Posts Tagged ‘Hello! Baby’

Uzun zamandır dizi yazmıyordum hazır açılışı yapmışken beklettiğim Kore dizisine de yer vereyim dedim. Aslında son dönemde izlediğim kore dizileri beni biraz hayal kırıklığına uğratıyor desem yalan söylemiş olmam. Belki çok iyi dizilerle k-drama hayatına yelken açmam buna sebep oluyor ve sıradan dizilerde ise böyle hayal kırıklığına uğruyorum. Hello Miss içlerinden biraz sıyrılıyor gibi gözükse de bekleneni tam anlamıyla veremiyor. Dizinin bir güzel yanı var ki eski Kore geleneklerine biraz da olsa ışık tutması. Birde dizinin yarı bölümüne kadar devam eden geçmiş zaman hikayeleri, aslında izlenilebilir cinstendi ancak hala bir anlam verebilmiş değilim neden olduğu konusunda…

Dizide hikaye biraz zorlama ilerliyor gibi geldi. Hani iş finale yaklaştıkça olan olacakta nasıl olsa kıvranışına giriyor hikaye yine final son on dakika içerisinde oluyor. Aslında eğlenceli bir film. Eğlenceli olmasına rağmen eski çizgiyi tutturamamış. Eski çizgi kıyaslamasına girerken, filmin başrol oyuncusu, Lee Da Hae‘nin diğer dizilerine kıyasla diyorum. Evet dizi eğlendiriyor ama ağızda kalıcılığı yok. Aşık olma ve aşkın ilerlemesi o kadar basit işlenmiş ki ne oldu ne bitti diyoruz. Kısaca değinelim hikayeye en iyisi…

Lee Soo Ha, Jae Ahn Lee ailesinin 38. torunu ve aynı zamanda aileye ait olan Hwa Ahn Dang malikanesininde sahibidir. Aynı zamanda geleneklerinin işlemesi için seçilmiş varistir. İşler hiç istediği gibi gitmemekte borçlar gırtlağı geçmektedir.Bu arada bazı şirketlerde malikaneyi almaya çalışmaktadır. Lee Soo Ha ne yapıp edip malikaneyi elinde tutmaya çalışmaktadır. Bir gün Hwang Dong Gyu adında yakışıklı bir genç malikaneyi almak için Lee So Ha’nın karşısına çıkar. Tabi Lee So Ha şiddetle bunu reddeder ve Dong Gyu’yu kapı dışarı eder. Hwang Dong Gyu TOP Group’un varisidir.

TOP Group’un sahibi ise eskiden Hwa Ahn Dang malikanesinde hizmetçi olarak çalışmış olan büyük babasıdır. Yaşlı adam son arzusunun Hwa Ahn Dang’da uyumak olduğunu söyler ancak yıllar önce işlediği suç yüzünden Hwa Ahn Dang’a dönmeye yüzü yoktur. Bu yüzden inatla Hwa Ahn Dang ‘ısatın almaları için torunlarına baskı yapar…

İki torun büyük babalarının arzusunu yerine getirmek için canla başla çalışmaya başlarlar. Ancak ölüm döşeğindedir ve ondan isteği kalan son günlerini Hwa Ahn Dang malikanesindeki özel yatakta geçirmektir. Bu nedenle Hwang Dong Gyu malikaneyi almak için çalışmalara başlar. Ancak Lee Soo Ha ve iki kuzen arasında git geller yaşanır. Lee Soo Ha, Hwang Dong Gyu karakterlerinin yanı sıra kuzen Hwang Chan Min ve eski arkadaş, kötü kadın rolündeki, Suh Hwa Ran hikayeyi hareketlendirenler.

Kısaca özetle, bir kadın kapışan iki adam ve bir kötü kadın hikayesi karşımızda. Tüm hikaye beklendiği gibi geliyor. Şaşırtma yok. Ancak eğlence yine var. Lee Da Hae mimiklerini tam anlamı ile kullanmamış. Belki de karakterin, eski ve oturaklı olması gerektiğindendir.
Beklenti olmadan izlenilebilir bir dizi…

Yönetmen: Lee Min Hong

Senaryo: Park Young Sook

Oyuncular:

Linkler:

http://wiki.d-addicts.com/Hello!_Miss

http://www.hancinema.net/korean_drama_Hello_v__Miss.php

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /