Posts Tagged ‘Mickey Rourke’

Sanıyorum filmin ilkine yer vermedim. Aslında neden yer vermediğimi bilmiyorum o zaman ilkinden bir anlatmaya başlayalım. Gerçi Marvel’in Iron Man’ını anlatmaya gerek yok ama ben kıza bir özetini yapayım.
Stark Industries’in yöneticisi olan Tony Stark, geliştirdiği yüksek teknolojik buluşlarla dünya çapında üne ulaşmış bir silah sanayicisi ve mucittir. Boş zamanlarında ise hovardalıktan kendini almaz. Aslında bu hovarda karakterin nasıl bu kadar zeki olduğu hep aklıma takılmıştır. Yeni geliştirdiği Jericho füzelerinin tatbikat sonrasında konvoyunun saldırıya uğramasıyla terörist bir grubun eline esir düşer. Bu arada bu savaş ürünlerinin bu kadar popüler olması ve bir şov eşliğinde tanıtılması ayrı bir konu tabiiki.

Tony saldırı esnasında yaralanır. Kalbinin yanına şarapnel parçası saplanmış hayatı tehlikeye girmiştir. Bu sırada kendisini esir alan terör grubunun lideri Raza tarafından gelişmiş bir silahlar üretmeye zorlanır. Tony kendisine verilen bu fırsatı kullanır ve kendisine verilen malzemelerle kendisini buradan kurtaracak bir zırh tasarlar.

Teröristlerden kurtulup ülkesine döndüğünde Tony yepyeni bir projeye başlar. Kendisini atölyesine kapatır ve kurtulmak için kullandığı zırhın üzerinde daha fazla çalışmaya başlar. Asıl amacı kendisine insanüstü güçler ve fiziksel koruma sağlayacak çok gelişmiş bir zırh geliştirmektir. Bunu başarırda. Asistanı Pepper Potts ve arkadaşı yarbay Rhodey’in de yardımıyla dünya çapında sonuçlar yaratacak bir saldırıyı engeller. İlk filmimiz bu şekilde biter.

İkinci filmimizde ise Tony kimliğini açıklamış bir kahraman gibi görülmektedir. Kalbi yerine kullandığı ve yaşamasını sağlayan nükleer cihaz kendisine bir yerde hayat verirken bir yerde de onu zehirlemektedir. İkinci filmde ise düşmanı hem rakip şirket hem de Ivan Vanko adında bir Rustur. Ivan Vanko’da bir zırh geliştirerek Iron Man’a saldırmıştır. Elbette bu suçlu yakalanmıştır ancak rakip şirket sayesinde kendi işlerinde kullanılmak üzere kaçırılmıştır. Ivan Vanko bu durumu kendine çıkar olarak görüp, geliştirdiği robot askerleri kendisi programlar ve Iron Man’a saldırır.

Bu arada ömrünün sonuna yaklaştığını düşünen, Tony ise iyice tehlikeli olmaya başlamıştır. Her şeyden vazgeçmiştir. Ancak ona dur diyen süper kahramanlar kulübü gibi bir kulüptür. Bu kulüp babası tarafından kurulmuş, dünyanın teknolojik gidişatına yöne vermek için oluşturulmuştur. gurup kendini kanıtlaması için Tony’e bir fırsat verir. Hayatını devam ettirebileceği bir elementin varlığından bahsederler ve bulmasını isterler.
Tony kendisini zehirlemeyen bu elementi, bulmak için babasının eski planlarından faydalanır. Tabi bu yeni bir element oluşturmakla eş değerdir. Bunu da başarır ve element vücudu ile uyum sağlar. Bu arada yeni bir hayata başlarken yeni kararlar da alır. Hayatı daha da düzene girmiştir.

Özel efektler ve aksiyon yönünden tatmin edici her iki filmde. Aksiyonu sonuna adar hissedebiliyorsunuz. Aksiyon bilim kurgu meraklıları için bire bir. Ancak Tony’nin babasında nasıl bir öngörü vardır ki, oğlunun hayatının bu elemente bağlı olduğunu bilir. Aklıma takılan noktalardan biri… Tabi filmde Scarlett Johansson ve Gwyneth Paltrow‘un olması büyük bir artı (şahsen diyeyim).
Yönetmen: Jon Favreau
Senarist: Justin Theroux , Stan Lee, Mark Fergus, Hawk Ostby
Oyuncular:
| Robert Downey Jr. | … |
Tony Stark
|
|
| Terrence Howard | … |
Rhodey
|
|
| Jeff Bridges | … |
Obadiah Stane
|
|
| Gwyneth Paltrow | … |
Pepper Potts
|
| Don Cheadle | … |
Lt. Col. James ‘Rhodey’ Rhodes / War Machine
|
|
| Scarlett Johansson | … |
Natalie Rushman / Natasha Romanoff
|
|
| Gwyneth Paltrow | … |
Pepper Potts
|
|
| Sam Rockwell | … |
Justin Hammer
|
|
| Mickey Rourke | … |
Ivan Vanko
|
|
| Samuel L. Jackson | … |
Nick Fury
|
Linkler:
Film bir bir belgesel gibi işlenmiş. Sanki yaşlanan günleri sizde Randy “The Ram” Robinson gibi yaşayarak görüyorsunuz. Bazen aynı duyguları hissediyorsunuz. Bir bakıma baktığınızda bir çöküşün filmi olan The Werstler için Aronofsky güzel bir oyuncu seçimi yapmış… Belkide seçme sebebinin başında da Mickey Rourke‘un ayni duyguları yaşmış olması. Mickey Rourke belki de kendi içinde bulunduğu “düşüşü” anımsattığı için bu kadar güzel oynamış bu rölü… Belkide bu film kendisi için yeni bir başlangıç yada son olacak ama oyunculuğunun hakkının yenilmemesi gerekir. Filmi izledikten sonra neden akademi ödüllerinde “neden en iyi film kategorisinde yer almadı” diye bir soru sormadım değil. Şöyle bir düşündüğümde, The Curious Case of Benjamin Button‘dan daha iyi bir film diyebilirim. (filmleri izledikçe karar değiştiriyorum bende ama gerçekten daha iyiydi
Ne dene bilir ki? Sırandan bir konu bu kadar güzel ve oyunculukla insana yedirilir ve bu kadar güzel haz verilir. Aronofsky bunu yine başarmış… Doğru yolda ilerlediğine hep emin olduğum bir insandı zaten. Tek üzüntüm beklediğimin dışında bir yapımla karşıma çıkması oldu… Ama yinede etkileyici sahnelerden yoksun bir film değildi. Mesela Randy’nin kasap reyonuna çalışmak için girerken arkadan alkışların duyması mükemmel bir duygu bırakıyordu insanın üzerinde. Peki ya Marisa Tomei‘nin oyunculuğu ve dansları. Bir erkek olarak hayranlık uyandırdı üzerimde…- Mickey Rourke — Randy “The Ram” Robinson
- Marisa Tomei — Cassidy / Pam
- Evan Rachel Wood — Stephanie Ramzinski
- Todd Barry — Wayne
- Ernest Miller — Bob / “The Ayatollah”
Linkler:
http://www.thewrestlermovie.com/
http://www.imdb.com/title/tt1125849/
http://en.wikipedia.org/wiki/The_Wrestler_(2008_film)
http://2009.ifistanbul.com/filmler/the-wrestler.aspx



