Archive for the ‘Rus Sineması’ Category

Rus sinemasından başarılı bir yapım daha karşımızda. Tabi filmin yapımcıları arasında Timur Bekmambetov ismini görünce yapımın kalitesinin yüksek olduğunu anlıyorsunuz tabi. Film de bu adın yükünü başarıyla taşımış. Ancak filmin bazı bölümleri o kadar oldu bittiye getirilmiş ki ne olup ne bittiğini, gelişen olayları, olanı biteni anlamıyorsunuz. Ancak hep Amerikalılardan mı çıkacak süper kahraman işte bu da Rus kahraman.
Rus kahraman ama Amerikan kahramanlardan çok etkilenmiş. Mesela en basitinden kahramanımız babası öldükten sonra insanlara yardım etmeye başlıyor. Ancak bu zamana kadar umursamaz bir kişi. Burada örümcek adama atıf var. Bunun gibi bir çok olayda filmde bizi karşılıyor.

Dima Moskova Üniversitesinde okumaktadır. Başarılı bir öğrencidir. Babası tramvay makinistidir. Bu sebepten dolayı ortalama bir ailenin çocuğudur. Okulda ise sevdiği bir kız vardır. Kızda ondan hoşlanmaktadır ancak ortada birde zengin arkadaşı vardır. Zengin olan arkadaşı parasıyla hava atarak kızı etkilemektedir. Aynı zamanda da bu iş için Dima’yı kullanmaktadır. Dima bu işe bozulur. Ailesinden araba ister ancak ailesinin bunu karşılayacak parası yoktur. Dima araba almak için çiçek dağıtmaya başlar.
Bir gün doğum gününde babası ona bir araba hediye eder. Bunu öğrenen Dima önce çok sevinin ancak arabayı gördüğünde hayal kırıklığına uğrar. Bu eski Rus yapımı bir arabadır. Bu arabayla okula gitmeyi hazmedemez ancak araba çiçek dağıtırken işine yarar. Şimdi ise tek sorun trafiktir. Bir gün yine trafikte siparişleri yetiştirmeye çalışırken gerip bir şey olur ve araba uçmaya başlar. Dima önce bu elinde olan arabadan korkar. Daha sonra araştırmaya başlar. Babasından arabayı kimden aldığını sorar, daha sonra arabanın çıkış yerini bulur. Yapanlar ile tanışır. Araba aslında çok gizli bir proje kapsamında yapılmıştır. Ama nedense herkes olanı biteni rahatlıkla anlatmaktadır. Dima’ya da projede görev alanla konuşur hatta arabanın bir kullanma kılavuzunu alır kendilerinden. Bu saatten sonra arabayı uçurmayı öğrenir ve daha fazla çiçeği daha kısa zamanda ulaştırır ve daha fazla para kazanır. Ancak bu uçan arabayı gökyüzünde gören sadece bir kaç kişidir nedense.

Dima için her şey yolunda gitmektedir. Çok para kazanmaktadır. Artık sevdiği kızı etkilemek için parası da vardır. Ancak arabanın peşinde ise Rusya’nın en zengin adamı, bir nevi mafya vardır. Bu adamlarda bu arabanın sahibini aramaktadırlar. İp uçlarını takip ettiklerinde ise Dima’nın babasına uzanır sonu. Onu sokakta yakalarlar. Dima’nın babasının yakaladığı bir hırsızla gelir onu teşhis etmelerini isterler. Ancak hırsız Babasını ele vermez ama onlar gittikten sonra bıçak saplar ve intikamını alır. Bu arada Dima buluşma yerinde babasını beklemektedir. Bir kadın kapısına gelerek yardım ister ancak Dima her zamanki gibi buna burun kıvırır. Ancak o zaman anlar ki, öldürülen kişi babasıdır. Vicdan azabı çekmeye başlar ve o saatten sonra arabasını halka yardım etmek için kullanır. Bir süre sonra üçlü olru ve şehrin koruyucusu ünvanını alır. Tabi bu şekilde peşindekilerin onu ele geçirmesi daha kolay olur.

Araba yıllar önce uzaydan alınan bir parçadan yapılan katalizörle çalışmaktadır. Bu katalizör uzak bir enerjiyi büyük bir hale getirebilmektedir. Aslında arabanın peşinde olmalarının sebebi de bu katalizördür. Zengin iş adamının amacı yıllar önce yarım kalmış bir işi tamamlamaktır. Bu katalizör sayesinde dev bir matkabı çalıştırıp Moskova altındaki, elmas rezervini ortaya çıkartmaktır. Ancak bu Moskova üzerindeki tüm yerleşim birimlerinin yerlebir olması anlamına gelmektedir.

Tabi zengin iş adamı bilim adamlarını rehin alır ve onlara ayrı bir prototip araba yaptırır. Bir profesörüde yem olarak kullanır ve Dima ile savaşır. Bu arada Dima sevdiği kızı da kurtarır, kız bu tanımadığı hayatını kurtaran kişiye aşık olur. Ayrıntılara pek girmiyorum ki izlensin film. Kesinlikle eğlenceli, izlenebilecek bir yapım. Bu şekilde yeni kahramanımız da artık bizimle olmaya başlamıştır.
Yönetmen ve Senarist :
| Dmitriy Kiselev | ||
| Aleksandr Voytinskiy |
Oyuncular:
| Grigoriy Dobrygin | … | Dima | |
| Ekaterina Vilkova | … | Nastya | |
| Viktor Verzhbitskiy | … | Kuptsov | |
| Valeriy Zolotukhin | … | Perepelkin | |
| Ekaterina Vasileva | … | Romantseva |
Linkler:

Tanrıya ulaşma hikayesini anlatan bir film Ostrov ama birazda bildiğmizden farklı, belkide aklımızın bir köşesinde olmasını istediğimiz gibi. Hep derler ya Tanrı ile kulu arasında başka bir şey yoktur diye işte bu film onu anlatıyor.
Filmin orijinal aldı “Ada”. Adından da anlaşılacağı gibi, film bir ada da geçiyor. Küçük bir ada, sadece bir manastırın olduğu. Baş karakterimiz, Peder Anatoli manastırda mucizeler yaratan bir ermiştir. İnsanlar sık sık ondan yardım dilemek için gelirler. Ancak kendisi, Manastırın kazan dairesine kendini kapatmış ve orada kömürlerin içerisinde yaşamaktadır ve bildiğimiz dini prosedürlere karşı çıkmış kendi ile tanrı arasına aracı koymamıştır.. Tabi bu durum kurumsallaşmış din yapısı arasındaki çekişmeyi de bize gösterir.

Anatoli’nin bu hale gelme sebebi aslında içindeki hesaplaşmadır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin saldırısında arkadaşını öldürmek zorunda kalanmıştır. O gün için kendini kurtarsa da bunun vicdan azabını yıllar boyunca içinden atamaz ve kendini manastıra kapatır.
Antoli işlediği büyük günahın aslında farkında ve günahın affı için sürekli Tanrıya yalvarıp duruyor.30 yıl boyunca inzivaya çekilerek, dünyevi hiç bir şeyle ilgilenemeyerek yaşıyor. Yek yaptığı şey dua etmek. Öyle ki ettiği hiç bir dua kendisini tatmin etmiyor ve bundan Tanrının da tatmin olmayacağını düşünerek sürekli dua ediyor.

Bu kendinden geçmişlik, ona bir ödülle geri geliyor, kendisi aziz oluyor, bu kendi seçimi değil. Tanrı onu azizlikle ödüllendirirken o da kendini delilikle ödüllendiriyor ve karşımıza papazlarla dalga geçen, kurumsallaşmış din yapısının Tanrı’ya ulaşma yöntemini sahtekarca bulan ve bunu dile getirmekten kaçınmayan bir deli olarak çıkıyor karşımıza. Burada insan öğesi üzerinde yarattığı etki aşikar.

Yıllar sonra bir gün öldürdüğünü sandığı adam, bu azizin methini duyup kızının tedavisi için adaya geliyor. Antoli onun görür görmez ondan af diliyor, özür diliyor. Adam olanı biteni unutmuş gibi. Karşılığında Antoli adamın kızını iyileştiriyor ve af diliyor. Ruhu huzura erdiğinde ise sessizce ölüyor.

Konusu size çok basit gelmiş olabilir. Biz bu konuları dini kanallarda çok gördük diyebilirsiniz. Evet, doğru bu konuda katılıyorum size ancak hiçbir filmde bu kadar güzel görselliği bir arada yakalayamazsınız. Filmdeki her bir kare, bir fotoğraf albümüne baktığınızı düşündürüyor size. Fİlm kesinlikle görsel anlamda bir ziyafet. Yönetmenin hikayeyi anlatışı ise ayrı bir olay. Antoli’nin gün be gün yaşadığı rutinlik ekrana o kadar iyi yansıtılmış ki, aynı şeyleri izlerken sıkılmıyor üstüne üstlük olayın içinde kendinizi görüyormuş gibi hissediyorsunuz. O rutinlik o kadar işliyor ki üzerinize Antoli’nin vicdan azabını sizde çekiyor ve bir an önce kurtulması için dua ediyorsunuz.
Film kesinlikle izlenmesi gereken yapımlar arasında…

Yönetmen:Pavel Lungin
Senarist: Dmitri Sobolev
Oyuncular:
| Pyotr Mamonov | … | Peder Anatoli | |
| Viktor Sukhorukov | … | Peder Filaret | |
| Dmitriy Dyuzhev | … | Peder Iov | |
| Yuriy Kuznetsov | … | Tikhon | |
| Viktoriya Isakova | … | Nastya | |
| Nina Usatova | … | Widow |
Linkler:
http://www.imdb.com/title/tt0851577/
