Posts Tagged ‘Robert Englund’

Zaten filmin tekrar çekileceğini duyduğumda içimde bir heyecan belirmişti. Bu heyecan eski dostun tekrar geri gelmesi gibi bir şeydi. Eh bir yerde Freddy kankamızdı bizim. Sinema tarihinde hiç bir karakter hele hele, korku filmi karakteri bu kadar sevilmemiş fanları olmamıştır. Tabi Freddy’nin bu kadar sevilmesinin sebebi elbetteki Freddy rolü ile özdeşleşen, Robert Englund olmuştur. Şimdi yeni çevrimde filmin tek eksiği olarak Robert Englund‘ı gösterebiliriz. Robert Englund‘sız bir Freddy hiç tat vermiyor…

Öyle ki Robert Englund Fredi karakterine iki şey aşılamıştı. Korkunç ama komikti Freddy karakteri ancak son çevrimde, Jackie Earle Haley karakteri oldukça başarılı bir oyun sergilemiş ama ben Robert Englund‘daki o samimiyeti göremedim kendisinde. Jackie Earle Haley sempatiklikten yoksun daha karanlık bir Freddy çıkartmış kaşımıza…

Bunun haricinde film için söylenecek kötü şeylerden biri ise Freddy’nin makyajıydı. Film özel efektlerle desteklenmiş ama Freddy makyajı kesinlikle olmamış ve ses pek oturmamış. Ana hikayeye sağdık kalınmış abuk sabuk fevri hatalar yapılmamış. Hikayeye sağdık kalınması bir yerde iyi olmuş çünkü eklemeler çıkarmalar, yada olayları abartmalar tam anlamıyla bir Elm Sokağı faciasına dönüşebilirdi.

Yalnız şunu belirtmek istiyorum iyi bir kopya olmuş. Diğer kopya ve uyarlamalar gibi içine etmemişler. Ancak belirttiğim gibi kara bir Freddy karşımızda. Espri anlayışı sıfır, eğlendirme gibi bir misyonu yok. Şimdi tabi iki arada bir derede kalıyoruz. Freddy böyle mi olmalıydı diye? Benim gibi fanatikleri tatmin etmemiştir film ama doğrusunu söylemek gerekirse de bozmadan yapılan iyi bir film olmuş. Ancak bu korku severleri tatmin etmez…

Görsellik ve efektler sırıtmadan çıkıyor karşımıza. Bu konuda takdir ediyorum ekip üyelerini. Ancak bir kere daha anlıyoruz ki efekt demek iyi bir şey demek değildir. Filmin konusuna deyinemeyeceğim bile. Başarılı bir uyarlama olmuş, ancak filmde o ilk filmdeki -ki ilki ile kıyaslıyorum- samimiyet yok… filmin gerçekten film olduğu bariz belli. Oysa Freddy’nin sevilme sebeplerinden birisi, bize çok yakın olması, çok sempatik olmasıydı. Ölüm makinesi geliyor bizi öldürecek edası işlenmiş filme… Korkmuyoruz tabi…

Keşke şöyle eski kült filmler gösteren filmler olsa da şu filmleri, sinemada izleyebilseydik. Yani versiyonu bile olsa Elm Sokağında Kabus’u sinemada izlemek ayrı bir zevkti… Bu arada filmin ikincisi de yolda…
Yönetmen: Samuel Bayer
Senaryo: Wesley Strick, Eric Heisserer, Wes Craven (karakterler)
Oyuncular:
| Jackie Earle Haley | … | Freddy Krueger | |
| Kyle Gallner | … | Quentin Smith | |
| Rooney Mara | … | Nancy Holbrook | |
| Katie Cassidy | … | Chris Fowles | |
| Thomas Dekker | … | Jesse Braun | |
| Kellan Lutz | … | Dean Russell | |
| Clancy Brown | … | Alan Smith | |
| Connie Britton | … | Dr. Gwen Holbrook | |
| Lia D. Mortensen | … | Nora Fowles |
Linkler:
Dün gece Işın’ın msn’de ne zaman öleceğim hesabından sonra son günlerde üzerime çöken eskiye özlem olgusu biraz daha depreşti. Efendim hesaplarımıza göre o 6 ben ise 8 sene sonra ölecekmişiz.
“Peki, nasıl oluyor bu hesap?” diye sorabilirsiniz. Biraz karışık bir hesaplama lakin ayrıntılı olarak öğrendiğimde sanırım burada yazarım
Velhasıl muhabbeti bitirdikten sonra şu sıralar bilgisayara geçirmekte olduğum sevgili vcdlerimin başına geçtim. Belli dönemde bende film aktarımı hastalığı olduğunu kabul ediyorum. En son 2002’de olmuştu sanırım. Neyse aklımda uzun zamandır masanın üzerinde ikamet eden Krzysztof Kieślowski’nin Üç Renk’ini izlemek var ama bir türlü onu izleyecek kadar şu aralar aklı başımda olduğumu düşünmediğimden erteledim yine. Bu iş yine bir zamanlar içersinde bulunduğum Bernardo Bertolucci’nin Stealing Beauty’sini (Çalınmış Güzellik) izleme girişimime dönecek ki o ayrı bir hikaye.
Neyse biz dönelim Ziyaretçiler’e…
ABD’de 1984-1985 Sezonunda, Türkiye’de ise 1989′da TRT-1′de yayınlanmıştı. 90′lı yıllarda TRT-2′de tekrar verilmişti. Ziyaretçiler’e esin kaynağı olan diziler: Uzay Yolu ve Uzay 1999’du. Ziyaretçiler kuş ve fare yiyerek beslenirlerdi ki gördüklerimiz sadece bunlardı. Başrol oyuncularından olan Jane Badler (Diana) bir kanaryayı midesine indirirken ilginç bir hayranlık duymuşumdur. Düşünsenize o yaşlarda aşık olduğunuz bir kadın kuş ve fareyle besleniyor. O dönem evde ölen iki kuşun bunlarla ilgisi var mı diye düşünmedim desem yalan olur. Dizinin sonradan en meşhur olan oyuncusu elbette ki Freddy Kruger rolüyle tanıdığımız Robert
Englund’dır. Bu normalde sürüngenlere benzeyen insan görüntülü ziyaretçilerin renkleri yeşil renkti ve insanlarla çiftleşebiliyorlardı ki birde uzaylı-insan melezi vardı (Elizabeth Maxvell). TRT-1′de cumartesi günleri gece yarısı saatlerinde gösterilirdi. Başroldeki erkek oyuncu Mike Donovan’dir (Marc Singer). Dün izlediğimde fark ettim ki yakışıklı adammış. Direnişçilerin lideri pozisyonunda ki bu adamın annesi, onu ziyaretçilere satmıştı. Birde Donovan’ın yanında sarışın bayan lider vardı ki adını şu an hatırlamıyorum.
Neyse böyle bir diziydi 20. yıl diye son üç bölümü kapsayan birde DVD ve VCD’sini çıkardılar piyasaya 2004’te… Tekrar yayınlansa da izlesek…
Yeni nesil için izlenmesi gereken eskiler içinse hatırlanması gereken bir klasik…
Ah Diana ahhhhhh!!!!

