Posts Tagged ‘Ivo Tonchev’

2010 yılının ilk filmini b-movie seçerek, 2010′un b-movielerle dolu bir yıl olmasını hatta bu b-movielere benim de katkıda bulunmamı canı gönülden diliyorum. Gelelim filmimize. Adından da anlaşılacağı gibi filmimizin Türkçe meali “Sivrisinek adam”. Tabi yadırgamıyoruz. İnsana kara sineklerden bile yakın olan bu sineğin bir filminin olmaması ayıptı. Üstüne üstlük sineğin bile varken… Bu arada filmimizin Türkçe adını “Vahşi Değişim” seçmiş arkadaşlarımız…

Öyle aklınıza farklı bir şey gelmesin, Ray abimizin dönüşümden sonraki ilk karın doyurması bu... kıza acıdım sivri sinek soksa neyse de bu sokunca...

Ray Erikson abimiz azılı bir katildir. Eh tabi adalet yerini bulmuş, içeriye de tıkmışlardır kendisini. Hatta müebbeti, onu da geçtim idamı vardır… Bu arada şehirde ölümcül bir hastalık yayılmaktadır. Hastalığın virüsü kendini yenileyip önlenemez duruma gelmiştir. Bu hastalığın en büyük yayılma nedenlerinden biri ise sivrisineklerdir. Hatta tek sebebidir. Bu sebeple bir ilaç firması bu hastalığın giderilmesi için yeni bir ilaç üzerinde çalışırlar. Amaçları bu hastalığa bağışıklı sivrisinekler üretmektir.

Sivrisineğimiz gönüşmekte olan karşı cinsi ile karşı karşıya... her ikisinin de amacı farklı tabii...

Tabi durum böyle olunca yapılan bu ilaçlar için bir deneğe ihtiyaç vardır. Denek ise zaten, ölüme kucak açmış Ray Erikson abimizden başka birisi değildir. Ama tabi olaylar istedikleri gibi gelişmez. Ray onların elinden kurtulur. Güvenliklerle ve polislere iyi bir çatışmaya girer. Burada tam da bu proje üzerinde çalışan Dr. Jennifer Allen’i rehin almaktan alı koyamaz Ray. Birden bire kendilerini bu kaçış arasında bu ölümcül virüs ile uğraştıkları yerde bulur. Yer diyorum koca bir alanda etrafı naylon poşetlerle çevrili bir laboratuardan başka bir yer değildir bu arada çatışma devam eder. Dr. Jennifer kendini korumak amacı ile laboratuarı patlatır. Tabi laboratuar havaya uçunca bütün ilaçlar dnası ile oynanmış enzimler bu iki kişinin üzerine dökülür.

Doktorumuz dönüşmeye başlamış... Vah yazık daha insan sokacak duruma gelememiş... Burada anlamadığım neden doktorumuz sineğimizden kaçıyor, dönüşünce tam tipi olacak aslında... katil ya içi ısınmadı herhalde...

Bu patlamadan en büyük zararı alan, elbette Ray olur. Her yeri yanmış, üstüne üstlük deney farelerinden farkı kalmamıştır. Bu halde kendini toplar ve olay yerinden kaçar. Her yanı o yeşil maddelerden kaplanmıştır. Kendini de bir tuhaf hissetmeye başlamıştır. Bu arada Dr. Jennifer’da o yeşil maddeden nasibini almıştır. Ancak ufak bir parça…

Ray bin bir acı ile dönüşmeye başlar. Önce elleri ayaklaşır, sonra tüm vücudu değişir. Koskocaman devasa bir sinek olur… Bu kadar büyük bir sineği kimsenin görmemesi de cabası. Bu arada unutmamakta lazımdır ki, Dr. Jennifer’ın sevgilisi olayla ilgilenen komiserdir… Tencere kapak olayı yani…

Ablamız sineğini nereye gidiyorsun ulen der gibi yakalamış, bu erkeklerin işi zor vallahi, gidişat kötü...

Tabi kovalamaca başlar… Herkes Ray’in peşine düşmüştür ama görürler ki Ray eski Ray değildir. Ray insanların kanını içerken içgüdüsel olarak ta Jennifer’ın peşine düşmüştür. Neden mi? Çünkü Jennifer’in de dönüşüm süreci başlamış ve onların üremesi gerekmektedir. Bunu keşfeden komiserimiz hesaplaşmayı sevgilisinin yanında hastahanede yapar tabii, lakin muaffak olmamaz… Eh ben ayrıntıları vermeyeyim en iyisi…

işte "Vahşi DÖnüşüm" budur. bu şekilde olmalıdır...

Olaylar bundan ibaret sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bu sivri sinek bildiğiniz gibi değil. Süper kahraman gibi bir şey… En basitinden kurşun falan işlemiyor. Yani öyle böyle bir yaratık değil bu.

Yönetmen: Tibor Takács

Senaryo:

Kenneth M. Badish
Ray Cannella
Boaz Davidson
Michael Hurst

Oyuncular:

Corin Nemec Lt. Thomas Randall
Musetta Vander Dr. Jennifer Allen
Matt Jordon Ray Erikson / Mansquito (as Matthew Austin Jordon)
Patrick Dreikauss Detective Charlie Morrison
Jay Benedict Dr. Aaron Michaels
Christa Campbell Liz
Ivo Tonchev Arrogant Swat Member

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0430334/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /