Posts Tagged ‘Sami Tunç’

İşte dönemin en sükse yapan filmlerinden birisini size arz etmek isterim. 1978 yapımı yengen dönemin erotik sinemasına büyük bir hediyedir. Ancak o dönemde olup, filmi o hazla izlemek lazımdır ki ben o şerefe bir türlü nail olamadım. Nedense o haz duygusunu bana bir türlü veremedi ama film gülmekten dolayı gözlerimden yaşları eksik etmedi… keyif ile izlenebilecek bir komedi…

Necla zengin bir kızdır. Babası vefat etmiş ve tüm mal varlığını kızına bırakmıştır ancak bir şartla. Kızının evlenmesi gerekmektedir. Buraya kadar her şey güzeldir çünkü Necla’nın  bir sevgilisi vardır. Hem de şirketlerinin müdürü. Aile avukatı vasiyeti okuyunca şu noktaya dikkat çeker. Necla evlenecektir ancak bu kişi, sevgilisi, adı geçen kişi olmamalı herhangi biri olmalıdır…

büyük pazarlık. lakin replikleri yazmak isterdim ancak kısa bir alıntı yapacağım keşke önceli sahneyi de yazabilsem :) sadece arzu eden isteyen bir erkeğim ama böbürlenme seni değil bir dişiyi istiyorum isterse bir köpek olsun...

Bu durumdan nasıl kurtulunur hesabı yapılmaya başlanır ve bulunan süper bir fikir uygulanmaya başlar… Aile avukatı hapishanede yatan bir idam mahkumunu bulur. Necla bu kişi ile evlenecek, bu kişi ise nasılsa iki gün içerisinde idam edileceği için resmi olarak boşanmış olacak böylelikle babasının vasiyetine riayet göstermiş olacak ancak dul kaldığı içinde istediği kişi ile evlenebilecektir.

Necla ve Bülent gerdekteyken onları izleyen mapusane bekçimizin hali bu!!!

Bu idam yolundaki damat adayı Bülent’ten başkası değildir. Bülent bu olayı kabul eder. Ancak şartlarını karısı olacak kişiye söyleyecektir. Necla ve Bülent hapishanede şartları konuşurlar… Bülent’in iki şartı vardır. Bir para, ikincisi ise Necla ile yatmak… Necla ikinci şıkka sıcak bakmasa da kabul eder…

Tüm şartlarda anlaşıldıktan sonra düğün günü gelir çatar. Hapishanenin bir koğuşu yeni çift için gerdek olayı için ayrılır. Burada yeni evli çift birlikte olurlar… Aradan bir kaç gün geçer, birden bire Bülent’in suçunu işleyen asıl suçlu yakalanır ve birden bire Bülent salıverilir. Bakar ki zengin kişiler paralarını vermemiş onlara oyun oynamaya başlar…

Necla zengin ve görgülü kaynı ile yemekte...

Necla ve etrafındakiler Bülent’in öldüğünü sanmaktadır. Bülent bir gün çıkar gelir ancak zengin ikiz kardeşi rolü ile… Bu arada kardeşinin ruhu olarak ta Necla’yı geceleri ziyaret eder… Tabi bu arada diğer arkadaşları ile beraber maceraya atılmıştır…

Çok zevkli, eğlenceli, güzel bir film… Bu arada filmin internette dolanan kopyalarında bulunan üstteki logoyu kaldırmadım… tanıdıktır kendisi :)

Senaryo, Yönetmen: Ülkü Erakalın

Oyuncular:

Bülent Kayabaş

Kazım Kartal

Necla Fide

Sami Tunç

Meral Deniz

Linkler:

http://www.sinemalar.com/film/24923/Yengen/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /