Posts Tagged ‘Nicolas Cage’

Dönem filmi olması, içinde cadı, büyü barınması sebebi ile izlediğim bir film Season of the Witch. Zaten bu gibi sebepler yada yönetmen faktörü olmasa Nicolas Cage filmlerine yaklaşacağımı pek düşünmüyorum. Nicolas Cage deyince hemen oyunculuğa dönmek istiyorum. Oyunculuk bildiğiniz Nicolas Cage oyunculuğu. Yüzündeki yıllardır aynı mimik.

Kostüm, görsellik çekim olarak film beni tatmin etti diyebilir miyim bilmiyorum. Ancak tutarsız senaryo ve kurgu filmden yer yer sıkılmamı sağladı. Aksiyon sahnelerinin az olması buna etkendi tabi. Film Trablus Seferi, Yüzyıl Savaşları, İzmir savaşı, Haçlı Seferleri gibi ilgi çekici bir şekilde giriş yapınca ister istemez izleyiciyi kendine çekiyor. Akabinde film bir din propagandasından öteye geçmiyor.

Behmen ve Felson sürekli beraber savaşan iki arkadaştırlar. Behmen bir gün genç bir kadını savaş esnasında öldürdüğünde ne için öldürdüğünü sorgulamaya başlar. Bu sorgulama sonunda Tanrı adına katılmış olduğu savaşların, aslında Kilisenin adına yapılmış olduğu savaşlar olduğunu anlar ve Felson ile birlikte ordudan kaçarlar.

Behmen ve Felson bir kasabaya gelirler. Kasaba cadılardan kaynaklandığı düşünülen veba ile boğuşmaktadır. Haçlı seferlerinden kaçtığı ortaya çıkan Behmen ve Felson kilise tarafından yakalanır. Kilise onlara iki seçenek sunar. Ya cezalandırılacaklardır yada zindanda tuttukları bir cadıyı başka bir yere nakledeceklerdir. Behmen ve Felson bunu kabul ederler ve yanlarına bir kaç kişi alarak gidecekleri yerin yolunu tutarlar.

Tabi bu yolculuk esnasında esrarlı bir ormana girerler ve burada başlarına gelenleri görürüz. Bu saatten sonra film artık klasik şeytan filmlerine döner. Karakterler üzerine oynanan psikolojik olaylar. Onlar bunlar… Tabi burada film için araç olan cadının iyi yada kötü olma durumunu değerlendiririz. Yolcuk sonunda istedikleri yere gelirler. Ancak görürüz ki zaten cadıda bu yere gelmek istemektedir.

İşte burada olaylar biraz karmaşık hal alıyor. Aslında kız cadı değildir onu içine bir iblis girmiştir. O klasik şeytan çıkarma filmlerinden tanıdığımız iblis. Behmen ve Felson iblisin yarattıkları be iblisle dövüşmeye başlar. Tabi em sona Behmen kalır. İblise kafa atar onu köşeye sıkıştırır. İblisi kanatlarından bıçakla duvara mıhlar.

Buraya gelmelerinin asıl sebebini de söylemek lazım. İblislerin cirit atması için onları yok eden Süleymanı’n Kitabı burada çoğaltılmaktadır. İblisin asıl olayı bu kitapları yok etmektir. Gerçi neden şövalyelerin gelmesini bekledi bir an önce tüm kopyaları yok etmedi o da ayrı bir konu. Gerçi film sonunda yine bir kitap kalıyor geriye.

Finalde Kay, Behmen’in köşeye sıkıştırdığı İblisi Süleyman’ın Kitabı sayesinde yok ediyor. Bu sırada vebanın da İblisten kaynaklandığını öğrenmiş olduk. Filmde çok eksiklik var. Genel olarak bakıldığında saçmalıklar furyası. Evet film ters köşe yapıyor, ancak biz din propagandası beklemezken, din propagandasının kralını yaparak. Kısacası zaman kaybı diyebilirim film için…

Yönetmen: Dominic Sena

Senarist: Bragi F. Schut

Oyuncular:

Nicolas Cage
Behmen
Ron Perlman
Felson
Stephen Campbell Moore
Debelzaq
Stephen Graham
Hagamar
Ulrich Thomsen
Eckhart
Claire Foy
The Girl
Robert Sheehan
Kay

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0479997/

http://seasonofthewitchfilm.com/

 

Aslını söylemek gerekirse bir umutla izleyip sonra da hayal kırıklığına uğradığım film. Kısa süre geçmesine rağmen belli kalıplar dışında pek bir şey hatırladığımı söyleyemem. Peki bu kalıplar ne? Hayvanlar özel bir proje için eğitilir ve FBI ajanı olarak yetiştirilirler. Tam da bu proje iptal edilecektir ki son bir şans tanınır ekibe. Ancak ekip, başarılı olamaz. Bunun üzerine proje kapatılır. Ancak bizim ajanlar olayı çözüp ekipleirni tekrar toplamak için işin üzerine giderler.

Ekip, kararlı ve cesur lider Darwin; havalı ve gözü pek, uçuk kaçık silâh uzmanı Blaster; seksi savaş sanatları uzmanı Juarez; istihbarat uzmanı sinek Mooch ve bilgisayar ile bilişim uzmanı, yıldız burunlu köstebek Speckles’den oluşmaktadır.


Filmden aklımda kalan tek replik, bir çocuk tarafından giydirilip süslendirilen Juarez’in yaptığı espridir. “Şimdi tam Paris Hilton’un köpeğine benzedim.”Filmde final şaşırtıcı olmuş. Yani o kadar hayal gücünün arasında nasıl şaşırmaya çalışıyorsak başka bir mesele ama final biraz beklenenin dışında. Aslında final olması gerektiği gibi ancak hikayeyi üstlenen başka kişi.


Film Disney yapımı ve çocukların için yapıldığı alelade belli… 3D olması baştan bir artı sağlıyor. Ancak beklediğim kadar iyi çıkmadı…

Yönetmen: Hoyt Yeatman

Oyuncular ve Seslendirenler

Bill Nighy Leonard Saber
Sam Rockwell Darwin (ses)
Will Arnett Kip Killian
Jon Favreau Hurley (ses)
Zach Galifianakis Ben
Nicolas Cage Speckles (ses)
Kelli Garner Marcie
Penélope Cruz Juarez (ses)
Tyler Patrick Jones Connor
Steve Buscemi Bucky (ses)
Piper Mackenzie Harris Penny
Gabriel Casseus Agent Trigstad
Tracy Morgan Blaster (ses)

Linkler:

disney.go.com/disneypictures/gforce/

http://www.imdb.com/title/tt0436339/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /