Archive for the ‘Korku’ Category

 

 

Geçtiğimiz aylarda (ki on gün sonra tam bir sene olacakmış) Gantz‘tan bahsetmiştim. Sinema filmine uyarlanma ihtimali olan anime sonunda Shinsuke Sato tarafından sinemaya uyarlanmış. Tabi bu süre zarfında mangayı da okuyacağımı dile getiren ben bu eylemi de yerine getiremedim. Neyse biz konumuza dönelim.

Gantz’ın sinema filmi olarak uyarlandığının haberini aldığımda içime belirsiz biz sevinç dolu. İki filmden oluştuğunu gördüğümde ise sevincim ve merakım biraz daha arttı. İkinci filmde belki soru işaretlerine yanıt bulabilecektim. Nitekim ikinci film bir çok soru işaretine yanıt veriyor. Ancak bunu ikinci filmi yazarken anlatacağım. Biz dönelim ilk filme.

 

 

Konu olarak animenin aslına sağdık kalınmış. Kei Korono, kendi halinde bir lise öğrencisidir. Bir gün metro istasyonunda metronun gelmesini beklerken evsiz sarhoşun biri raylara düşer. O da herkes gibi sadece bakmakla yetinir.  Kei‘de olayı sadece izlemekle yetinir. Yanında küçüklükten beri görmediği arkadaşı  Kato Masakuvardır. Kato, Kei‘yi tanımaz. Bu arada Kato raya düşen adamı görünce dayanamaz ve yardım etmek için raylara iner. Adamı kurtarırken Kato, Kei‘yi tanır ve ondan yardım ister. Kei isteksizce Kato‘ya yardım etmek için raylara iner. Evsiz sarhoşu kurtarırlar. Ancak kendileri metronun altında kalır.

 

Metro ikisine de çarpar.Metro’nun kendilerine çarpması ile birlikte, Kei ve Kato  kendilerini siyah bir kürenin içinde bulunduğu odada bulurlar. Kendileri gibi başkaları da vardır bu odada. Bir süre sonra Gantz onlara görevlerini açıklar yaşamak için öldürmeleri gerekmektedir.Dünya üzerine giderek kendilerine bildirilen uzaylıları öldürürler. Yaptıkları bütün tahribat gerçek hayata da yansımaktadır bu sebepten dolayı polislerde bu gizemli olayı takip etmektedirler.

 

 

İlk bölümde kişilerin Gantz tarafından nasıl seçildiğini de görürüz. Ancak film animeye kıyasla oldukça yetersiz kalmış. Film sanki biraz daha ahlaklı olmuş. Kei’nin porno merakına, Tae Kojima’nin tecavüzüne hiç değilmemiş. Filmde şiddet animeye oranla yok sayılabilir. Animeden sonra daha ayrıntı bekleyenler için film bu konuda pek yardımcı olmuyor. Kurgu, hikaye yüzeysel geçilmiş. Diyaloglar oldukça başarısız ve gereksiz uzatılmış. Ancak aksiyon sahneleri tatmin ediciydi diyebilirim.

 

 

Animesinin üzerine film için fazla bir şey diyemeyeceğim. Animeye kıyaslandığında pek tatmin etmiyor. Oyunculuklar ortalama diyebilirim. Karakterlerin düşünceleri ve duyguları tam anlamıyla verilememiş bu sebepten dolayı film biraz sönük kalmış. Aksiyonun eksik olduğu yerlerde sizde boş boş ekrana bakıyorsunuz.

 

Yönetmen: Shinsuke Sato

 

Senarist: Hiroya Oku (manga), Yûsuke Watanabe

 

Oyuncular:
Kazunari Ninomiya
Kei Kurono
Ken’ichi Matsuyama
Masaru Kato
Yuriko Yoshitaka
Tae Kojima
Kanata Hongô
Joichiro Nishi
Natsuna
Kei Kishimoto
Tomorowo Taguchi
Yoshikazu Suzuki

 

Linkler:

 

 

 

Artık yeni bir hikaye üretemeyen Hollywood’un eskilere sarılmasının bir yansıması Neverland. Ancak bu bir sinema filmi değil SYFY kanalında yayımlamış olduğu mini bir dizi. Dizi kendi çapında bazı açıkları olsa da Peter Pan hikayesini yeniden yorumlamış. Peret Pan nasıl uçmaya başladı, Tinker Bell ile nasıl tanıştılar, dizi bu konuda kendi çapında açıklamalarda bulunmuş.

 

Ancak senaryo ve kurguda boşluklarda mevcut. Buradan anlıyoruz ki senaryo biraz aceleye gelmiş. Üstüne eğilip bekli bir kaç bölüm daha uzatıp iyi bir şeyler çıkartsalarmış daha iyi olurmuş. Öncelikle biz Peter Pan’ı komik sevimli biri olarak tanırdık. Burada ise Peter Pan tam anlamıyla sinir bozucu bir ergen. Kendisi ile yıldızımın barışmadığını söylemem lazım. Tinker Bell ise oyun hamurundan keskin hatlara sahip ilginç bir peri olmuş. Dizinin eksileri oldukça çok ama yinede Neverland’da olup bitecekler için merakla izliyorsunuz.

 

Filmin başında korsanlarla donanmanın savaşını görürüz. Korsanların lideri olan Kaptan Elizabeth Bonny’ye bir küre getirirler  Kaptan Elizabeth küreye ateş ederler ve tüm gemi birden ortadan kaybolur. Daha sonra film Peter ve arkadaşlarının yan kesicilik macerasına döner.

 

 

Peter, James Hook adlı bir adamın altında arkadaşları ile birlikte soygun yaparak çalışmaktadır. James’in Peter’a karşı özel bir ilgisi vardır ve onu özel olarak eğitmektedir. Bir gün James’e bir iş gelir. Peter’la bunun planını yaparlar ancak James, Peter’a beklemesini söyler. Peter ise arkadaşlarını alarak müzeyi soymaya gider. Onların nerede olduğunu tahmin eden Hook müzeye gelir. Müzenin deposuna girer ve orada olduğunu tahmin ettiği bir küreyi bulur. Bu sırada Hook kürede gördüğü bir şey üzerine küreyi düşürür ve birden bire yok olurlar. O sırada içeride olan Peter, arkadaşlarının kaybolduğunu görünce buna anlam veremez. Küreyi alır ve kaçar.

 

Kürenin peşinde başkaları da vardır. Peter bu kişileri izler ve küre hakkında ufak tefek şeyler öğrenir. Küreye vurunca vurma şiddeti ile orantılı olarak etraftaki her şey başka bir dünyaya gitmektedir. Peter arkadaşlarını kurtarmak için küreye vurur ve diğer dünyaya geçiş yapar. Burası Neverland’dır.

 

Peter burada bir arkadaşını bulur. Ancak o esnada periler onlara saldırır, oradan kaçarlarken de Kızılderililere yakalanırlar. Kızılderililer onlara perilerden kurtulmaları için yardımcı olur. Bu sırada Hook ve diğer arkadaşları da Kaptan Elizabeth Bonny ve mürettebatı tarafından esir alınmıştır. Kızılderililer Peter’i gizli bir yere götürürler, bu arada Peter sürekli garip rüyalar görmektedir. Hook ise Kaptan Elizabeth Bonny2i kandırır ve onunla iş birliği yapar.

 

Peter arkadaşlarını kurtarmak için korsan gemisine gider ancak görür ki Hook, Kaptan’la iş birliği yapmıştır. Diğer çocuklar ise, yenmek üzere saklanmaktadır. Peter’dan Kızılderililerin yanında olduğunu öğrenen Hook ve Kaptan ondan Kızılderililerin yerini öğrenmek ister ancak Peter diğer arkadaşları ile birlikte kaçar ve Kızılderililere sığınır.

 

 

Peter rüyasında gördüğü yere gitmek için Kızılderililerin reisinin kızı Aaya ile yola koyulur. Burada kimse yaşlanmamaktadır. Kızılderililer yüz yılardır orada yaşamaktadırlar. Aaya ve Peter rüyalarında gördükleri, kayalığa doğru giderken, Kaptan ve Hook’ta onları izlemeye başlar. Bir gece dinlenmek için dururlar. Burada Peter kaval çalmaya başlar. Bunu duyan Tinker Bell ona yaklaşır. Peter ve Aaya, Tinker Bell’i yakalamak üzere koşmaya başlarlar ve kendilerini ağaçlardan oluşmuş bir surun içinde bulurlar.

 

Surlara tırmandıklarında ise burada ağaçlardan yapılmış bir şehir bulurlar. Şehiri kıran ise daha önce küreyi isteyen bir simyacıdır. Simyacı Neverland ve bu şehir hakkında onlara bilgi verir. Simyacı bu dünyadan geriye dönmek için bir başka küre de yapmıştır. Ancak tam bu sırada Hook, Kaptan ve adamları bu ağaç şehre gelirler ancak Simyacıyı öldürür ve bu şehri yakarlar. Peter kaçmaya çalışırken öldürülür Aaya ise rehin alınır. Kaptan ‘ın asıl amacı ise Kızılderilileri bulmak ve peri tozunu onlardan almaktır. İlk bölüm burada biter.

 

İkinci bölümde ise Peter Pan periler tarafından bir yere getirilir. Burada bir göle atılır ve Peter burada hayata geri döner. Aynı zamanda uçmaya da başlamıştır. Tinker Bell tarafından küçük bir uçuş eğitimi alır, Hook ve Kaptan Elizabeth ise Kızılderililerin peşine düşer. Peter ve arkadaşları ise Hook ve korsanlara karşı savaşmaya başlarlar. Bu arada Hook ve Kaptan Elizabeth peri tozunun kaynağını bulur Peter onları oraya götürür ama başarılı bir sonuç alamazlar. Daha sonra Hook ve diğerleri geriye dönüş için diğer kürenin peşine düşerler.

 

 

240 dakikalık diziyi özetlemeye çalıştım elbet eksikler ve hatta fazlalıklar vardır. Ancak özetlemek gerekirse bildiğimiz Peter Pan masalının biraz daha kişisel olarak uyarlanmış hali karşımızda. Oyunculuk, karakter seçimler, çekimler ve kurgunun çok iyi olduğunu söyleyemeyeceğim ama fantastik film açlığını giderebilir. Elbette zaman kaybı diyenler de çıkacaktır.

 

Yönetmen – Senaryo: Nick Willing

 

Oyuncular:

Rhys Ifans
James Hook
Anna Friel
Captain Elizabeth Bonny
Charles Dance
Dr. Fludd
Q’orianka Kilcher
Aaya
Charlie Rowe
Peter Pan
Bob Hoskins
Smee
Keira Knightley
Tinker Bell (ses)

 

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1720619/

 

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /