolde izlememiştim kendisini. Bu filmde karşıma çıktığında ise şaşırdım. Ne yalan söyleyeyim bu filmi de kadro için izledim. Sema Ergeç için bu karakter gerçekten zor bir karakterdi hatta bir çok oyuncu için de. Performansı beni çok şaşırttı desem yalan olmaz. Bir kaç diyalog sahnesi dışında oyunculuğu çok çok iyiydi. Aslında ben bu performansı Mehmet Günsür’den bekliyordum ama o da aynı oranda beni hayal kırıklığına uğrattı. Sema Ergeç filmin içerisinde izleyiciyi ne kadar başarılı bir şekilde sokuyorsa Mehmet Günsür aynı oranda dışarıya itiyordu. Karakteri oturtamamıştı pek.

Filmin senaryodan kalma açıklardan kaynaklanan adaptasyon sorunu olabilir. Senaryo korku öğelerine yaklaşmaya çalışırken korkutmayayımda psikolojik olsun derken bir orada bir burada kalmış. Senaryonun Uygar Şirin kaleminden çıktığınıda belirtmek isterim. Belkide hayal kırıklığımdan ondan.

Derya bir bankanın çağrı merkezinde çalışmaktadır. Annesi ile birlikte yaşamaktadır. Derya’nın hayatı herkesin hayatı gibidir. Yani rutin ve sıkıcı. Günün birinde gaipten sesler duymaya başlar. Başlarda bu sesleri duymamazlıktan gelir. Ancak ses şiddetini arttırdıkça Derya buna kayıtsız kalamaz. Artan ses artık aklını yitirme noktasına kadar gelmiştir. Bu sebepten dolayı, sesi dinlemeye karar verir.

Ses onu bazı yerlere götürür. Bu gittiği yerler aslında onu tek bir kişiye götürmektedir. O da küçüklük arkadaşı olan ve aynı zamanda çağrı merkezinin müdürü olan Onur’dur. Derya ip uçlarını birleştirirken eşi yeni ölmüş Onur’la da yakınlaşır. Onur’unda sorunları vardır eşinin ölümünü henüz kabullenememiştir. Derya olayları takip ederken aslına annesinin gerçek annesi olmadığını anlar.

Annesi babası tarafından öldürülmüş, anneannesi ona annelik yapmıştır. Aslında bundan etrafındaki herkesi haberi vardır ancak Bir Derya bilmemektedir. Hatta annesi de kendisi ile Onur’un gözleri önünde öldürülmüştür.

Onur ile bir gün yakınlaşır ve geceyi onun evinde geçirir. Tabiki ses yakasını bırakmaz ve Onur’un evinde bir yerleri karıştırmasını söyler. Derya Onur’un pekte erişilemez yerinde olan gizli dosyalarına ulaşır, ip uçlarını birleştirir ve olayı çözer. Aslında karısını kendisi öldürmüştür. Onur, Deryayı da öldürmekle tehdit eder…

Filmde ses ile oynanan sıcak soğuk oyunu oldukça güzel geldi bana. Serra Yılmaz’ın anlandırdığı karakter ise çok sıcaktı. Bu arada Ses’in getirdiği fotoğrafçı dükkanının evimin yakınında olması beni baya sevindirdi. Sevindirdi sevindirmesine de yer ve mekan kargaşası yaşamama sebebiyet verdi. Birde duyulan ses, öncelikle Deryanın iç sesi idi, Derya onu dinlememiş ve kalınlaşmış canavar sesi olmuştu. Ancak bu ses kendi iç sesi mi yoksa, ölen kadının sesi miydi karıştırdım biraz.

Genel hatları ile bakıldığında güzel, izlenebilecek bir film.Türk filmleri arasında seçim yapılması gerekirse izlenmeli… Ancak bu kadroya yakıştırdığımı söyleyemeyeceğim.

Yönetmen: Ümit Ünal

Senarist: Uygar Şirin

Oyuncular:


Selma Ergeç
Derya

Mehmet Günsür
Onur

Işık Yenersu

Eylem Yıldız

Hakan Karahan

Emre Akay

Levent Yılmaz

Selen Uçer

Serra Yılmaz

Linkler:

www.ses-film.com/

http://www.imdb.com/title/tt1601901/

Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email

Vavien

Öncelikle güzel bir film diyerek başlayayım yazıma. Bildiğimiz agresif komedi yok. Dram yönü ağır, kara mizah diyebiliriz film için. Kadroya bakıp kahkaha bekleyenler kesinlikle kanmasın. Film sakin sakin ilerliyor, ilerlerken sizde ekrandan gözünüzü alamıyosunuz. Başarılı bir senaryo çıkmış ortaya, başarılı bir kurgu. Oyunculuklarda başarılı oluca tadından yenemez bir film çıkmış ortaya.

Film, hayatından sıkılmış bir adamı anlatıyor. Celal, karısı ve çocuğuyla mutsuz hayat sürmektedir. gözü sürekli dışarıdadır. Celal, abisi Cemal’le birlikte elektrik dükkanı işletmektedir. İşleri de pek iyi gitmemektedir. Celal arada sırada abisi ile Samsun’a pavyona gitmektir. Pavyonda çalışan Sibel adlı bir kadına aşıktır. Tabi bu aşk Celalin başına dert açar. olan aşkı Celal’in başına dert açacaktır.

Sibel, Celal’den borç para isteyince, Celal karısı Sevilay’ın, Almanya’da yaşayan babasının gönderdiği paraları ondan habersiz alır. İşler ortaya çıkmasın diye, bir plan yapar. Karısı ve arkadaşları ile bir gün pikniğe gidecek, arabanın kapısı açılacak ve karısı düşecektir. Celal bu planı uygular ve Sevilay düşer. Bir hafta kadar, Sevilay ortaya çıkmaz. Celal’in istediği olmuş gibi gözükmektedir. Ancak olaylar Celal’in istediği gibi gelişmez. Yine mutlu olmamıştır. Bir hafta sonra Sevilay geri geldiğinde ise Celal için olaylar hepten karışır.

Güzel ve sade bir hikayesi var Vavien’in, filmin Erbaa’da çekilmiş olması ayrı bir güzellik yapmış. Filmde o sıradanlık atmosferi başarılı olarak verilmiş. Komşunuzun başına gelenleri izliyormuş gibi hissediyorsunuz kendinizi. Bir Anadolu kasabasında karşınıza çıkabilecek olaylar bütünü karşılıyor sizi,yan hikayelerine varıncaya kadar.

Ancak belirtmeden geçmeyeyim, Engin Günaydın‘a Burhan Altıntop karakteri oldukça yapışmış durumda. Sanki her filmden bir Burhan Altıntop karakteri çıkacakmış gibi geliyor. Bunu bize hissettiren belkide kendisi. Ancak Celal karakterinin kısmen de olsa Burhan karakterine kaydığını gördüm. Bu biraz ne izliyorum sorusunu sordurdu bana ama kısa süren yanılsamalardı bunlar. Binnur Kaya için ise güzel bir oyunculuk sergilemesine rağmen oynadığı karakter, Yabancı Damat’taki karakterle bana bir geldi. Belki biraz daha sessiz sakini. Yani iki karakter de arada başka karakterleri andırıyordu. Özgün tek karakter ise, Settar Tanrıoven‘in oynadığı Cemal karakteri idi. Oyunculuk ile de birlikte kimseye benzemeyen başlı başına bir karakter çıkmış ortaya. Elbette karakterler bu şekilde de yazılmış olabilir. Bu açıdan baktığımızda ise iyi bir oyunculuk var karşımızda.

Film kurgusu ile ilgili devam edersek, akıllıca bir senaryo çıkmış ortaya. Havada kalan bir şey yok. Her şey izleyiciyi yormadan anlaşılır bir şekilde akıp gidiyor. Acaba filmde mutlu son olmak zorunda kıydı diyorum… Bu birazda Celal için tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanı olurmuş sözünü doğrulatıyor. Celal finalde parayı teslim etmesine rağmen, yaratmış olduğu karakter, onun durulmayacağı yönünde. Belki de o yüzden finaldeki mutlu gözüken son pek filme oturmamış.

Film genel olarak ve döneminde çıkan filmlerle kıyaslandığında oldukça başarılı. En azından Türk sinemasına ayrı bir tarz gelmiş diyebiliyorsunuz. İzlenebilir bir film.

Yönetmen: Durul Taylan, Yağmur Taylan

Senarist: Engin Günaydın

Oyuncular:


Engin Günaydın Celal
Binnur Kaya Sevilay
Settar Tanrıoven Cemal
Serra Yılmaz … Millet vekili
İlker Aksum Televizyoncu Sabri
Günes Berberoğlu Sibel
Tolga Coşkun Huseyin

Linkler:

http://www.vavien.com/

http://www.imdb.com/title/tt1558877/

Related Posts with Thumbnails
Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email