Posts Tagged ‘Patrick Wilson’

Şöyle B-movie tadını almak amacı ile izlemeye başladığım film Insidious. Yapımcının da Saw ve Paranormal Activity’ni yapımcısı oluğunu, afişte görünce filmin iyi olabileceği düşüncesi daha da sardı beni. Hem kötü olması için ne sebep vardı ki? İkinci üçüncü film olsa beklentiyi düşürmekte fayda vardı ancak bu filmin iyi çıkabilme olasılığı oldukça yüksekti. Zaten filme şöyle bir göz attığımda filmin seksenlerden çıkma olduğunu sanmıştım ancak IMDB beni oldukça yanılttı.

Film B-movie olarak beni tatmin etmedi. Ancak normal bir film olarak oldukça başarılıydı. Tabi filmi de biraz seksenlerin bakı açısı ile izlemekte fayda var. Diğer türlü, efekler ve makyajlar insanı kesinlikle tatmin etmiyor. Tabi bu filmi düşük bütçeli olmasınından kaynaklı. Bütün bunlara rağmen, film konusu ve işlenişi ile oldukça başarılı.

Öyle ki film klişeleri de iyi kullanmış.  Bu sebepten dolayı, filme klişe diyenler çıkacaktır elbet. Film yapı olarak klasik bit yapıya sahip. Perili bir ev, içine şeytan giren bir insan arasında hikaye örülüyor. Zaten korku filmi olarak daha ne olabilir ki? Insidious’da bu klişeleri iyi kullanmış. Film yine çocuklar etrafında dönüyor. Film çocuk etrafında dönünce, şeytanımsı yaratığın bir palyaçoya benzemesi kaçınılmaz. Burada atfedilecek bir çok yapım var.

Neyse filmin konusuna döneyim. Josh ve Renai üç çocuklarıyla beraber, Josh’un işi sebebi ile eski bir eve taşınmışlardır. Ancak evde garip şeyler dönmektedir. Aile her ne kadar mutlu gözükse de adamın çok çalışması sebebi ile karısı ile arasında bir küçük bir sorun vardır. Bir gün kaza sonucu küçük çocuklarından biri komaya girer. Her türlü doktor küçük çocuğu görür ancak onun hastalığına hiç kimse teşhis koyamaz.

Son çare olarak Josh’un annesi Lorraine duruma müdahale eder ve olayın paranormal bir şey olduğuna Renai’yi inandırır. Josh tabi duruma pek sıcak davranmaz ama onların kırılmasını istemediği için de istediklerine göz yumar. Lorraine, Elise Rainier adında bir parapsikologu eve getirir. Elise Rainier asıl sorunu çözmüştür bunu Josh’a açıklar ama Josh duruma inanmadığı için kadını kapı dışarı eder.

Tabi bir süre sonra onu kendisi çağırır. Çünkü ona hak vermiştir. Küçük çocukları astral seyahat sırasında diğer tarafta kaybolmuş bedenine geri dönememektedir. Bunun yanı sıra diğer tarafın en kötüsü de bu boş bedeni ele geçirmek istemektedir. Josh bu esnada kendisinin de astral seyahat yapan biri olduğunu öğrenir. Küçükken aynı sorunla karşılaştığı için, Elise Rainier ona yardım etmiştir. Şimdi ise yapması gereken yine bir seyahate çıkıp oğlunu kurtarmaktır.

Filmin konusu kısaca böyle. Aslında kısaca değil direkt böyle. Ama izlenmesi oldukça zevkli bir film. Zevk derken korku sinemasının da eğlence sineması olduğunu düşünerek söylüyorum. İzleyin derim ben…

Yönetmen: James Wan

Senarist: Leigh Whannell

Oyuncular:

Patrick Wilson
Josh Lambert
Rose Byrne
Renai Lambert
Ty Simpkins
Dalton Lambert
Andrew Astor
Foster Lambert
Lin Shaye
Elise Rainier

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1591095/

Küçüklüğümün bir numaralı dizileri arasındaydı A Takımı. Tabi bir dönemin kasıp kavuran dizisini şimdiye kadar beyaz perdeye uyarlamamaları büyük eksikti. Ama diyorum ki keşke o dönemde o oyuncularla uyarlasalarmış. Yeni A Takımı bize ne veriyor diye sorarsak, klasik aksiyondan başka bir şey vermiyor diyebilirim.

Film, elemanlarımızın neden suçlandığı ile başlamış. Tabi devamı gelecek şekilde de sonlandırılmış. Karakterlerin birbirleri ile tanışması, oluştukları mükemmel takım, onlara oynana oyun ve kendilerini aka çıkarma çabaları. Filmimizin özeti bu. Tabi film çok abartı olmuş. Biz Amerikalılar süper askeriz, çeşitli ırkçı söylevler pek sıradan bir senaryo karşımızda. Çok düşünülmemiş. Biz aksiyonun dozunu yüksek tutalım gerisi kolay diye düşünülmüş.

Tabi bu yapı diziden kesinlikle farklı. Karakterlerin, isimleri dışında kendileri de dizideki karakterlere benzemiyor.  Serti az sert, çapkını az çapkın, delisi az deli…. Dizi deki o tadı vermiyor bize hiç biri. Dizideki karakterler ne kadar sempatikse filmdekiler de o kadar antipatik. Yada biraz olaya taraflı bakarak ben onları bu şekilde görüyorum. Ancak diziyi ve filmi izleyenler ne demek istediğimi anlayacakardır.

Film aksiyon açısından bekleneni veriyor. Hatta son dönemdeki en iyi aksiyonlar arasında. Oldukça da eğlenceli. Tabi saçma sahneler yok değil. Senaryo da fena değil ancak diyaloglar gereksiz uzatılırken yukarıda belirttiğim gibi, ırkçılık ve milliyetçilikler de mevcut. Belki de buradan sonra A Takımı sadece mazlumların yanında yer almayı seçiyor. Boş vakitte izlenebilecek bir film.

Yönetmen: Joe Carnahan

Senaryo:

Joe Carnahan
Brian Bloom
Skip Woods
Frank Lupo dizi
Stephen J. Cannell dizi

Oyuncular:

Liam Neeson Colonel Hannibal Smith
Bradley Cooper Lt. ‘Faceman’ Peck
Jessica Biel Charissa Sosa
Quinton ‘Rampage’ Jackson B.A. Baracus
Sharlto Copley Captain H.M. Murdock
Patrick Wilson Lynch

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0429493/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Drive
The Chronicles of Narnia :Prince Caspian
Neverland
Gantz
The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]
  • Cümleler… 27 Ocak 2012
      Akşama doğru kurduğum bütün cümlelerin sayısı yüz elliyi geçmez. Bunla övünmüyorum elbet. “Cümle vardı da biz mi kurmadık” demek geliyor içimden, en tiksinç maskemi takınarak. “Neye cümle?”, “kime cümle?” asıl soru.   Normal bir şekilde konuşabilir miyim? Yani cümlelerim iş Türkçesinin dışına çıkabilir mi? Bir prova alsam en derinden…   İlk kez sahneye çık […]
  • 2605 (bu nasıl bir başlık, başlık olmasın desek? reva mı? insan en azından ilk cümleleri başlık olarak atar.) 26 Ocak 2012
      Başlık yapılacakların listesi olacaktı. Ancak yapılmayacakların listesi o kadar uzundu ki arasından yapılacakları çıkartmak, ipliği iğnenin deliğine sokmak (şu yaşlarda biraz zorlaşıyor), iğne atsan yere bulunmayacak kadar zordu. İğneyi bulamamak için kalabalığa da ihtiyacınız yok aslında. He işin başı dikkat. Yani o kadar zor değil iğneyi bulmak ama bulmu […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /