Posts Tagged ‘Julia Fair’

Bu filmi nasıl anlatmaya çalışşam. Filmimiz tek mekan da çekilen filmler kervanına katılmış, korku, bilim kurgu, gerilim türleri arasında gidip gelen, beni pekte etkilemeyen bir film…

Tek mekanda çekiliyor dedik ya, mekanımız da bir süpermarket. Sıradan bir gündür. Çok çalışan çocuklarımızdan biri mesaiye kalır tabi hoşlandığı da bir kasiyer vardır. Bu arada bir kaç silahlı kişi içeriye girer. Bu kişilerin amacı ilk başta her ne kadar soygun olarak düşünsekte, soygun yapmak değildir. Medyuma benzer bir kişi insanlara dokunarak onları elemektedir.

Tabi marketin içinde de her zaman olduğu gibi kahraman bir polis vardır. Bu plis ekibe haber verir ve kahramanlık yapmaya yeltenir. Arada bir çatışma çıkar. tabi polis hakkın rahmetine kavuşurken yanında medyumvari çocuğumuzu da götürür. Marketi basan adamlarımız, aradıklarını bulmak için teste girişirler…

Bu test orada bulunan insanların küçük parmaklarını kesmekten geçer. Bu arada polis market dışında mevziye yatmıştır. Kontrol edilen rehineleri adamlarımız dışarıya gönderir. Kalanlar ise teste tabi tutulur… Bu arada polis rehin alan şahısların arabasını bulur ve arabadaki kayıtları incelemeye başlar… Gördüklerine inanamazlar… tabi markette kasiyet olan güzel kız da polis uzlaşmacısından başkası değildir… Arada sıkı bir pazarlık başlar…

Bu arada market içinde insanlar bir yaratığın saldırısına uğrar. Anlarız ki bizim elemanlar bu yaratıkların krallarını aramaktadırlar… Bunlar da insana benzemektedir… Tabi yanlış kartlar yanlış yöne oynanır… Bulunan kral aslında kral değil beklenmedik biri çıkar… Film bana genel olarak Rodrigez’in The Facultysini hatırlatmadı desem yalan olur… Hatta onun devamı yapılmaya çalışılmış gibi birşeydi… Kralın kız çıkması, hikayenin işleyişi… Tabi ona göre daha durağan bir film çıktı karşımıza…

Eh şimdi izlesekte olur izlemesekte olur tadında bir film… Çok şey kazandım mı? hayır. felsefik yanı var mıydı? hayır. gerdi mi? hayır. korkuttu mu hayır?

Yönetmen: Ben Rock

Senaryo: Julia Fair, David Simkins

Oyuncular:

Carlos Bernard Aaron Ritter
Mathew St. Patrick Seth Steadman
Rockmond Dunbar Kane
Courtney Ford Sterling
Jeffrey Licon Benny
Samantha Streets Whitney
Derek Basco Manny
Bonita Friedericy Charlotte

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0996979/

http://www.sinemalar.com/film/27710/Alien-Raiders/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Drive
The Chronicles of Narnia :Prince Caspian
Neverland
Gantz
The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]
  • Cümleler… 27 Ocak 2012
      Akşama doğru kurduğum bütün cümlelerin sayısı yüz elliyi geçmez. Bunla övünmüyorum elbet. “Cümle vardı da biz mi kurmadık” demek geliyor içimden, en tiksinç maskemi takınarak. “Neye cümle?”, “kime cümle?” asıl soru.   Normal bir şekilde konuşabilir miyim? Yani cümlelerim iş Türkçesinin dışına çıkabilir mi? Bir prova alsam en derinden…   İlk kez sahneye çık […]
  • 2605 (bu nasıl bir başlık, başlık olmasın desek? reva mı? insan en azından ilk cümleleri başlık olarak atar.) 26 Ocak 2012
      Başlık yapılacakların listesi olacaktı. Ancak yapılmayacakların listesi o kadar uzundu ki arasından yapılacakları çıkartmak, ipliği iğnenin deliğine sokmak (şu yaşlarda biraz zorlaşıyor), iğne atsan yere bulunmayacak kadar zordu. İğneyi bulamamak için kalabalığa da ihtiyacınız yok aslında. He işin başı dikkat. Yani o kadar zor değil iğneyi bulmak ama bulmu […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /