Posts Tagged ‘Aslıhan Gürbüz’

Kısa süre önce bir Kanal-i-zasyon furyası gelip geçti. aslında furya demek abartmak oluyor. Öyle televizyonlarda çok reklamını görmedik. Tabi para verilip oynatılan reklamları diyorum. Onun haricinde hiç bir televizyonda ben reklam yapıldığını görmedim. Yani öyle haber bültenlerine falan da konuk olmadı. Elbette ki bunun sebebi konusu.

Film televizyon sektörünün istemeyeceği şeyleri gözler önüne seriyor. Zaten filmde, orada, burada gülerek izlediğimi karakterlerin hepsine rastlıyoruz. Hatta daha fazlaları bizimle birlikte. Geçen gün diğer blogumda bahsettiğim “köyün delisi” dile bu filmde. Düşünün işte nasıl bir kurmaca içerisindeyiz. İşte Kanal-i-zasyon bize bunları açıkça gösteriyor.

Tabi yukarıda da bahsettiğim gibi bir çok yapımcıya, kanal sahibine çomak soktuğu için reklamının yapılacağını (adının geçeceğini), hatta televizyonlarda gösterileceğini bile düşünmüyorum…

Sinemasal olarak baktığımızda başarılı bir film değil aslında. Bir çok skeçi bir araya tıplayıp, bir film çıkarmışlar karşımıza. Eh zaten biz böyle yapımlara alıştık film olsa ne olur deyip izliyoruz bizde.

İmdat annesi ile birlikte yaşayan fakir bir işçidir. hayatında vazgeçemediği tek şey televizyon izlemektir. ulusal bir kanalda da taşeron olarak cam siliciliği yapmaktadır. Camları silerken kanalın müdürü olan Berk’in odasındaki televizyona bakarken bu durum Berk’in dikkatini çeker. Berk bir iki kez ona kızsa da, daha sonra anlar ki İmdat’ın izlediği her yapım ertesi gün, reytinglerde tavan yapmaktadır. Bu durumu kendi yararına çevirmeye çalışan Berk, İmdat’ı kendi odasını temizlemesi için çağırır. Bu arada ona yeni yapımlar izletip ona göre yayın akışını düzenler…

Bir, iki, üç derken Kanal-i reyting sıralamalarında zirveye yakınlaşır. Tabi bu durumu kanal sahibi öğrenir ve Berk’in işine son verir. Kanal başına ise İmdat geçer. İmdat yeni ekibi ile birlikte televizyon dünyasına bomba gibi düşer. Yaptığı programlar izlenme rekoru kırar. Hayvanım olur musun, Kim 500 tokat ister ve diğer yarışmalar, büyük ilgi ile izlenir…

Tabi Berk bunu hazmedemez ona bir oyun oynar hapse girmesini sağlar. Bundan sonra arkadaşları İmdat’ı kurtarmak için çabalar…

Oyuncu kadrosu itibariyle çok zengin bir film. Filmin amacı belli ve tam da yerine oturmuş. Ancak dediğim gibi skeçler toplamı olduğu için pek film akışı yok. Ancak her televizyon izleyicisinin izlemesi gereken hatta nereye gittiğimizi anlayıp buna bir dur demesi gereken, bu amacı güden bir film…

Yönetmen: Alper Mestçi

Senarist: Alper MestçiMurat Aykul

Oyuncular:

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /