Archive for the ‘Tayland Sineması’ Category

Bu filmde neyi seyredeceğimi şaşırdım. Bir saat otuz dört dakika bitmedi gitti. Tabi bir de gecenin yarısı izleyince yok aslında bittiğinde o kadar da geç değildi ancak film beni çok sıktı. Tamam aksiyon kısımları iyi güzel ama bu kadar mı konu / kurgu yoksunu bir film olur anlamadım. Fİlmde sadece son yarım saat aksiyon var o da zaten ilk dakikalardaki uykunuz dağıtmaya yetmiyor.

Şimdi konuyu nasıl anlatsam. Filmin ilk dakikaları, bilim kurgu, korku, büyü, doğa üstü olaylar ne ararsan var şeklinde geçiyor. Ne olduğu tabiri caiz ise kimin laneti kimin büyüsü kimin elinde, kimin cebinde beli değil… Bir kral vardır. Bu bir çok kişi tarafından lanetlenmiştir. Bu arada filmimizin baş kahramanını da anlamadığım bir sebepten yakalar ve ona fena işkence yapar. Öyle ki yapmadığı şey kalmaz. Adamcazın kemikleri en ince noktasına kadar kırılır.

Ancak hala ölmemiştir. Bu durum sadece Türk filmlerinde olacak değil ya. Halk onu alır bağrına basar. Çeşitli metotlarla,, çamura bulayarak, bitkiler içirerek iyileştirir. Tüm kemikleri yerine oturmuştur. Üstüne üstlük kahramanımız yeni yeni yürümeyi tekrar söker, bırakın sökmeyi, süper hareketlerle dövüşmeye tekrar başlar. Bu arada bu kötü kral lanetinin ceremesini çeker.

Acayip, kargaya benzeyen, uçan bir yaratık onun hayatına son vermiş ve krallığa el koymuştur. Tabi bizim elemanın peşine o da düşer. Burada anlarız ki alim gibi bir şeydir bizim elemanda. Eh o kadar kurtulmaya bırakın da alim olsun diyorum. Bizim eleman halkı bu kötüden kurtarmak için kollarını sıvar ve koca bir orduya tak başına kafa tutar hepsini halleder. Tabi şu karga kılıklı adamı da. Hem de filler yardımıyla.

Kesinlikle konusu olmayan, dövüş filmi sevenlerin bile tahammül edemeyeceği bir film. Son dakikalardaki bir kaç dövüş sahnesini izlemek için abuk sabuk şeyleri izlemeye hiç gerek yok. Boşuna vakit kaybetmeyin…

Yönetmen ve Senarist: Tony Jaa, Panna Rittikrai

Oyuncular:


Tony Jaa
Tien

Primorata Dejudom
Pim

Nirut Sirichanya
Master Bua

Petchtai Wongkamlao
Mhen

Dan Chupong
Bhuti Sangkha

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1653690/

http://www.ongbak3.org/

Çokta uzak olmadığımız bir Tayland korku filmi, Tai hong. Yine bir çok hikayenin birleşmesinden oluşuyor ve bir şekilde bu hikayeler birbirine bağlanmış. Tabi filmi öncelikle bir bütün olarak düşündüğünüzden ne oluyor ne bitiyor diye çözmeye çalışmaktan bazı bölümleri karıştırıyorsunuz. Peki bir korku filmi olarak değerlendirdiğimizde korkunç mu orası tartışılır.

Filmin ilk dakikalarında aslında filmde göreceğimiz karakterleri görüyoruz. Kısa bir geçişle bize karakterler tanıtılıyor ve bu karakterler bir gece kulübünde eğleniyorlar. Yeni yılın gelmesine ise dakikalar kalmıştır. Yeni yıl kutlamaları başladığı anda ise ilk bölümümüz başlar. Kahramanlarımızdan biri bitkin bir halde evine gelir ve evde garip şeylerin olduğunu fark eder. Bir hayalet ona saldırmaktadır. Bu arada görüntüler flash back ile parti yapılan yere döner. Ancak rüya görüyorum uyanığım olayları arasında sahneler ilerler. Bu arada bahsi geçen elemanın sevgilisi ölmüştür. Ancak eleman sevgilisinin öldüğünü kabullenmemektedir. Eve geldiğinde ise onunla konuşur. Flash backlar o kadar çok ki filmde ana konuyu toparlamak biraz zor oluyor. İlerleyen sahnelerde ise barda yangın çıktığını kadının burada yanarak öldüğünü görürüz. Çift birbirlerine sonsuza dek birlikte olma sözü vermişlerdir ve aslında adamın evini ziyaret eden de kadının hayaletidir.

İkinci hikayede ise hapishanedeki bir adamın başından geçenler anlatılır. Adam hapishanede garip olaylar yaşamaktadır. Görmediği bilmediği kişiler tarafından öldürülmeye çalışılmaktadır. Tabi bu sahneler arasında anlarız ki, adam bir kadına tecavüz etmiş ve öldürülmüştür.

Üçüncü hikaye ise bir pansiyon işleten çiftin başından geçenleri anlatmaktadır. Bu hikaye filmin en iğrenç hikayesi diyebilirim. Pansiyonda sağır ve dilsiz olan uyuşturucu satıcısı yaşamaktadır. Günün birinde güzel bir kız bu elemandan uyuşturucu almaya gelir. Ancak ödeyecek parası yoktur. Elemanla yakınlaşır ve onunla yatarak istediğine sahip olur. Hatta iyi vakitte geçirirler. Ancak kız geri kalan malı çalmaya çalışınca çocuk onu öldürür. Cesedi ise çatıdaki su deposuna atar. Bir süre sonra ceset burada çürür ve musluklardan kızın çürüyen parçaları gelmeye başlar. Ancak kızın hayaleti herkesi rahatsız etmeye başlamıştır. En sonunda olay çözülür.

Son hikaye ise oldukça eğleneli bir hikaye. Hiç ilişkiye girmemiş iki genç, yoldan bir telekız alır. Ve garip bir otele beraber olmaya giderler. Otelin ilginç yaşlı bir görevlisi vardır. Herkes ondan korkar. Telekız çocukların telefonunu çalıp kaçmaya çalışırkende bu garip yaşlı kadına yakalanır. El mahkum geri döner. Bu arada iki elaman bul yapmak için banyoya girmişlerdir. Ancak kimin önce yapacağı konusunda karar veremezler. İkisi de kadına nasıl yaklaşacağını bilmemektedir. Kadın bir şeyler yapıp kaçmanın yollarını aramaktadır. Dışarıdaki yaşlı kadın hayaletlerden açmışken konuyu bunun üzerine gider ve gençleri korkutur. Ancak gençlerden biri yatağa şiddetle düştüğünde orada bir cesedin olduğunu anlar. Cesede bakarlarki ceset odadaki gençlerden birine aittir. Tabi olayın sebebi daha sonra anlaşılır. Dediğim gibi en eğlenceli hikaye filmde bu.

Genel olarak baktığımda aslında korku diyemeyeceğim birkaç sahne ile insanın midesini kaldıran onun dışında oldukça amaçsız ve boş bir film. Filmi özetlemek gerekirse ne ekersen onu biçersin, suç cezasız kalmaz gibi yorumlar yapsakta bu yorumları havada bırakan bölümler mevcut. Zamanım kıymetsiz derseniz buyurun derim. Onun haricinde pek bulaşmamakta fayda var. Oyunculuklar sıradan, efektlerin amatörlüğü direkt göze çarpıyor. Kurgu ise yok desek yeridir.

Yönetmen:

Poj Arnon (“Haunting Motel”)
Chatchai Katenut (“Flame”)
Thanwarin Sukhaphisit (“Revenge”)
Manussa Vorasingha (“Imprison”)

Oyuncular:

Mai Charoenpura Phii Dao (“Haunting Motel”)

Akara Amarttayakul Arm (“Flame”)

Supakson Chaimongkol Nuan (“Revenge”)

TAE Gong (“Imprison”)

Uttaporn Teemakorn Niranam (“Imprison”)

Wiradit Srimalai Puu (“Revenge”)

Pimolrat Pisolyabutr Pang (“Flame”)

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1609160/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /