Posts Tagged ‘Phyllis Somerville’

Tom Perrotta‘nın aynı adlı romanından uyarlanan duyumlarıma göre güzel bir kitap olan ki kapağı hakkında süper tanımlamalarını okuduğum bir film Little Children. Tabi biz filme dönerlim. Baş rollerde iyi isimlerle karşılaşıyoruz. Kate Winslet, Patrick Wilson ve Jennifer Connelly bunlardan bir kısmı. Tabi Amerikan sinemasının sayılı edebi yönetmenlerinden olan Todd Field filmin başarılı olmasına etken.

Todd karısı Kathy ile birlikte çok ta uyumlu olmayan bir evlilik sürmektedir. Aslında buna uyumsuzluk demek yanlış olur. Üzerinden belli bir süre geçen evliliğin rutini çökmüştür. Kathy çalışmaktadır Todd ise kitap yazmaya çalışmaktadır. Ancak bir türlü başlangıcı yapamaz. Bu arada cinsel hayatları da pek iç açıcı değildir.

Todd her gün aynı saatte oğlunu mahallenin parkına getirirler. Burada diğer kadınlar arasında çok popülaritesi vardır. Ancak bu kadınlardan hiç biri onunla konuşmaya cesaret edememiştir. Bu arada iddiayla karışık kadınlardan biri, Todd ile konuşur katta konuşmakla kalmaz öpüşür de, bu saatten sonra Todd ile bu kadın arasında bir arkadaşlık, bir dostluk bir aşk başlar.


Bu arada tabi birde hapishaneden yeni çıkmış, pedofili olan Ronnie,başarılı bir şekilde bizi ve karakterleri germeyi başarıyor. Aslında filmi kısaca özetlersek, yalnızlığı, o kalabalık içindeki, hatta bir ilişki içerisinde ki yalnızlığı ve birilerine tutunma ihtiyacını gözler önüne seriyor. Belki biraz rahatsız edici, biraz meraklandırıcı ama sanki içinde yaşadığımız gerçeklik ön plana çıkıyor. Elbette bu filmde de Amerikan kişilerini kapsatmaya çalışmışlar. Hani genele burmak varken kısıtlamak biraz sıkıntı veriyor insana…

Filmde diyaloglar aslında altları çizilmesi gereken noktalarla dolu. Elbette filmden replikler yazmayacağım zaten yazsam da pek bir anlam ifade edeceğini düşünmüyorum (yalan). Dediğim gibi yalnız ve birilerine tutunmaya çalışan insanların öyküsü, zıt karakterlerin, bağlılığın, ihanetin, yük kızarıklığının hikayesi…

Oyunculuklara da değinmeden edemeyeceğim. Kadro güzel dedim. Ancak nice filmler gördük ki ne kadrolar ne işler çıkarmış… Burada öyle değil. Her bir oyuncu oyunculuklarının zirvesinde oyun oynamışlar…

Bu arada değinmeden edemeyeceğim Türkler yine sim konusunda bombayı patlatmışlar…Üstün bir çeviri ile film Tutku Oyunları olarak çevrilmiş. Tebrik ediyorum kendilerini…

Oyuncular:

Kate Winslet Sarah Pierce
Patrick Wilson Brad Adamson
Jennifer Connelly Kathy Adamson

Gregg Edelman Richard Pierce
Sadie Goldstein Lucy Pierce
Ty Simpkins Aaron Adamson

Noah Emmerich Larry Hedges
Jackie Earle Haley Ronnie J. McGorvey
Phyllis Somerville May McGorvey

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0404203/

http://beyazperde.mynet.com/film/3320

Tutku OyunlarTut

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /