Posts Tagged ‘Jim Carrey’

Jim Carrey‘den yine başarılı bir film karşımızda. Zaten filmde Jim Carrey‘nin olması filmin izlenmesi için ayrı bir sebep zaten. Oyuncu kadrosunun içerisinde bir de Carla Gugino‘yu görmek beni ayrı bir sevindirdi. Ama filme genel açıdan baktığımızda eğlenceli olmasıyla birlikte, eksik bir film.

Artık görüyoruz ki Jim Carrey eski komedi filmlerindeki performanslarını gösterecek filmler sergilemiyor. Zaten kendisinden beklediğimizde karakterler oyunculukları ancak Mr.Poppers Penguins gibi komedi, duygusal arası filmlerde de onu görmek mutluluk verici. Şimdi dağılmış konuyu toparlamak gerekirse bu film oyuncuların performansı altında bir film olarak karşımıza çıkıyor.

Hikaye klasik öğelere dayanıyor. İşine odaklanmış hırslı bir adam, eşinden ayrılmış, çocukları bir oraya bir buraya savruluyor. Tabi işine olan bağlılığından ötürü, çocuklarını da ihmal etmekte. Günün birinde babasının öldüğü haberini alır ve miras olarak ona bir penguen bırakır. Mr.Poppers bu pengueni ne yapacağını düşünürken kargonun içerisinden çıkan mektubu da düşürür. İşin ilginç tarafı ise bu mektubu evin o kadar su almasına karla buzla kaplanmasına rağmen bulunamaması sapa sağlam filmin sonunda dek sormasıdır.

Tek penguen Mr.Poppers’in evini darmadağın etmiştir. Akabinde gelen diğer penguenler ise onu şok eder. Penguenlerin rahatı için Mr.Poppers evini buzhaneye çevirir. Bu arada tabi penguenler yüzünden çocukları ile arası da düzelmiştir. Ailesini tekrar bir araya toparlamaya başlamıştır.

Ancak Mr.Poppers’ın bu duygusallığı işine sekte uğratmaktadır. Yapması gereken bir iş vardır. Şehirde tek ayakta kalmış eski bir restoranı satın alması lazımdır. Ancak orada Mr.Poppers’in babası ile olan hayalleri de vardır. Mr.Poppers arada derede kalmıştır. Tabi bu arada penguenlerde kötü niyetli hayvan bakıcısı tarafından kaçırılır.

Mr.Poppers ve ailesi hatta yeni sevgilisi ile birlikte tatile çıkmaya teşebbüs eden eski karısı ile birlikte bir operasyon yaparak penguenleri kurtarmaya soyunur. Operasyon başarı ile sonuçlanır. Akabinde, Mr.Poppers ailesini tekrar bir araya toplar. Tabi, bu sırada yumurtlayan penguenlerle birlikte, yeni yumurtaları bekler ve onları ait oldukları yere geri götürür.

Son olarak kahkahalara boğmasa da izlenecek eğlenceli bir aile filmi Mr.Poppers Penguins. Bir pazar sabahı için bire bir. Bu arada film roman uyarlamasıymış. İyi bir uyarlama mı tereddütteyim.

Yönetmen: Mark Waters

Senarist:

Sean Anders
John Morris
Jared Stern
Richard Atwater roman
Florence Atwater

Oyuncular:

Jim Carrey Mr. Popper
Carla Gugino Amanda
Angela Lansbury Mrs. Van Gundy
Ophelia Lovibond Pippi
Madeline Carroll Janie
Clark Gregg Nat Jones

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1396218/

http://www.popperspenguins.com/

Lemony Snicket takma adını kullanan yazar Daniel Handler tarafından yazılıp Brett Helquist tarafından resimlendirilen bir roman uyarlaması olan A Series Of Unfortunate Events beyaz perde de 2004 yılında Brad Silberling yönetmeliğinde can bulmuş. Film her ne kadar adını çok duyurmuş olmasa bile oyuncu kadrosu pek bir geniş… Film zaten onlar için bile izlenilebilir.

Film serinin ilk üç kitabını kapsamakta. Film oldukça eğlenceli ve izlenebilirken, devamının gelmemesi hayal kırıcı. Sanıyorum bunun sebebi gişede başarısız oluşu. Jim Carrey‘nin oyunculuğu filmi götüren tam bir lokomotif, ancak a’dan z’de diğer oyuncuları da unutmamak lazım.

Klaus, Violet, Sunny iç kardeştir. Her birinin ayrı bir özelliği vardır. Violet küçük bir dahi, Klaus tüm kitapları okumuş bitirmiş biri, en küçükleri olan Sunny ise güçlü dişlere sahip, küçük bir afacan. Bu üç kardeş yetim kalır ve evleri yanar. Çok uzak akrabaları olan Kont Olaf bin bir dalavere ile mirasa konmak için bu üç yetimi evine alır.

Ancak Kont Olaf bu üç çocuğa çok kötü davranmaktadır. Yetimler Kont Olaf’tan, kurtulur ve diğer akrabalarının yanına giderler. Ancak hiç tanımadığı akrabaları ile tanışırken bir gizemin ardından da sürüklenirler. Anne ve babalarının bilmedikleri yönlerini öğrenmeye başlarlar.

Yetimler, akrabalarını gezip bilinmeyenleri öğrenirken Kont Olaf’ta onların yakasını bırakmaz. Türlü maceraya atılmalarına sebep olur. Film oldukça eğlenceli. Filmi yıllar önce televizyonda izlemiştim geçtiğimiz gün elime geçince yine zevkle izledim. Zaten başta da dediğim gibi oyunculuklar yeterli, izlemek için.

Yönetmen: Brad Silberling

Senarist: Robert GordonDaniel Handler (kitaplar)

Oyuncular:

Cast overview, first billed only:
Jim Carrey
Count Olaf
Liam Aiken
Klaus
Emily Browning
Violet
Kara Hoffman
Sunny
Shelby Hoffman
Sunny
Jude Law
Lemony Snicket (ses)
Timothy Spall
Mr. Poe
Catherine O’Hara
Justice Strauss
Billy Connolly
Uncle Monty
Meryl Streep
Aunt Josephine

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0339291/

http://www.unfortunateeventsmovie.com

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /