Posts Tagged ‘Matthew McNulty’

Filmin birincisini izlediğimi hatırlamıyorum ama eğer birincisi de ikincisi kadar kötü ise ben izlemeyeyim. Filmin yönetmenliğini Martin Barnewitz yapmış. Bu arkadaşın hiç bir filmini izlememişim. Tabi bu filmin ikincisi olunca insan kimin yazdığını merak ediyor. Senaristi ise Todd Farmer. Todd Farmer ise tanıdık bir isim. En azından yazdığı filmler içerisinde tanıdık bir tane  var: My Bloody Valentine. Zaten bu filmi de izledikten sonra kanım senaryo yazabilen herkese ABD’de senaryo yazdırdıklarıdır. Zaten yakışıklı adamdan yazar mı olur canım…

Özelliği olmayan klasikleşmiş sahnelerin toparlanması ile yapılmış bir film. Özgün bir hikayesi yok. Gerçi hikayesi de yok. Yani amaç ne belli değil. Ne oluyor ne bitiyor fark etmiyorsunuz. Final oldu bittiye getirilmiş. Mesaj nedir, korkuluk mesajcı mıdır, hiç bir şey belli değil. Eh korku filmiyi korkmayı bekliyorsunuz o da yok… Birileri ölüyor hadi onu görelim diyorsunuz o da yok… Yani filmde yok… hiç bir şey yok…

John komşunun karısını dikizlerken...

John Rollins, dini inançlarını sorgulayan bir kişidir. Hatta eski bir alkoliktirde. Yaşadığı köyde küçük bir tarlası vardır. Burada da mısır yetiştirmektedir. Borcu gırtlağına kadar varmıştır. Ancak tarlasına kargalar dadandığı için hiç bir ürününü yetiştiremez. Tabi bu durum ailesi ile arasındaki bağlarında gerilmesine sebep olur. John hangarında eski bir korkuluk bulur ve bunu tarlaya diker…

Ertesi gün tarlaya baktığında tüm kargaların ölmüş olduğunu görür. Sonra tarlasını tekrar eker. Bir süre sonra çok iyi mısırlar almaya başlar bu değişime inanamaz. Ancak garip rüyalar da görmektedir. Korkuluğu dikmesi ile birlikte, yan tarlaya da karavanda yaşayan bir komşu gelir. Bu komşular nereden çıktı ne oldu nasıl olayla ilişkilendiler hatırlamıyorum.

komşu ve karısı...

Eh tabi ürünler iyiye gitmeye başlıyor ama John’un etrafında garip ölümlerde oluyordur. Her ne kadar ölümler kazaymış gibi gözükse de son anlarını o evin yakınlarında geçirmeleri tuhaf bir görünüm oluşturuyor elbet. John bu işin korkuluk tarafından yapıldığını anlıyor ve korkuluğu kaldırıyor. Ancak ertesi gün korkuluğu tekrar yerinde görünce olaylar karışıyor. Bu kez korkuluk ailesine dadanıyor. John ailesini korumak için savaşa başlıyor.

ve sevgili korkuluğumuz...

Bu arada John korkuluk sayesinde baştan çıkarak yeni komşunun güzel karısı ile birlikte oluyor. Zaten sonra anlıyor ki bu korkulukla bunların bir ilgisi var… Eh final de mutlu son…

Oyuncular:

Norman Reedus John Rollins
Heather Stephens Mary Rollins
Claire Holt Lindsey Rollins

Richard Riehle Jude Weatherby
Darcy Fowers Miranda Weatherby
Matthew McNulty Sheriff Milton

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1299653/

http://www.sinemalar.com/film/39102/The-Messengers-2the-Scarecrow/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /