Posts Tagged ‘Kwon-taek Im’

Film geleneksel bir Kore aşk hikayesinin yine geleneksel Kore oyunu ile anlatılmasıyla hayat buluyor. Bir davulcu ve bir pansori sanatçısı ile başlayan hikaye beş saat kadar sürüyor. Tabi bizim filmimiz bu kadar uzun değil. Filmin ilk başlarında bizde de çok olan gençlerin eskiye olan meraksızlığı filmde de ele alınmış. Bir grup gencin salona gelmesi ile başlayan hikayede gençler beş saatten ve sıkılmaktan bahsetmekte… Ancak arkadaşlarının ısrarı ile filmde kalıyorlar. Biz de onlar kalıyor diye filmi izlemiş oluyoruz.

Sanatçı anlatımını şarkılarla destekliyor. Betimlemeler tek kelime ile mükemmel. Bazen iç sesleri çıkıyor ortaya yorumlar yapıyor. Bazen ise sessiz kalıp olan bitene bırakıyor bizi…
Biz onları izlerken birden kendimizi hikayenin içinde buluyoruz. Bu anlatımla daha önce “Dolls”ta karşılaşmıştık aslında. Geleneksel bir hikayenin de bu şekilde olması gerçekten çok güzel olmuş.

Film tam anlamıyla görsel bir şölen sunuyor bize. Dönem kıyafetleri, mekan tefsirleri oldukça başarılı. Aynı derecede oyunculukta. Zaten insanı çok zorlayacak bir oyunculukta yok zaten. Ancak dönem filmi olarak başarılı bir film olmuş. Tabi beş saatlik bir hikayeyi kısaltınca biraz eksiklikler olmuş ama pek göze batmıyor.

Gelelim hikayemize. Aslında hikayemiz çok basit bir hikaye. okumuş-cahil, zengin-fakir, alt sınıf- üst sınıf arasındaki bir aşkı anlatıyor. Bunların hepsi hikayede var ve tek bir aşkın çevresinde dönüyor. Üstüne üstlük kızımızın annesi eski bir geyşa olduğu için kızı da geyşa muamelesi görüyor.

Film direk kestirme bir şekilde olayları dolandırmadan önümüze getiriyor hikayeyi. Annesi eski bir geyşa olduğu için yasalara göre kendisinin de geyşa olması beklenen Chunhyang bir akşam üstü gönlünü, bölge valisinin oğlu Mongryong Lee’ye kaptırır. İki aşık gizlice evlenirler. Mongryong Lee’nin babasının tayini üzerine Seule gider. Burada da devlet sınavına girecektir. Chunhyang köyünde kalır ve onu bekler. Aradan yıllar geçer.
Bölgeye yeni atanan yeni valinin ilk işi büyün geyşaları toplamak olur. Tabi listede Chunhyang’da bulunmaktadır. Chunhyang oraya gitmez ancak vali onu zorla getirtir. Chunhyang valinin tüm isteklerini reddeder ve kocasına olan sadakatini tekrarlar durur. Ancak vali durmak bilmez emrine itaat etmediği için onu türlü işkence ile cezalandırır. Hatta ölüme bile gider sonu.

Tabi ki ölmez. Hikaye olması gerektiği gibi mutlu sonla biter. Ama araya iliştirmek lazım ki, film, anlatılan bu masal sadece bir aşk hikayesi değil, dönemin adalet sisteminin ve ayrımcılığında anlatıldığı başarılı bir yapımdır.

Yönetmen: Kwon-taek Im

Senaryo:

Sang-hyun Cho
Hye-yun Kang
Myung-gon Kim

Oyuncular:


Hyo-jeong Lee Chunhyang Sung
Seung-woo Cho Mongryong Lee

Sung-nyu Kim Wolmae

Hak-young Kim Pangja

Jung-hun Lee Gov. Byun Hakdo

Linkler: http://www.imdb.com/title/tt0245837/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /