Posts Tagged ‘Samuel L. Jackson’

Yazar Michael Crichton‘ın aynı adlı romanından 1998 yılında uyarlanmış film Sphere. Başarılı bir bilim kurgu diyebilirim ki bunun en önemli ortağı oyuncular. Olay örgüsü ve gelişimi ile film kendini izlettiriyor. Bilinmeyenin verdiği merak karakterlerle birlikte bizi de içine alıyor.
Filmi izlenir kılan hikayesinden öte oyuncular da diyebilirim. Çünkü hikayeyi okumadan kadroda Dustin Hoffman, Sharon Stone, Samuel L. Jackson‘ı görünce otomatikman filmi izlemeniz gerektiği hissine kapılıyorsunuz. Tabi bu beklentiyi yüksek tutmamakta fayda var. Çünkü film dar bir mekanda bir nevi hayal dünyasında geçiyor.
Yönetmen koltuğunda ise usta yönetmen Barry Levinson var. Zaten kedisinden bekleneni de kısmen vermiş yönetmen. Kurgu ve bilinmezlik hararetli bir şekilde işlerken yönetmen sadece olan biteni kameraya almayla yetinmiş. Yönetim konusunda ekstra bir olay yok…

Bir grup bilim adamı, Pasifik Okyanusuna askeri birliklere yardım için getirilir. Ancak kimsenin olan bitenden haberi yoktur. Bu kişilerin her biri konularında uzmandır. Burada bulunan üsse geldiklerinde öğrenirler ki, Pasifik okyanusunun 1000 feet derininde bilemedikleri bilemedikleri bir gemi vardır. Tahminlerine göre de bu gemi üç yüz yıla yakın burada bulunmaktadır. Amerikan ordusu bunu bir U.F.O olarak adlandırır.
Araştırma ekibi denizin altındaki üsse giderek, bu bilinmeyen gemi hakkında bilgi toplayacaklardır. Ekip hazırlandıktan sonra, geminin içine girer. Ancak gördükleri şeyler onları daha da şaşırtır, gemi içerisinde dünyaya ait şeyler bulunmaktadır ve bir yerde de “Amerika – 2048″ yazılı bir ekran görürler. Gemiyi araştırmaya devam ettikçe ortaya çıkan onları şaşırtmıştır. Son olarak geminin gelecekten bir kara deliğin içerisine girerek, bu zamana geldiklerini düşünürler.

Geminin bir bölümünde ise altın renginde büyük bir küre bulurlar. Küreye baktığı anda, Dr. Harry kendinden geçer ve bayılır. Arkadaşları onu apar topar üsse geri getirir. Ancak o dakikadan sonra üstte garip şeyler olmaya başlar. Harry sürekli uyurken dünya üzerinde göremeyecekleri şeylerle karşılaşmaya başlarlar. Aralarında bu işlerle kürenin ilgili olduğunu Harry kürenin içine girdiği için küre tarafından ele geçirildiğini düşünürler.
Zaman geçtikçe her biri paranoyaklaşır ve birbirlerine düşmeye başlarlar. Deniz üstündeki fırtınadan dolayıda geri dönemezler. Bu küçük kapalı alanda başlarının çaresine bakmak zorunda kalırlar. Sonradan fark ederler ki, aslında hepsi küreden etkilenmiştir. Hayalleri, düşündükleri şeyler gerçek olmaktadır. Büyük bir patlama sonunda denizin üstüne çıkarlar ama bu kez kendilerine gelen bu doğa üstü gücün altında ezilirler. Bu bir lütuf mudur yoksa başka bir şey mi?

Başarılı kurgusu, iyi oyunculukla izlenebilir bir film. Karışık kurgu, yer yer düşen hareketlilik filmin eksileri arasında. Ancak başarılı bir bilim kurgu filmi.
Yönetmen: Barry Levinson
Senarist:
| Michael Crichton | Roman | |
| Kurt Wimmer | adaptasyon | |
| Stephen Hauser | ||
| Paul Attanasio |
Oyuncular:
| Dustin Hoffman | … |
Dr. Norman Goodman
|
|
| Sharon Stone | … |
Dr. Elizabeth ‘Beth’ Halperin
|
|
| Samuel L. Jackson | … |
Dr. Harry Adams
|
|
| Peter Coyote | … |
Captain Harold C. Barnes
|
|
| Liev Schreiber | … |
Dr. Ted Fielding
|
|
| Queen Latifah | … |
Alice ‘Teeny’ Fletcher
|
Linkler:

Sanıyorum filmin ilkine yer vermedim. Aslında neden yer vermediğimi bilmiyorum o zaman ilkinden bir anlatmaya başlayalım. Gerçi Marvel’in Iron Man’ını anlatmaya gerek yok ama ben kıza bir özetini yapayım.
Stark Industries’in yöneticisi olan Tony Stark, geliştirdiği yüksek teknolojik buluşlarla dünya çapında üne ulaşmış bir silah sanayicisi ve mucittir. Boş zamanlarında ise hovardalıktan kendini almaz. Aslında bu hovarda karakterin nasıl bu kadar zeki olduğu hep aklıma takılmıştır. Yeni geliştirdiği Jericho füzelerinin tatbikat sonrasında konvoyunun saldırıya uğramasıyla terörist bir grubun eline esir düşer. Bu arada bu savaş ürünlerinin bu kadar popüler olması ve bir şov eşliğinde tanıtılması ayrı bir konu tabiiki.

Tony saldırı esnasında yaralanır. Kalbinin yanına şarapnel parçası saplanmış hayatı tehlikeye girmiştir. Bu sırada kendisini esir alan terör grubunun lideri Raza tarafından gelişmiş bir silahlar üretmeye zorlanır. Tony kendisine verilen bu fırsatı kullanır ve kendisine verilen malzemelerle kendisini buradan kurtaracak bir zırh tasarlar.

Teröristlerden kurtulup ülkesine döndüğünde Tony yepyeni bir projeye başlar. Kendisini atölyesine kapatır ve kurtulmak için kullandığı zırhın üzerinde daha fazla çalışmaya başlar. Asıl amacı kendisine insanüstü güçler ve fiziksel koruma sağlayacak çok gelişmiş bir zırh geliştirmektir. Bunu başarırda. Asistanı Pepper Potts ve arkadaşı yarbay Rhodey’in de yardımıyla dünya çapında sonuçlar yaratacak bir saldırıyı engeller. İlk filmimiz bu şekilde biter.

İkinci filmimizde ise Tony kimliğini açıklamış bir kahraman gibi görülmektedir. Kalbi yerine kullandığı ve yaşamasını sağlayan nükleer cihaz kendisine bir yerde hayat verirken bir yerde de onu zehirlemektedir. İkinci filmde ise düşmanı hem rakip şirket hem de Ivan Vanko adında bir Rustur. Ivan Vanko’da bir zırh geliştirerek Iron Man’a saldırmıştır. Elbette bu suçlu yakalanmıştır ancak rakip şirket sayesinde kendi işlerinde kullanılmak üzere kaçırılmıştır. Ivan Vanko bu durumu kendine çıkar olarak görüp, geliştirdiği robot askerleri kendisi programlar ve Iron Man’a saldırır.

Bu arada ömrünün sonuna yaklaştığını düşünen, Tony ise iyice tehlikeli olmaya başlamıştır. Her şeyden vazgeçmiştir. Ancak ona dur diyen süper kahramanlar kulübü gibi bir kulüptür. Bu kulüp babası tarafından kurulmuş, dünyanın teknolojik gidişatına yöne vermek için oluşturulmuştur. gurup kendini kanıtlaması için Tony’e bir fırsat verir. Hayatını devam ettirebileceği bir elementin varlığından bahsederler ve bulmasını isterler.
Tony kendisini zehirlemeyen bu elementi, bulmak için babasının eski planlarından faydalanır. Tabi bu yeni bir element oluşturmakla eş değerdir. Bunu da başarır ve element vücudu ile uyum sağlar. Bu arada yeni bir hayata başlarken yeni kararlar da alır. Hayatı daha da düzene girmiştir.

Özel efektler ve aksiyon yönünden tatmin edici her iki filmde. Aksiyonu sonuna adar hissedebiliyorsunuz. Aksiyon bilim kurgu meraklıları için bire bir. Ancak Tony’nin babasında nasıl bir öngörü vardır ki, oğlunun hayatının bu elemente bağlı olduğunu bilir. Aklıma takılan noktalardan biri… Tabi filmde Scarlett Johansson ve Gwyneth Paltrow‘un olması büyük bir artı (şahsen diyeyim).
Yönetmen: Jon Favreau
Senarist: Justin Theroux , Stan Lee, Mark Fergus, Hawk Ostby
Oyuncular:
| Robert Downey Jr. | … |
Tony Stark
|
|
| Terrence Howard | … |
Rhodey
|
|
| Jeff Bridges | … |
Obadiah Stane
|
|
| Gwyneth Paltrow | … |
Pepper Potts
|
| Don Cheadle | … |
Lt. Col. James ‘Rhodey’ Rhodes / War Machine
|
|
| Scarlett Johansson | … |
Natalie Rushman / Natasha Romanoff
|
|
| Gwyneth Paltrow | … |
Pepper Potts
|
|
| Sam Rockwell | … |
Justin Hammer
|
|
| Mickey Rourke | … |
Ivan Vanko
|
|
| Samuel L. Jackson | … |
Nick Fury
|
Linkler:
http://www.imdb.com/title/tt0371746/
http://www.imdb.com/title/tt1228705/
