Posts Tagged ‘Alfred Molina’

Türkiye’de Tehlikeli tür olarak bilinen ve dönem dönem televizyonda gösterilen başarılı bir film, Species. Başarılı diyorum ama film o kadar da gişe başarısı yapmamış. Oysa film gerek konusu gerekse dönemine göre efektleri bakımından gayet başarılı… Belki de bunun sebebi, birlim kurdu, aksiyon, drama arasında kalması olabilir. Çünkü bilim kurgu kısmı biraz havada kalmış.

Oyuncular bildik tanıdık başarılı oyuncular, ancak dediğim gibi senaryoda insanı çekmeyen bir şey var. Senaryo her ne kadar insanı çekmiyorsa da Sil karakterini canlandıran, Natasha Henstridge filmi merakla izlememize sebep oluyor. Çünkü kendisi bir yaratıktır, hemde tek amacı üremek olan bir yaratık…

Konuya yavaşça girdim o zaman kısa bir özet yapayım… Seti dünya dışı yaşamları araştırmakla görevli kuruluştur. Deney için uzaya çeşitli sinyaller gönderir ve yıllar sonra cevap alır. Bu gelen cevapta ise bir DNA sarmalına rastlarla. Yapılan araştırmalar sonucunda bu DNA’nın dünyada bir karşılığını bulamazlar. Sanki bu sarmal yeni bir yaşam türünün şifrelerini barındırmaktadır. Daha sonra bu kodlar gizli bir kurum tarafından insan embriyosu ile birleştirilir ve ortaya dünya dışı bir yaratık çıkar…

Bu yaratığa Sit adı verilmiştir. Güzelliği ile dünyayı büyülerken bir gün gözaltından kaçar ve üremek için erkek aramaya çabalar. Tabi kendisinin tüm duygulardan yoksun olduğunu belirtmek lazım. O yünden kan üstüne kan bize eşlik eder…Tabi üreme dürtüsü, ölümle birleşince insanlığın sonuna gelme olayına da bir el atmış…

İzlenesi bir film. B-movie diyebilir miyiz kendisine diye düşünüyorum ama sanırım bu türe girmiyor… Daha iyi olabilirdi tabi ama buna rağmen izleyiniz derim… Natasha Henstridge için…
Yönetmen: Roger Donaldson
Senarist: Dennis Feldman
Oyuncular:
| Ben Kingsley | … | Xavier Fitch | |
| Michael Madsen | … | Preston Lennox | |
| Alfred Molina | … | Dr. Stephen Arden | |
| Forest Whitaker | … | Dan Smithson, Empath | |
| Marg Helgenberger | … | Dr. Laura Baker | |
| Natasha Henstridge | … | Sil | |
| Michelle Williams | … | Genç Sil | |
| Jordan Lund | … | Aide |
Link:
http://www.imdb.com/title/tt0114508/

Prince Of Persia efsanesini duymayan yoktur. 1989 yılında Jordan Mechner ailesi ile birlikte bu oyunu türetmiş ve döneme göre mükemmel grafikler ve insan hareketlerine birebir benzeyen karekterleri ile oyun dünyasında çığır açmıştı. Sonrasında gelen Tomb Raider bundan etkilenmiştir. İlk devrim niyeliği taşıyan bu oyun yine bir ilki yapmış ve 1999 yılında 3D olarak piyasaya sunulmuştur. Ancak bu bekleneni vermemiştir. Böyle köklü bir oyun, 2003 yılında Ubisoft firmasına geçmiş yine zorluğu ve grafikleri ile gönüllerde taht kurmuştur ki eskilerden beri oynadığım yegane oyunlardandır…

Tabi oyundan bahsetmeyeceğim. Bahsetmek istediğim film ama nasıl girişi ilklerle ve güzelliklerle bilinen oyunları ile yapmak istedim…Aslında acım film için aynı şeyi söyleyemeyecek olmam. Tamam belki bir çok filmden iyi olmuş ama tatmin edici bir film değil… Sahneler direkt kesilmiş. Aksiyon sahnelerindeki kamera hızı baş döndürüyor. Baş söndürüyor derken ciddi ciddi baş döndürüyor. Onun dışında aslında filmi eleştirecek fazla bir şey yok.Kostümler ve oyuncular iyiydi. Tek kafama takılan nokta Perllerin gözlerinde sürme olsaydı daha iyi mi olurdu sorusuydu.

Filmin konusu oyuna benzetilmeye çalışılmış. Aslında bakıldığında klasik bir konu. Klasik konu cümlesini kullanınca klasik olmayan nedir sorusu sorulacaktır elbet. Hiç olmadı ben kendim soruyorum zaten… Filmde Dastan’ın nasıl bir prens olduğuna eğilinmesi de iyi olmuş. Bu cümleyi de kurduktan sonra yavaşça konuya gireyim. King Sharaman kimsenin anlayamadığı bir sebep dahilinde kimsesiz bir çocuğu evlat edinir ve tahta varis yapar. Aradan yıllar geçer Kralın iki oğlu ve Dastan uzak ülkeleri fethe çıkarlar. Bu arada müttefikleri olan kutsal bir şehire de saldırırlar. Ancak şehirde korunan ve zamana hükmeden bir hançer vardır… Krala teslim ettiği pelerin yüzünden kral ölünce kaçaya başlar, yanına oranın prensesini alarak…

Buradan sonrası başlarından geçen hikaye ve kendilerini haklı çıkarma çabasıdır. Tabi yardım alacakları kişi de aslında olayları tezgahlayan kişi olunca işleri daha da zora girer… Tabi mutlu son kaçınılmaz. Aksiyon bir an için durmuyor filmde. Ancak başta da belirttiğim gibi destansı olabilecek film, ezile büzüle bir kalıba sokulmuş.Senaryo oyuna bağlı kalmaya çalışılsada tam anlamıyla insanı içine çekecek seviyede başarılı olmamış. Yani oyunu hatmetmiş biri için film çok sönük kalıyor. Oyunculuklar güzel demiştim zaten kadro göz dolduruyor… Fİlmi beklide iyi kılan şey oyunculuklar. Bunun haricinde yapımcılar Jerry Bruckheimer ve Walt Disney bir eser nasıl sıradanlaştırılır çıkıyor ortaya. Disney herkes için bir film demiş, Bruckheimer klasik aksiyon koymuş…

Bütün bunlara rağmen film izlerken sıkmıyor. Sıkmama sebebi de sürekli aksiyonun olması. Oyunculukların iyi olması. Karakterlerin özene bözene oluşturulması. Oyuncan biliyoruz zaten ama Dastan’ın Kara Murat gibi oradan oraya zıplaması gülümseten bir noktaydı. Bir diğer konta ise Cauplingten itibaren idolüm olan, (Jeff karakteri ile) Richard Coyle un Tok karakteri ile karşımıza çıkması… Filmi izlerken Persçe mi konuşsalrdı daha mi iyi olurdu diye de sürekli düşündüm.

Kısacası izlenecek ancak çok şey beklenmeyecek bir film. Yada beklenti ile izlemeyin. Yapımcılarına bakıp Karayip Korsanları gibi bir film olacağını düşünerekte izlemeyin yanından bile geçmiyor. Devamının geleceği kesin. Ancak ne kadar iyi olacağı tartışılır. Bu arada prenses karakterini canlandıran
Gemma Arterton ikidir gözüme batıyor… Üçüncüsü olmasın diyorum…

Yönetmen: Mike Newell
Senaristler: Boaz Yakin, Doug Miro, Carlo Bernard, Jordan Mechner (oyun)
Oyuncular:
| Jake Gyllenhaal | … | Dastan | |
| Gemma Arterton | … | Tamina | |
| Ben Kingsley | … | Nizam | |
| Alfred Molina | … | Sheik Amar | |
| Steve Toussaint | … | Seso | |
| Toby Kebbell | … | Garsiv | |
| Richard Coyle | … | Tus | |
| Ronald Pickup | … | King Sharaman |
Linkler:
disney.go.com/Disneypictures/princeofpersia/
http://www.imdb.com/title/tt0473075/
