Posts Tagged ‘Dianne Wiest’

Pulitzer ödüllü oyundan uyarlanan Rabbit Hole, sadece Nicole Kidman‘ı izlemek isteyenler için, biçilmiş kaftan. Ama anlıyoruz ki artık Nicole Kidman‘da yaşlanmış. Bu filmde pek yaşlı gördük kendisini. Film geçtiğimiz Oscarlar’da adaymış. Filmi izlemesem haberim olmayacaktı. Zaten film doksan dakika sıkıntıdan başka bir şey vermiyor size.

Son dönemlerde çok karşılaştığımız modern zaman draması karşımızda. Zengin bir ailenin dört yaşındaki çocuklarının ölümünden sonra düştükleri psikolojik bunalımı anlatmaya çalışmış film. Anlatmaya çalışmış diyorum çünkü film bize bunu vermiyor. Ancak taktir etmem lazım ki film ABD yapımı olmasına rağmen, ırkçı, milliyetçi, söylemler göremiyoruz. Bu arada filmde aklınızda kalan şey, bagaj kapağı otomatik olarak kapanan araba… Bundan ötesi yok…

Becca ve Howie çifti, 8 ay önce dört yaşındaki çocuklarını kaybetmişlerdir. Film ise bu çiftin yas sürecini anlatmaktadır. Becca bu olaydan sonra kendini insanlardan soyutlamış, onlardan kaçar olmuştur. Aslında en büyük kırgınlığı Tanrıyadır. Küçük yaşta çocuğunu almasını hazmedememiş öfkesini ise insanlardan çıkartmaya başlamıştır. Öyle ki kocası Howie’ye bile uzak davranmaktadır. Çift bu olayı atlatmak için, grup terapilerine gider. Ancak Becca bu duruma alışmaz.

Howie ise gündelik yaşamına devam etmektedir. Daha dorusu devam etmeye çalışmaktadır. Ancak geceleri telefonundan çocuğunun videolarını izleyip ızdırabını bastırmaya çalışmaktadır. Ancak Howie’nin başkaları ile bir sorunu yoktur. Bu olayı çift birlikte atlatmak yerine iletişimsizlik ile tek başlarına savaşmayı denerler. Tabi buna Becca’nın sebep olduğunu söylemek gerekmekte. Becca grup terapiyi bırakırken, Howie devam etmektedir ve burada tanıştığı ve daha sonra eşinin terk ettiği Gaby ile yakınlaşır. Gaby dertlerinden uzaklaşmak için esrar kullanır tabi Howie’de ona eşlik eder. Bu da onun sorunları ile baş etme aracı olur.

Becca ise oğluna çarpan Jason ile bağlantıya geçer. İçindeki öfkeyi bir şekilde bastırması gerekmektedir. Başarılı olur da… Çocukla konuştukça kendisini daha iyi hisseder. Jason ona yazdığı bir çizgi romandan bahseder. Bu çizgi romanı bitirince Becca’ya okuması için verir. Becca ise, Jason sebebi ile bulaştığı paralel evrenler konusuna dalmıştır. Bu paralel evrenlerde oğlunun yaşadığını düşünerek kendini avutur.

Genel hatlarıyla bakıldığında standart bir drama Rabbit Hole. Anlatım tam anlamıyla başarılı olmuş dersem yalan söylemiş olurum, çünkü bir çok yerde insanın aklını kurcalayan açıklar mevcut. Filmde iyi diyebileceğimiz iki sahne var. İlki, Jason’u mezuniyet partisine giderken gören Becca’nın araba içerisindeki krizi, diğeri ise Howie karakterinin köpeğini gezdirirken köpeğin çalılıklara gitmesini engellemek için tasmasının ipini sertçe çekip sonra da ağlayarak sarılmasıdır. Ancak burada da Howie karakterini canlandıran Aaron Eckhart‘da tam puan verirken, yeni botokstan çıkmış Nicole Kidman için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Zira film boyunca yüz ifadesinde pek fazla değişim olmadı.

Belki de bu sebeptendir filmden etkilenme sebebim. Yönetmen koltuğunda ise Shortbus‘tan tanıdığımız John Cameron Mitchell var. Açıkçası anlatımını beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Bu arada Aaron Eckhart ve Nicole Kidman‘a bir şey demeyeceğim ama diğer castlar tam anlamıyla uyumsuz ve felaketti.

Film tanıtımlarında gördüğümüzden öte boşa kürek çekilmiş bir film gibi geldi. Başka ellerde daha iyi olabilirdi. Filmin senaryosu da, sanki hala tiyatro sahnesinde olacakmış edasındaydı. Meraklısı hiçbir şey beklemeden izleyebilir…

Yönetmen: John Cameron Mitchell

Senarist: David Lindsay-Abaire

Oyuncular:

Nicole Kidman
Becca
Aaron Eckhart
Howie
Dianne Wiest
Nat
Miles Teller
Jason
Tammy Blanchard
Izzy

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0935075/

http://film.iksv.org/tr/film/86

 

Aslında bu filmi bilmeyeniniz  yoktur. Büyük usta Tim Burton‘un 1990′da imzaladığı baş yapıtlarından biri. Baş rollerde yine Burton’un vazeçemediği isimlerden olan Johnny Depp ve Winona Ryder bulunmakta. Gerçi Winona Ryder vaz geçmiş durumda ama Depp ile hala beraberlikleri devam etmekte.

Hikaye yazarlığını Burton ile birlikte Caroline Thompson yapmış. Kendisini The Addams Family, The Nightmare Before Christmas, Corpse Bride, hikayecisi ve senaristi olarak ta tanıyoruz.

Film gerek gotik ortamı gerekse karakterleri bakımından tamamıyla özene bözene yapılmış. Sıradan bir dünyaya farklı bir karakter getiriyor hikaye bize… Tabi her şey sıradan olunca bu karakterin bize alışması zor oluyor. Aslında karakter bize alışıyor ama biz onu bozmak adına herşeyi yapıyoruz. Bize uymadığında ise onu suçluyoruz. Aslında insanlığın gerçeği çıkıyor bu filmde karşımızda.

Film hakkında söylenecek çok şey yok, yada söylenmeye başladığında susulacak cinsten değil ancak ben bu yazıyı kısa kesiyorum. İşte saf insana dair mükemmel bir film…

Bu arada İngiltere de bu film sahneye uyarlanmış ve bale gösterisi sahnedeymiş yıllardır… Tabi biz göremiyoruz… http://www.edwardscissorhands.co.uk/

Oyuncular:

Johnny Depp Edward Scissorhands
Winona Ryder Kim
Dianne Wiest Peg
Anthony Michael Hall Jim
Kathy Baker Joyce

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0099487/

http://en.wikipedia.org/wiki/Edward_Scissorhands

http://tr.wikipedia.org/wiki/Makas_Eller_(film)

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /