Archive for the ‘Müzikal’ Category

Artık ben mi izlediğim filmlerden zevk almıyorum yoksa farklı olanlar da mı sıradan gelmeye başladı bilmiyorum. Sırf bu sebepten dolayı sanıyorum eski film izleme oranımı düşürdüm. Elbette bir çıkış olacak o zamana kadar böyle tek tük filmlerle idare ederim sanıyorum.

Klasik bir Hint filmi karşımızda her anlamı ile. Eğlencesi, dansları, çekim açıları, müzikleri hatta konusu ile. Rahul  Anjali ile çok yakın arkadaştır. Yedikleri içtikleri ayrı gitmez. İki genç St. Xavier Akademisinde okumaktadırlar. Her ikisi de okulun en gözde öğrencileridir. Aslında her ikisi de gerçek aşkı aramaktadır. Günün birinde okul müdürünün kızı Tina, Oxford’u bırakarak, St. Xavier Akademisi’ne gelir. Kız Anjali’nin tam zıddıdır. Geldiği andan itibarende okulda çok popüler olur. Okul müdürü de kızını bu iki haylaza emanet eder.

Tabi Rahul Tina’yı görür görmez aşık olur ne yapar eder Tinan’nında kalbini kazanır. Ancak yakın arkadaşının gittiğini hisseden Anjali’de Rahul’e karşı bir takım duygular beslediğinin farkına varır. Tüm cesaretini toplar ve Rahul’e aşkını itiraf etmeye gider. Ancak kendini yakın arkadaştan farklı görmeyen Rahul ona Tine’ya olan hislerinden bahseder. Anjali tamamen yıkılmıştır. Anjali ani bir kararla okulu ve şehri terk eder. Amacı yaşadığı acıyı unutmaktır. Tina her ne kadar bu olaya sebep verse de Rahul bir anlam veremez.

Aradan yıllar geçer Tina ve Rahul evlenirler ve bir kız çocukları olur. İsmini Anjali koyarlar. Anjali’nin doğumundan hemen sonra Tina vefat eder. Ancak Tina ölmeden önce kızına verilmek üzere sekiz mektup yazmıştır. Bu mektupları ölmeden önce Rahul’un annesine Anjali’nin her doğum gününde birer tane vermesini tembihler.

Anjali sekiz yaşına gelmiştir ve sonuncu mektubu yaş gününde okur. Son mektupta Tine kızına arkadaşı Anjali’yi ve geçmişte olanları anlatır ve Anjali’ye onu babası ile birleştirmesini tembihler. Anjali için en iyi anne o olacaktır. Rahul Tina öldükten sonra bir daha evlenmemiştir. Anjali’de annesinin söylediklerini dinler ve babasını bir tek  Anjali’nin tekrar mutlu edebileceğine inanır ve babası ile ikisini bir araya getirmeye çalışır. Bunun için Anjali babaannesinden ve dedesinden yardım ister.

Bu üçlü Anjali’nin adresini ve telefon numarasını öğrenirler ve evine giderler. ancak orada geç kaldıklarını ve Anjali’nin başka biriyle nişanlanacağını ve düşünlerinin de kısa süre sonra olacağını söyler. Ancak küçük Anjali çok üzülür ve dua eder bir aksilik olup düğün olmasın diye. Anjali’nin duaları kabul olur ve aniden telefon çalar. Anjali’nin düğünü ertelenmiştir.

Bir telefon karışıklığı olur ve küçük Anjali büyük Anjali’nin Simla’daki bir yaz kampında yardımcı olarak görev yapacağını öğrenir. Anjali babasından bu kampa gitmek için izin ister fakat bu izni alamaz. Anjali yi kimse durduramaz tabi, o ve babaannesi o kampa Rahul’dan gizlice giderler. Bir akşam büyük Anjali tesadüfen televizyonda Rahul’u görür ve kızı Anjali’nin Simla’da bir kampta olduğunu söyler. Bunun üzerine büyük Anjali adaşı olan küçük Anjali’nin Rahul’un kızı olduğunu anlar.

Anjali ve babaannesi Rahul’e bir oyun oynar ve onu kampa getirtir. Amaçları bellidir ancak Anjali’nin nişanlısı da kampa gelince işler yine karışır.  Rahul Anjali’ye karşı eski duygularının canlandığını hisseder hatta Anjali’de aynı şeyleri hissetmektedir ancak nişanlısı Aman’a da bir sözü vardır ve kaçar. Küçük Anjali be Rahul üzülür ancak yapacak bir şeyleri yoktur. İş düğüne kadar gider.

Tabi sonunda aşk kazanır. Aman bu iki kişinin birbirini çok sevdiğini görür ve kenara çekilir. Anjali’yi Rahul’a bırakır. Her zaman olduğu gibi de mutlu son…

Aşk, dua etmek, inanmak üzerine bir Hint filmi. Çok eğlenceli dansları yok. Ancak üç saat tahammül edilecek kadar eğlenceli de değil. Ancak meraklısı için izlenilebilir bir film… 1998′de kendi çapında bir çok ödüle de sahip film.

Yazan, Yöneten: Karan Johar

Oyuncular:

Shahrukh Khan
Rahul Khanna
Kajol
Anjali Sharma
Rani Mukherjee
Tina Malhotra (as Rani Mukherji)

Farida Jalal
Mrs. Khanna

Reema Lagoo
Mrs. Sharma (as Reema)

Archana Puran Singh
Ms. Briganza
Salman Khan
Aman Mehra

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0172684/

2010 yapımı bir güzel ve çirkin hikayesi Pyaar Impossible. Tabi günümüzde geçtiği için biraz daha çağdaş bir film. Aslında şöyle bir masaya yatırdığımızda klasik Amerikan romantik komedilerinden pek bir farkı yok. Konu gelişme diyaloglar hiç bir şey yenilik katmamış. Hint filmi olması için müziklerin ve dansların olması şart bilirsiniz ki. İşte bu noktada Pyaar Impossible Amerikan yapımlarına benzediğini gösteriyor. Evet elbette müzik var ancak daha herkesin anlayabileceği türden ve danssız.

Abhay üniversitenin ilk yıllarından beri, okulun en güzel kızı olan Alisha’ya aşıktır. Ancak ona bir türlü açılamaz. Alisha bir gün kendini kanıtlamaya çalışırken göle düşer onu kurtaran sürekli etrafında dönen Abhay olur. Abhay’ı Michael Jackson’a benzetmem dışında bildiğiniz inek bir öğrenci. Bu arada belirtmeliyim ki her iki ailenin de durumu iyi. Abhay, Alisha’yı kurtarır kurtarmasına ama, hiçte öyle bilindiği gibi Alisha’nın beyaz atlı prensi olmaz. Hatta Alisha’nın onu kurtardığından haberi bile olmaz. Alisha’nın babası kızını daha iyi yerlerde okutmak için başka bir üniversiteye alır ve bu olay Abhay’ın Alisha’yı son görüşü olur.

Aradan yıllar geçer, Abhay hala Alisha’yı unutamamıştır ancak nerede olduğunu bilmez. Üniversite yıllarından beri üzerinde çalıştığı projesini de bitirmiştir sonunda. Tüm işletim sistemlerini bir arada kullanabilen bir program. Bu bilgisayar dünyasında büyük bir gelişmedir. Abhay programını, satmak için Sidhu diye bir şirket temsilcisi ile görüşür. Ancak görüşme beklediği gibi gelişmez. Memleketindeki bir bilgisayar firması ile görüşmeye gider. Programını onlara gösterir. Ancak onlar yaptığı programın daha önce Singapur merkezli bir şirketin yaptığını ve yakında tanıtıma gireceklerini söylerler. Abhay ismine kadar aynı olan programın kendisinin olduğunu iddia eder ancak kimseyi inandıramaz.

Abhay olayı biraz düşündüğünde ve sisteminin loglarını incelediğinde, Sidhu’nun programını kopyaladığını fark eder ve yolunu Singapur’a programını ve Sidhu’yu bulmaya gider. Şirket kapısından girdiğinde Sidhu’yu sorar ancak kimse böyle bir kişiyi tanımamaktadır. Ancak şans ona gülmüş eski aşkı Alisha’yı görmüştür. Bir gün onu takip eder ve evini öğrenir. Görür ki Alisha’nın bir kızı vardır.

Abhay dadı avcısı Alisha’nın kızını görünce şok olur. Kız tam bir felakettir ve hiç bir dadı ona dayanamamıştır. Artık aracı kurum bile pes etmiştir. Abhay cesaretini toplayıp Alisha’nın kapısını çaldığında, Alisha onu dadı sanar ve içeri alır. Şimdi küçük canavarla Abhay uğraşmak zorundadır. Başta olaylar zor gözükse de ikisi de birbirine alışır. Çok iyi arkadaş olurlar. Bu arada Abhay programına ulaşmak amacıyla şirkette küçük yarı zamanlı bir işe başlamıştır.

Abhay tüm ev işlerini yapar, çocukla ilgilenir. Alisha da onu dadı olarak gömüştür. Abhay bir türlü gerçek kimliğini söyleyemez. Bu arada Sidhu ortaya çıkar ancak Varun adındadır. İşin kötüsü Alisha’ya da asılmaktadır. Abhay’ın durumu kurtarması gerekmektedir.

Söz konusu Hint filmi olunca anlatmakla bitmiyor. Uzun süresi içerisinde o kadar çok olay oluyor ki toplamaya çalışmanız bile böyle uzun uzun yazmanıza sebep oluyor. Bu anlattıklarım daha filmin yazısı diyebilirim. Abhay, filmin sonunda tüm amaçlarına ulaşıyor ancak bu biraz sancılı oluyor. Sancılı ve eğlenceli. Film 140 dakikalık uzun süresine rağmen eğlenceli ve akıcı, aynı zamanda klişeler topluluğu. İzlenebilir durumda.

Yönetmen: Jugal Hansraj

Senaryo:Uday Chopra, Anvita Dutt Guptan

Oyuncular:

Uday Chopra Abhay ‘Froggy’ Sharma

Priyanka Chopra Alisha Merchant

Dino Morea Sidhu / Varun Sanghvi

Rahul Vohra C.P.

Linkler:

www.pyaarimpossible.in/

http://www.imdb.com/title/tt1351224/

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /