Posts Tagged ‘Kim-ki Duk’

Festivalin tek Kore filmi olma özelliğine sahip Yeong-hwa-neun yeong-hwa-da. Aynı zamanda da en iyi filmlerinden biri olma özelliğine sahip. Filmde Ki-duk Kim parmağı görüyoruz kendisi senaryo yazımında yer almış. Zaten bu ismi duyduğumuz anda filmin boş olmayacağı aşikar. Ama cidden ben bu kadar iyi bir film beklemiyordum. So Ji-sub biraz daha oyunculuğu ile büyüyor gözümde. Ne demeli ki…

Film sadece So Ji-sub’dan ibaret değil tabi. Diğer oyunculuklarda takdir edilecek düzeyde, müzik ve görsellik takdire şayan. İzlediğim en iyi aksiyon filmi olmasına rağmen birbirini kovalayıp dövüşen adamlardan çok farklı bir seviyede. İçi en dolu aksiyon filmi diyebiliriz ki insanın kendileri ve hayatla yüzleşmesi çıkıyor ortaya…

Senaryo gayet başarılı bir şekilde kurgulanmış. Yer yer durağan olması, sıkmaktan çok karakter psikolojisini tatmanıza yardımcı oluyor. Başarılı bir konu, başarılı bir film çıkmış ortaya. Eh Kore’de kazandığı ödüllerle bunu pekiştirmiş…

Film azılı bir gangster olan Gang-pae ile ünlü film yıldızı Soo-ta’nın hikayesini anlatıyor. Gang-pae aslında film yıldızı olmak isteyen bir gangsterdir. Bir gün sevdiği aktör Soo-ta ile yolları kesilince ikisinin hayatıda değişir. Soo-ta yeni bir aksiyon filmi projesindedir. Yönetmen yıllardır bu film üzerine çalışmış çok etkili bir yapım olacaktır. Ne yazık ki Soo-ta’nın asabiyeti ve karşıdaki oyuncuları hastanelik etmesi, filmin işleyişini sekteye uğratır.

Soo-ta asabiyetinden dolayı tüm hayranlarından nefret toplar, elinden her şey birer birer gitmektedir ve filmin devamı için hiç bir aktör onunla kamera karşısına geçmek istemez. Soo-ta’nın aklına tam bu sırada aktör olmak isteyen Gang-pae gelir.

Gang-pae, Soo-ta’nın teklifini kabul eder ancak bir şartı vardır. Filmdeki final dövüşünün gerçek olması gerekmektedir. Senaryoya aykırı olarak, kazanan, ayakta kalan galip olacaktır. Soo-ta başta buna karşı çıkar ancak hayatındaki her şeyi kaybederken bu teklifi kabul eder. Fİlm çekimleri başlar… Tabi Gang-pae’nin uğraştığı işlerde acımaya yer yoktur ancak bu filmde oynamak onun hayat hakkındaki tüm gerçeklerini değiştirir.

Film içerisinde her iki karakterinde psikolojisi çok iyi yansıtılmış. Final sahnesi görüntüler çok başarılı… İzlenmediği taktirde büyük kayıplara uğranacak bir film…

Yönetmen: Jang Hoon (장훈)

Senaryo: Kim Ki-duk (김기덕), Ok Jin-gon (옥진곤)

Oyuncular:

So Ji-sub 소지섭 – Lee Kang-pae (이강패)

Kang Ji-hwan 강지환 – Jang Soo-ta (장수타)

Hong Soo-hyeon 홍수현 – Kang Mi-na (강미나)

Ko Chang-seok 고창석 – Yönetmen Bong (봉 감독)

Linkler:

http://2010.ifistanbul.com/tr/Movie/yeong-hwa-neun-yeong-hwa-da

http://www.imdb.com/title/tt1345734/

http://www.hancinema.net/korean_movie_Rough_Cut.php

- Bi-mong – 비몽

Aslını söylemek gerekirse Ki duk-kim filmografisine bakarsak bu filmin diğerlerine kıyasla pekte üst seviyede olduğunu söyleyemem. Kim-ki Duk’un filmlerini tamamlamadığı az görülmüştür ancak bu film konu olarak çok dağılmış ve tam olarak ta toplanmammış bir film. Ama her Kim-ki Duk filmi gibi yine mükemmel görselliğe ve müziklere sahip.Beklentiyi karşılamaya yetmeyen film için bu da ayrı bir teselli oluyor…

Bir çok filminde rastlayacağımız sevenlerin bir olması teması bura da da işlenmiş. Yada fark etmeden sevgiye nasıl ulaşacağımız. Siyah beyaz arasındaki fark yani ying-yang olgusu gözümüze sokularak işlenmiş. Yönetmen bu filmde biraz da seyirciye oynamış bu kez. Çünkü filmin her sahnesi seyirciyi esir almakla uğraşıyor. Bu da Kim-ki Duk’un minimalist sinemsından taviz vermesine yol açmış. Ama her şeye rağmen etkileyici.

Film Jin’in rüyaları ile başlar. Jin rüyasında bir arabaya çarptığını ve olay yerinden kaçtığını görür. Rüya o kadar gerçekçidir ki Jin dayanamaz olayın geçtiği yere gider. Gerçekten de bir kaza olmuştur. Polisi izleyerek kazayı yapanı bulur. Kazayı yapan Ran’dir. Jin, Ran hakkında biraz araştırma yapınca onun uyur gezer olduğunu öğrenir.

İlerleyen zamanlarda anlarlar ki Jin’iın rüyasında gördüğünü Ran uyurken yapmaktadır. Bu sebeple Ran nefret ettiği sevgilisini her gece görmeye gider istemeyerek te olasa. Tabi rüyaların ve kıskançlığın önüne geçilmez. Jin bir gün rüyasında eski sevgilisini öldürürken görür tabi bunla eş olarak  Ran da eski sevgilisini görür ve öldürür. Bu sebepten hapse girer. Jin kendini suçlu hisseder ama kimseye bu durumu anlatamaz. Ran bir akıl hastahanesine kapatılır. Jin ise uyumamak için elinden geleni yapar.

Finaldeki intihar sahneleri ise tartışılır. Ran’ın altına yatmış olan Jin in eski sevgilisi gerçekten deli midir? Tartışılır ve kafa kurcalayan sahnelerle dolu film izlenmesi gerekenler arasında. Ancak dediğim gibi de diğer Kİm-ki Duk Filmlerine oranla sönük kalmış biraz… Müzikleri ise kesinlikle mükemmel…

Oyuncular:

Jô Odagiri Jin
Na-yeong Lee Ran

Mi-hie Jang Doktor
Tae-hyeon Kim Ran’ın eski sevgilisi
Ji-a Park Jin’in eski sevgilisi

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1165253/

http://www.sinemalar.com/film/23447/Ruya/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /