Posts Tagged ‘Kundo Koyama’

2008 yılında en iyi yabancı film Oscarı almış film. Öyle ki Oscar jürisi Amerikan filmlerinde gösteremediği başarılı jüri örneğini yabancı film Oscarlarında göstermiş ve takdirimi almıştır. Gerçi Japon sinemasına 2008 itibariyle bir göz atarsak en iyi filmlerinden biri diyebiliriz.

Filmi bu şekilde iyi kılan ise ölüm gibi ağır bir konunun rahatsız etmeden ekrana yansıtılmış olması. Tabi burada yönetmenin ve oyuncuların mükemmelliğine değinmekte fayda var. Hem hikaye, hem yönetim hem oyunculuk, yani film bütünüyle başarılı…

Kahramanımız Daigo çello sanatçısı müzik tutkunu bir gençtir. Tek hayali iyi bir çello virtüozu olmaktır. Hatta bunun için parası yetmemesine rağmen yatırım bile yapar. Ancak çalışmış olduğu orkestranın kapanması ile bilikte bütün hayalleri de suya düşer. Para kazanması gerekmektedir ancak büyük şehirde bunu nasıl yapar bilemez.

Ani bir kararla doğduğu kasabaya dönemeye karar verir. Karısı ona karşı çıkmaz ve peşinden gelir. Ancak kasabada yapacak işi yoktur. Bir süre sonra iş aramaya başlar ve bir ilan üzerine görüşmeye gider. Gazetede verilen ilandan bir tur rehberi olduğunu anladığı iş aslında cenaze merasimciliği olduğunu anlayınca ilk başlarda bu işe pek yanaşmaz. Ancak patronunun hemen avans olarak verdiği para onun bu işe katlanmasını nedenidir. Zaman geçtikçe işe alışır.

Film aslında bir usta çırak ilişkisini gözler önüne getirmekle beraber, ölümün yüceliğini de gözler önüne sermiş. Bir kaç dakika sonra ölünün yanacağını bile bile ona yapılan merasim ve makyajlar sanki diğer dünyanın kapısına yaklaşma izlenimi uyandırıyor bizde. Film bu ağır konular eşliğinde diğer yan konuları da kapsıyor tabii Aile ilişkileri çevre ilişkileri ve mesleğin kişileri şartlandırması bunlardan bir kaçı sadece. Film güzel harmanlanmış Her ne kadar anlatılanlardan kasvetli bir film imajı çıksa da aslında bir o kadar da eğlenceli bir film.

Tabi bu kadar olumlu özelliği rağmen olumsuz tarafları var mı? Elbette var anlam veremediğim bir kaç sahne sanki filmin güzelliğine biraz çizik atar gibi ama filmin geneline göz attığımızda küçük kalıyor…  Filmin finali ise yine etkileyici. Sürekli bu mesleğin kendisine annesinin cenazesine gitmemesinden dolayı ceza olduğunu düşünen Daigo finalde uzun zamandır görmediği babasının cenaze merasimini yapar. Burada aslında es geçilmemesi gereken bir konu ise diğer cenaze merasimcilerinin ölüye saygıda bulunmadıkları ve sadece para için bu işi yapmaları.Bu sebepten aslında usta çıraklık ilişkisi bir mesleği öğrenmekten çok bir sanatı öğrenmekle eş değer.

İzlenmesi gereken bir film…

Yönetmen: Yôjirô Takita
Senarist:Kundo Koyama

Masahiro Motoki Daigo Kobayashi

Tsutomu Yamazaki Ikuei Sasaki

Ryoko Hirosue Mika Kobayashi
Kazuko Yoshiyuki Tsuyako Yamashita
Kimiko Yo Yuriko Kamimura
Takashi Sasano Shokichi Hirata

Linkler

http://www.imdb.com/title/tt1069238/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /