Posts Tagged ‘Jack Black’

Filmin bir masaldan uyarlandığını herkes bilir. Bunu göz önünde bulundurursak, film aslında çocuklar için biçilmiş kaftan. Tabi bizim gibi çocukları da katarsak eğlenceli bir film. Aslında bakıldığında konusundan başka iyi bir şeyi yok. Eh konusu da çocukluğumuzdan beri çeşitli varyasyonlarla bildiğimiz bir konu olunca bu film bize ne verecek diye düşünüyoruz.

Tabi bu düşüncelerimizde haklıyız. Bu konuyu kim çekerse çeksin, kim oynarsa oynasın zaten iyi ve eğlenceli olacaktır. Bu filmde iyi, eğlenceli bir film. Ancak sıradan bir film. Hikayede ne masalsı bir anlatım, ne hayrete düşeceğimiz bir yorum ekleme, ne de güzel oyunculuklar var. Her şey sıradan her şey bildiğimiz gibi… Belkide onlarca kez çekilmiş bir filmin birebir kopyası gibi.

Film sinemalarda 3D yayınlanmış. Ben sinemada izlemeyenlerdenim. Ancak bu çekim açılarını gördükten sonra kesinlikle 3D’lik bir film olmadığına kanaat getirdim filmde o etkiyi yaratacak bir tek sahne bile yok. Yani filmin 3D olmasının da bir esprisi yok. Diyaloglarda sıradan olunca sıradan bir film olmaktan kurtulamıyor.

Lemuel Gulliver derginin posta dağıtımında çalışmaktadır. Sessiz sedasız kendi halinde biridir ve bir kaç yıldır editör olan Darcy’e aşıktır. Ancak aradaki sınıf farkı sebebi ile ona bir şey diyemez. Günlerden bir gün onun altına çalışmaya bir eleman alınır. Gulliver artık bir basamak yükselmiş ve müdür olmuştur. Ancak birden yeni başlayan elemana gelen terfi mektubu ile yıkılır. Gözünü karartır ve Darcy’e gider, ancak konuşamaz ve kapıdan geri döner. Bu sırada Darcy onu görür ve çağırır.

Muhabbet esnasında Gulliver, Darcy’e iyi gözükmek için yalanlar söyler tabi. Bu arada Darcy yeni bir gezi yazısı için eleman almaktadır. Gulliver kendini kurtarmak için başvurmak istediğini söyler. Darcy, ondan örnek bir yazı ister. Gulliver ise oradan buradan derlediği yazıları alır Darcy’e verir. Darcy yazıyı beğenir ve bu yazı için Gulliveri seçer.

Gezi Bermuda Şeytan Üçgenine yapılacaktır. Gulliver yola çıkar. Bir yerden sonra kendisinin tekneyle gitmesi gerekmektedir. Her şey iyidir ancak Gulliver uyuya kalınca rotası değişir bir fırtınanın ortasında kalır. Gözlerini açtığında ise sahilde bir yerde küçük insanlar tarafından yakalanmıştır. Bu insanlar ona yaratık derler ve hapsederler. Taki bir gün yangın çıkıp, Gulliver yangını işeyerek söndürene kadar. O saatten sonra Gulliver çok gözde olur.

İnsanlara kendi dünyasında yaşadığı maceraları anlatır her bir kahramanı kendidir. Bu küçük insanlara yeni bir soluk getirmiştir. Onların hayat akışlarını değiştirmiştir resmen. Tabi her şey böyle güllük gülistanlık değildir. Kraliyet komutanı kendisine sinir olmaktadır. Onun yüzünden evleneceği prenses bile ondan uzaklaşmıştır. Düşman ile ittifak kurar ve Gulliver’i devirmeye çabalar. Bu arada Gulliver’in bilim kurgu dergilerinden birini bulur ve orada verilen tarife göre robot yaparlar.

Gulliver’in rakibi artık bir robottur ve haliyle yenilir. Bu ülkeden sürülür. Yenilirken de aslında anlattığı gibi biri olmadığını itiraf eder. Bu arada cep telefonu bulunur ve orada Darcy’nin kendisini aldattığı için peşinden geldiğini öğrenir. Çekmeyen bir telefonda sesli mesaj olması da ilginçtir tabi…Valhasıl Gulliver ülkeden sürülür sislerin olduğu bir adaya doğru yola çıkar bağlı bir şekilde. Oraya vardığında ise, devasa bir çocuğun oyuncağı olur. Küçüklerin adasındaki en iyi arkadaşı Horatio onu kurtarmaya gelir. Gulliver dönmek istemez ancak Darcy’in de adada olduğunu öğrenince buna kayıtsız kalamaz. Hatalarını telafi etmek ve onları kurtarmak için döner.

Elbetteki mutlu son. Soru işaretleri bırakacak bir çok sahne mevcut. Ancak masal edasına kendimizi kaptırdığımız için pek batmıyor ama bana batar diyenler için zor bir film olur.

Yönetmen: Rob Letterman

Senarist:

Joe Stillman
Nicholas Stoller
Jonathan Swift kitap

Oyuncular:

Jack Black Lemuel Gulliver
Jason Segel Horatio
Emily Blunt Princess Mary
Amanda Peet Darcy Silverman
Billy Connolly King Theodore
Chris O’Dowd General Edward

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1320261/

 

 

İzlerken büyük bir zevk aldığım, izleyenlerle muhabbetini edip izlemeyenlere ise izleme teşvikinde bulunduğum animasyonlardan birisi de Kungfu Panda. 5 Yıldan uzun süren yapım aşaması sonrasında bekleneni veren bir animasyon.
Po, hepimizin bir dönem hayran olduğu gibi konfu hayranıdır. Odasında en iyi dövüşçülerin resimleri asılı büyür. En büyük hayali usta bir kungfucu olmaktır. Ne yazık ki vücut yapısı buna elverişli olmadığı için kunfu yapmak onun çin bir hayalden öte değildir. Eli mahkum babasının erişte dükkanında vaktini kungu hayalleri kurarak geçirir. Babasının ise en büyük hayali oğlunun bu aile mesleğini devam ettirmektir.
Buraya kadar karşımıza çıkan sıradan bir gencin, hayalleri ve yapmak zorunda oldukları. 
Hikayenin diğer boyutunda Barış Vadisi’nin en yüksek noktalarında kendini vadiyi korumak için adamış kungfucu rahipler bulunmaktadır. Yazılan bir kehanete göre Barış Vadisi’ne çok güçlü bir düşman dadanacak ve barış ortamına son verecek tüm şehri yakıp yıkacaktır. Onu yenebilecek tek kişi ise seçilmiş kişidir. Herkes bu kişinin bu kungfu manastırının en güzide öğrencileirnden Öfkeli beşliden biri olacağını düşünür ancak küçük bir karışıklıkla bu seçilmiş kişinin Po olduğu ortaya çıkar. Haliyle manastırda kimse onu istememiştir. Hatta hocası bile ondan umudu kesmiştir.
Bu noktada Po’nun yemeğe karşı ilgisini fark eden hocası eğitimini bu yönde yoğunlaştırır. Gün gelmiş ve kötü Tai Lung kapıya dayanmıştır ve nun karşısında duracak tek isim ise Po’dur.
Gerek eğitim sahneleri, gerekse Tai Lung’nin hapishaneden kaçışı ve şimdi anlatmakla bitmeyecek bir çok güzel sahneyle Kunfu Panda kaçırılmayacak bir animasyon…
Yönetmen:
Seslendirenler:
Jack Black Po
Dustin Hoffman Shifu
Angelina Jolie Tigress
Ian McShane Tai Lung
Jackie Chan Monkey
Seth Rogen Mantis
Lucy Liu Viper
David Cross Crane
Linkler:
Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /