Posts Tagged ‘Clamp’

xxxHolic’e olan sempatimi okuyanlar bilir. Bu sempatimin başlıca nedenlerinden biri de Ichihara Yūko‘dur. Yuko her ne kadar beni mest edip animenin tüm bölümlerini merak etmemi sağlasa da, aslında xxxHolic konu olarakta bana hitap etmekte. İlk bölüm yazımda (ki şurada olur kendileri) karakterleri ve hikayeyi ayrıntılı olarak yazmıştım. Şimdi yazacağım ise, animenin ilk filmi Manatsu no Yoru no Yume yani Bir Yaz Gecesi Rüyası.

Aslında neden bahsetmeli ki Yukocuğum yine hayranlarını mest ederken, sizde filmin akıbetine dalıp gidiyorsunuz. Açıkçası bu kez hikayenin uzun olması sizi içine çekiyor. Yer yer gerilim sahneleri, kendini hissettiriyor. Güzel bir konu abartılmamış çizimler var xxxHolic’e özgü.

Film Watanuki’nin yaz tatilinde geçer. Watanuki’nin okulu bitmiş anca Yuko’nun yanında çalışmaya devam etmektedir. Bir gün, Yuko’nun dükkanına geldiğinde, posta kutusunda Yuko’ya gelmiş bir açıkartırma davetiyesi bulur. Watanuki bunu Yukoya verir ve işleri ile ilgilenmeye başlar. Bahçeyi temizlediği sırada, kapıya genç bir kadın gelir ve Watanuki’den yardım ister. Watanuki hemen Yuko’nun aynına götürür. Kadın yuko’ya evine giremediğini kapıyı bir türlü açamadığını söyler ve girmek için yardım ister.

Yuko, kadın ilk önce Watanuki’den yardım istediği için bu iş ile Watanıki’yi görevlendirir ve her zamanki gibi ona yardımcı olarakta, sinir olduğu kankası Dōmeki yanına çağırır. Eve gittiklerinde ise kadının bahsettiği ev ile açık arttırmanın olduğu evin aynısı olduğunu görürler ve onlar eve rahatlıkla girerler. Kendileri gibi burada başka koleksiyoncularda vardır. Aradan saatler geçmesine rağmen davet sahibi ortaya çıkmaz ancak bütün herşey hazırlanıp düşünülmüştür.

Bu arada Watanuki, tuvalete giderken, evin tuhaflığını ve ne kadar büyük olduğunu fark eder. En sanki sürekli şekil değiştirmektedir. Nihayet gece olduğunda, herkese yatması için bir oda verilir ve odadan gece boyunca çıkmaması kimsenin çıkmaması için tembih edilen bir not verilir. Tabi Watanuki’yi uyku tutmaz ve evde dolaşmaya başlar, yerni yerler keşfeder büyük bir kolleksiyon odası bulur. Bu arada onunla aynı şekilde Dōmeki’de dolaşmaya çıkmış birbirlerini bulmuşlardır.

Kuralları ihlal ettikleri için, Watanuki ve Dōmeki ile birlikte bir kaç koleksiyoncu da oyuna katılır. Ancak oyunun sonu ölüm gibi bir şeydir. Watanuki ve Dōmeki oyunlardan birer birer kurtulurlar ancak, evin sırrını çözdükleri anda herşey değişir. Şimdi sıra Yuko’nundur.

Yine final kısmını tanıtım gibi yazdım. Ancak anlatılmayıp yaşanacak bir anime… Sadece bu film için demiyorum tüm seri için geçerli bu.

Yönetmen: Tsutomu Mizushima

Senaryo: Clamp (comic), Yoshiki SakuraiJunichi Fujisaku

Seslendirenler:

Sayaka Ohara Yûko Ichihara
Jun Fukuyama Watanuki Kimihiro
Kazuya Nakai Shizuka Doumeki
Shizuka Ito Himawari Kunogi
Kazuko Kojima Maru
Hisayo Mochizuki Moro

Linkler:

http://film.kisiseldepresyonanlari.com/2009/03/24/xxxholic-%e3%83%9b%e3%83%aa%e3%83%83%e3%82%afhorikku/

http://www.imdb.com/title/tt0466405/

http://www.anime.gen.tr/animetanitim.php?id=175

Çokta yeni olmayan bu animeyle tanışmam pek bir geç oldu. Ama herşeyi de birden yüklememem ya bünyeye sonuçta güç olmasından iyidir diyorum.
Her animede olduğu gibi bu animemiz de manga uyarlaması. Manga Clamp tarafından yazılmış. Öyleki Clamp‘ın diğer animeleriyle ortak özelliklere sahip. xxxHolic ilk kez 2005 yılında xxxHolic Manatsu no Yoru no Yume adı altında Tsutomu Mizushima tarafından yönetilerek ekranlarda yerini bulmuş. Daha sonra ise Tsutomu Mizushima 24 bölümlük bir tv animesi yapmış. Tabi ki xxxHolic’in serüveni buradada bitmiyor. Ama Tv animesinde ben duruyorum…
Ana karakterimiz Watanuki annesi ve babasını küçük yaşında kaybetmiş ve yalnız yaşayan bir lise öğrencisidir. Sürekli doğaüstü canavarlar (youkai) ve ruhlar tarafından rahatsız edilmektedir. Onları sadece Watanuki görmektedir ve bu durum yolda yürürken bile kendisine sorun yaratmaktadır. Watanuki zaten normalde de yaygaracı bir tiptir birde youkailer üzerine bindiğinde hepten çekilmez olur. Bir gün aynı dırımdayken ayakları onu bir evin bahçesine götürür. Aslında burası bir ev değil, insanların dileklerini gerçekleştiren bir dükkandır. 
Dükkanın içinde onu karşılayan, dükkan sahibi Yūko olur. Yūko çok güzel ve baştan çıkarıcı bir büyücüdür. Hani büyücülük cadılık nasıl tabir edilir bilmem ama Yūko tam anlamıyla kendine bağlayıcı özellikte / güzellikte bir kişiliktir ki ben bile artık masa üstü resmimi Yūko’nun resimlerinden bir derleme ile doldurdum… Animenin gelişim süresi içerisinde hep Watanuki’nin Yūko’ya aşık olması yönündeydi ama olay pekte öyle gelişmedi. Zaten kendime rakip istemem. :)
Velhasıl Yūko, Watanuki’ye yardım edebileceğini ve o kötü güçlerden kurtarabileceğini söyler ama karşılığında Watanuki’nin bir bedel ödemesi gerektiğini söyler. Watanuki bunu kabul eder ve bedeline de katlanır. Bedel ise Watanuki’nin okuldan sonra yazı zamanlı olarak Yūko’nun yanında çalışması yönündedir. Watanuki bunu kabul eder ve Yūko’nun yanında çalışmaya başlar… Watanuki’nin görevi ev işleri ve yemektir.
Watanukinin hayatı burada çalışmaya başlayınca köklü bir değişikliğe uğramıştır. Platonik aşkı Himawari, “rakibi” Dōmeki Watanuki’nin hayatında büyük yer edinir.Her ne kadar Dōmeki ile pek anlaşamayıp onu kıskansa da bize eğlenceli bir malzeme çıkar…
Her bölümde ayrı bir konu bize eşlik eder…
Animenin/ manganın bir başka özelliği ise karakterlerin normal insan anatomisine sağdık kalmaması ve renklerin kullanımı. Watanuki aşırı tepkileri haricinde sıradan bir öğrenci. Watanuki’nin bu aşırı tepkilerine oranla rakibi Dōmeki ise sinir edici bir sakinliğe sahip. Himawari ise şirin ve güzel bir kız. Asıl olay  burada Yūko. Her an karşımıza çıkan farklı ve renk cümbüşü kıyafetleri, vurdum duymaz havası, alkol merakıyla beni mest ediyor. Hani diyorum ki şu karakter gerçek olsa evleneceğim şahıstır kendisi…
Birde Yūkocuğumun yanında çalışan iki kıza da değinmeden edemeyceğim. Tam anlamıyla değişik ve ilginç bu iki kız aslında ölüler efenrim. Ama her ikisinin de saçları renkleri sempatik tavırları ve her bölümün sonunda gitara playback yapmaları izletiyor onları…
Ah Yūko-san (çan mı demeliyim acaba..)ah!
Neyse bitireyim bari… İzleyiniz ne diyeyim…
Linkler: 
Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /