Posts Tagged ‘Priyanka Chopra’

2010 yapımı bir güzel ve çirkin hikayesi Pyaar Impossible. Tabi günümüzde geçtiği için biraz daha çağdaş bir film. Aslında şöyle bir masaya yatırdığımızda klasik Amerikan romantik komedilerinden pek bir farkı yok. Konu gelişme diyaloglar hiç bir şey yenilik katmamış. Hint filmi olması için müziklerin ve dansların olması şart bilirsiniz ki. İşte bu noktada Pyaar Impossible Amerikan yapımlarına benzediğini gösteriyor. Evet elbette müzik var ancak daha herkesin anlayabileceği türden ve danssız.

Abhay üniversitenin ilk yıllarından beri, okulun en güzel kızı olan Alisha’ya aşıktır. Ancak ona bir türlü açılamaz. Alisha bir gün kendini kanıtlamaya çalışırken göle düşer onu kurtaran sürekli etrafında dönen Abhay olur. Abhay’ı Michael Jackson’a benzetmem dışında bildiğiniz inek bir öğrenci. Bu arada belirtmeliyim ki her iki ailenin de durumu iyi. Abhay, Alisha’yı kurtarır kurtarmasına ama, hiçte öyle bilindiği gibi Alisha’nın beyaz atlı prensi olmaz. Hatta Alisha’nın onu kurtardığından haberi bile olmaz. Alisha’nın babası kızını daha iyi yerlerde okutmak için başka bir üniversiteye alır ve bu olay Abhay’ın Alisha’yı son görüşü olur.

Aradan yıllar geçer, Abhay hala Alisha’yı unutamamıştır ancak nerede olduğunu bilmez. Üniversite yıllarından beri üzerinde çalıştığı projesini de bitirmiştir sonunda. Tüm işletim sistemlerini bir arada kullanabilen bir program. Bu bilgisayar dünyasında büyük bir gelişmedir. Abhay programını, satmak için Sidhu diye bir şirket temsilcisi ile görüşür. Ancak görüşme beklediği gibi gelişmez. Memleketindeki bir bilgisayar firması ile görüşmeye gider. Programını onlara gösterir. Ancak onlar yaptığı programın daha önce Singapur merkezli bir şirketin yaptığını ve yakında tanıtıma gireceklerini söylerler. Abhay ismine kadar aynı olan programın kendisinin olduğunu iddia eder ancak kimseyi inandıramaz.

Abhay olayı biraz düşündüğünde ve sisteminin loglarını incelediğinde, Sidhu’nun programını kopyaladığını fark eder ve yolunu Singapur’a programını ve Sidhu’yu bulmaya gider. Şirket kapısından girdiğinde Sidhu’yu sorar ancak kimse böyle bir kişiyi tanımamaktadır. Ancak şans ona gülmüş eski aşkı Alisha’yı görmüştür. Bir gün onu takip eder ve evini öğrenir. Görür ki Alisha’nın bir kızı vardır.

Abhay dadı avcısı Alisha’nın kızını görünce şok olur. Kız tam bir felakettir ve hiç bir dadı ona dayanamamıştır. Artık aracı kurum bile pes etmiştir. Abhay cesaretini toplayıp Alisha’nın kapısını çaldığında, Alisha onu dadı sanar ve içeri alır. Şimdi küçük canavarla Abhay uğraşmak zorundadır. Başta olaylar zor gözükse de ikisi de birbirine alışır. Çok iyi arkadaş olurlar. Bu arada Abhay programına ulaşmak amacıyla şirkette küçük yarı zamanlı bir işe başlamıştır.

Abhay tüm ev işlerini yapar, çocukla ilgilenir. Alisha da onu dadı olarak gömüştür. Abhay bir türlü gerçek kimliğini söyleyemez. Bu arada Sidhu ortaya çıkar ancak Varun adındadır. İşin kötüsü Alisha’ya da asılmaktadır. Abhay’ın durumu kurtarması gerekmektedir.

Söz konusu Hint filmi olunca anlatmakla bitmiyor. Uzun süresi içerisinde o kadar çok olay oluyor ki toplamaya çalışmanız bile böyle uzun uzun yazmanıza sebep oluyor. Bu anlattıklarım daha filmin yazısı diyebilirim. Abhay, filmin sonunda tüm amaçlarına ulaşıyor ancak bu biraz sancılı oluyor. Sancılı ve eğlenceli. Film 140 dakikalık uzun süresine rağmen eğlenceli ve akıcı, aynı zamanda klişeler topluluğu. İzlenebilir durumda.

Yönetmen: Jugal Hansraj

Senaryo:Uday Chopra, Anvita Dutt Guptan

Oyuncular:

Uday Chopra Abhay ‘Froggy’ Sharma

Priyanka Chopra Alisha Merchant

Dino Morea Sidhu / Varun Sanghvi

Rahul Vohra C.P.

Linkler:

www.pyaarimpossible.in/

http://www.imdb.com/title/tt1351224/

Nam-ı değer Bollywood’un etlileyici yonetmenlerinden olan Madhur Bhandarkar‘ın sondan bir önceki 2008 yapımı filmi olan Fashion फैशन uzun boyutuyla klasik Hint filmlerini aratmıyor bize. Öyle ki film 178 dakika. Yani 3 saatten iki dakika eksik. Tabi ihtiyaç molalarını da işin içine katarsanız eğer sizde benim gibi filmi dondurmadan edemiyorsanız bu süre uzuyor… Biz yuvarlak 4 saat diyelim…

Baş rolde Bollywood’un güzellik abidelerinden olan Priyanka Chopra‘ı görüyoruz. Öncelikle belirtmeliyim ki Hindistanda ne kadar güzel varsa yönetmen hepsini bir araya toplamış… Daha modern bir yapımla karşımıza gelmiş. Tabi konu moda olunca olmak zorunda birazda.

Hazır konu dmeişken konudan devam edelim. Meghna Mathur genç ve güzel bir kızdır. Tek hayali ise ünlü, başarılı bir manken olmaktır. Tabi güzelimiz yerli yarışmalarda güzelliğini ispatlamıştırda. Babasının itirazlarına rağmen kızımız büyük şehire ünlü olmaya gider. Orda tanıdığı bir arkadaşı aracılığı ile bu dünyanın içine adım atar. Ancak taşradan gelen bu kızın bazı prensipleri vardır. Ama hayalleri uğruna bunlardan vaz geçer. Bir kaç küçük defilede yer alır. Daha büyük işlere çıkmak için önce para verir. Daha sonra birden bire yükselmeye başlar… Bu sırada arkadaşlarının inişleirni de görmektedir.

Meghna bağlı bulunduğu ajansın patronu ile birlikte olmaya başlar. Herşey çok güzeldir. Birden bire çok ünlü olmuş bütün bilboardlarda resimlerine rastlanmaktadır. Meghna hayatından çok memnundur. Tüm mankkenler gibi o da düşünmeyi brakmış kendini hayatının akışına bırakmıştır.  Ancak tüm güzellikler bu şekilde devam etmemiştir.

Bir gün sevgilisi Sarin onu terkeder. Meghna bunu kaldıramaz ne de olsa bir yönü taşradır. Onu arayıp rahatsız etmeye başlar. Tabi bu rahatsız etmeler onun düşüşünü iyice kolaylaştırır. Depresyona girer. Sigara bile kullanmazken, sigara, alkol, uyuşturucu ne varsa hepsine derin bir dalış yapar. En son barın birinde çıktığı bir adamın evinde gözünü açınca ne yapıyorum ben olur ve evine ailesinin yanına döner…

Tabi kendini tpladıktan sonra geriye döner. Arkadaşlarının da yardımı ile bir jubile yapar…

Üç saatlik film bu anlattıklarımdan ibarette değil elbet. İnsan ilişkileri, ne oldum değil ne olacağım durumu, moda dünyasndaki klişeler hepsi bu filmde… Dediğim gibi yönetmen Hindista’da ne kadar güzel varsa toplamış. Yani görsellik çok iyi diyebiliriz. Tabi konu olarak klasik Türk filmlerinden öteye geçmiyor. Bu filmi biz 90 dakikaya bile sığdırırdık ama gereksiz ayrıntılar bu filmi üç saate çıkartmaya yetmiş.

Birde bu filmi modern yapan yönlerden birisi, klasik Hint müziği ve danslarının olmaması. BUna rağmen filmin müzikleri gayet etkileyici ve başarılı. Bu arada belirtmeden geçmeyeyim filmin müzikleri Salim-Sulaiman‘a ait.

Eğer üç saate dayanırım Hint filmlerini severim diyorsanız buyurun izleyin derim…

Oyuncular:

  Priyanka Chopra Meghna Mathur
  Kangana Ranaut Shonali Gujral
Mugdha Godse Janet Sequeira
Arbaaz Khan Abhijeet Sarin
Arjan Bajwa Manav Bhasin
Raj Babbar Mathur
Kiran Juneja Mrs. Mathur
Samir Soni Rahul Aurora (as Sameer Soni)
Kitu Gidwani Anisha Roy
Suchitra Pillai-Malik Avantika A. Sarin
Harsh Chhaya Vinay Khosla
  Ashwin Mushran Rohit Khanna

Linkler:
http://www.imdb.com/title/tt0964516/
http://en.wikipedia.org/wiki/Fashion_(film)
http://www.sinemalar.com/film/26849/Fashion/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /