Posts Tagged ‘Paul Dano’

Aylar önce aynı isimli bir filmden bahsetmiştim. Hatta onun tanıtımında bu filmi izlemeyi düşündüğümü ve karşıma çıkan film karşısında şoke olduğumu belirtmiştim. Yoksa şimdi duyguları mı mı abartıyorum. Elbette diğer The Girl Next Door bu filmden daha iyiydi. Bu film ise bildiğiniz uyduruk, Amerikan gençlik filmlerinden.

Filmin gereksiz yerlerden üç adet ödülü var. Tabi bu ödüller tartışılır olduğu için hiç mi hiç yer vermiyorum. Film, Matthew Kidman adında bir gencin etrafında geçiyor. Matthew, geleceği parlak olan inek düzeyinde bir öğrencidir. Tabi insan inek olunca etrafında insan da olmuyor pek ve okuldaki diğer öğrenciler tarafından da itilip kakılıyor.

Tabi hiç kız arkadaşı da yok. Bu da başarılı olmasına rağmen alay konusu olmasına bire bir geliyor. Derken bir sabah, karşı evde bir kız görüyor ve ona birden tutuluyor. Ama kahramanımız inek olduğu için kıza nasıl yaklaşacağını bilmiyor ve onu kaçak kaçak gözlüyor. Bu röntgencilik sonunda, yakalanıyor tabi ki. Kız bir sabah kapılarını çalıyor.

Derken sırayla Matthew’den beklenmeyen uçukluklar dizisi geliyor ard arda. Yapmadığı şeyleri yapmaya başlıyor. Yeni kız arkadaşı, Danielle yüzünden bütün okulda popüler oluyor. Yada ona daha da sinir oluyorlar diyeyim…

Tam her şey güzel derken, Matthew, Danielle’nin bir porno film yıldızı olduğunu öğreniyor. Üstüne üstlük belalı yapımcı da Danielle’nin peşinde. Danielle adamla porno festivaline gidiyor gitmesine de, Matthew aşkı uğruna her şeyi göze alarak onun peşinden gidiyor.

Film aslında bir kaç hikayenin birleşimi gibi. Üç, dört kez filmde son yaşanıyor, sonra bir daha başlıyor havası veriyor insana. Tercihler ve aşk üzerine film yapılmaya çalışılmış ancak bu duygular verilememiş. Aşk yönünden zayıf kalan aşk böyle mi olmalı sorusunu yanıtlayamayan insanların kafasını karıştırmaktan öteye gitmeyen bir film. Aslında karışmıyorda… Öylece izliyorsunuz sadece.

Filmin komedi boyutuna gelirsek, bekleneni burası da vermiyor. Klişeler, sıradan muhabbetler, bekleneni vermiyor. Komedinin hat safhada olduğu kısım ise porno festivalinin olduğu bölüm. Çok eğlenceli bir film değil. Ama izlenince çok şey kaybedilebilecek bir film de. En azından, Elisha Cuthbert baş rolde. Bir de filmi sürükleyici kılan Danielle’nin tanıtımlardan porno film yıldızı olduğunu bilmemiz. Bu sebeptendir ki, filmi izliyorsunuz ne olacak ne bitecek diye. Ama film yarısına kadar ne olup ne bittiğini vermiyor. Bu da film hakkında hiç bir şey bilmeyen için sıkıcı geçmeyen görüntüler bütünlüğünden başka hiç bir şey olmuyor.

Yönetmen: Luke Greenfield

Senaristler:

Stuart Blumberg
David Wagner
Brent Goldberg

Oyuncular:

Emile Hirsch Matthew Kidman
Elisha Cuthbert Danielle
Timothy Olyphant Kelly
James Remar Hugo Posh
Chris Marquette Eli
Paul Dano Klitz

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0265208/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /