Archive for the ‘Komedi’ Category

 

 

Artık yeni bir hikaye üretemeyen Hollywood’un eskilere sarılmasının bir yansıması Neverland. Ancak bu bir sinema filmi değil SYFY kanalında yayımlamış olduğu mini bir dizi. Dizi kendi çapında bazı açıkları olsa da Peter Pan hikayesini yeniden yorumlamış. Peret Pan nasıl uçmaya başladı, Tinker Bell ile nasıl tanıştılar, dizi bu konuda kendi çapında açıklamalarda bulunmuş.

 

Ancak senaryo ve kurguda boşluklarda mevcut. Buradan anlıyoruz ki senaryo biraz aceleye gelmiş. Üstüne eğilip bekli bir kaç bölüm daha uzatıp iyi bir şeyler çıkartsalarmış daha iyi olurmuş. Öncelikle biz Peter Pan’ı komik sevimli biri olarak tanırdık. Burada ise Peter Pan tam anlamıyla sinir bozucu bir ergen. Kendisi ile yıldızımın barışmadığını söylemem lazım. Tinker Bell ise oyun hamurundan keskin hatlara sahip ilginç bir peri olmuş. Dizinin eksileri oldukça çok ama yinede Neverland’da olup bitecekler için merakla izliyorsunuz.

 

Filmin başında korsanlarla donanmanın savaşını görürüz. Korsanların lideri olan Kaptan Elizabeth Bonny’ye bir küre getirirler  Kaptan Elizabeth küreye ateş ederler ve tüm gemi birden ortadan kaybolur. Daha sonra film Peter ve arkadaşlarının yan kesicilik macerasına döner.

 

 

Peter, James Hook adlı bir adamın altında arkadaşları ile birlikte soygun yaparak çalışmaktadır. James’in Peter’a karşı özel bir ilgisi vardır ve onu özel olarak eğitmektedir. Bir gün James’e bir iş gelir. Peter’la bunun planını yaparlar ancak James, Peter’a beklemesini söyler. Peter ise arkadaşlarını alarak müzeyi soymaya gider. Onların nerede olduğunu tahmin eden Hook müzeye gelir. Müzenin deposuna girer ve orada olduğunu tahmin ettiği bir küreyi bulur. Bu sırada Hook kürede gördüğü bir şey üzerine küreyi düşürür ve birden bire yok olurlar. O sırada içeride olan Peter, arkadaşlarının kaybolduğunu görünce buna anlam veremez. Küreyi alır ve kaçar.

 

Kürenin peşinde başkaları da vardır. Peter bu kişileri izler ve küre hakkında ufak tefek şeyler öğrenir. Küreye vurunca vurma şiddeti ile orantılı olarak etraftaki her şey başka bir dünyaya gitmektedir. Peter arkadaşlarını kurtarmak için küreye vurur ve diğer dünyaya geçiş yapar. Burası Neverland’dır.

 

Peter burada bir arkadaşını bulur. Ancak o esnada periler onlara saldırır, oradan kaçarlarken de Kızılderililere yakalanırlar. Kızılderililer onlara perilerden kurtulmaları için yardımcı olur. Bu sırada Hook ve diğer arkadaşları da Kaptan Elizabeth Bonny ve mürettebatı tarafından esir alınmıştır. Kızılderililer Peter’i gizli bir yere götürürler, bu arada Peter sürekli garip rüyalar görmektedir. Hook ise Kaptan Elizabeth Bonny2i kandırır ve onunla iş birliği yapar.

 

Peter arkadaşlarını kurtarmak için korsan gemisine gider ancak görür ki Hook, Kaptan’la iş birliği yapmıştır. Diğer çocuklar ise, yenmek üzere saklanmaktadır. Peter’dan Kızılderililerin yanında olduğunu öğrenen Hook ve Kaptan ondan Kızılderililerin yerini öğrenmek ister ancak Peter diğer arkadaşları ile birlikte kaçar ve Kızılderililere sığınır.

 

 

Peter rüyasında gördüğü yere gitmek için Kızılderililerin reisinin kızı Aaya ile yola koyulur. Burada kimse yaşlanmamaktadır. Kızılderililer yüz yılardır orada yaşamaktadırlar. Aaya ve Peter rüyalarında gördükleri, kayalığa doğru giderken, Kaptan ve Hook’ta onları izlemeye başlar. Bir gece dinlenmek için dururlar. Burada Peter kaval çalmaya başlar. Bunu duyan Tinker Bell ona yaklaşır. Peter ve Aaya, Tinker Bell’i yakalamak üzere koşmaya başlarlar ve kendilerini ağaçlardan oluşmuş bir surun içinde bulurlar.

 

Surlara tırmandıklarında ise burada ağaçlardan yapılmış bir şehir bulurlar. Şehiri kıran ise daha önce küreyi isteyen bir simyacıdır. Simyacı Neverland ve bu şehir hakkında onlara bilgi verir. Simyacı bu dünyadan geriye dönmek için bir başka küre de yapmıştır. Ancak tam bu sırada Hook, Kaptan ve adamları bu ağaç şehre gelirler ancak Simyacıyı öldürür ve bu şehri yakarlar. Peter kaçmaya çalışırken öldürülür Aaya ise rehin alınır. Kaptan ‘ın asıl amacı ise Kızılderilileri bulmak ve peri tozunu onlardan almaktır. İlk bölüm burada biter.

 

İkinci bölümde ise Peter Pan periler tarafından bir yere getirilir. Burada bir göle atılır ve Peter burada hayata geri döner. Aynı zamanda uçmaya da başlamıştır. Tinker Bell tarafından küçük bir uçuş eğitimi alır, Hook ve Kaptan Elizabeth ise Kızılderililerin peşine düşer. Peter ve arkadaşları ise Hook ve korsanlara karşı savaşmaya başlarlar. Bu arada Hook ve Kaptan Elizabeth peri tozunun kaynağını bulur Peter onları oraya götürür ama başarılı bir sonuç alamazlar. Daha sonra Hook ve diğerleri geriye dönüş için diğer kürenin peşine düşerler.

 

 

240 dakikalık diziyi özetlemeye çalıştım elbet eksikler ve hatta fazlalıklar vardır. Ancak özetlemek gerekirse bildiğimiz Peter Pan masalının biraz daha kişisel olarak uyarlanmış hali karşımızda. Oyunculuk, karakter seçimler, çekimler ve kurgunun çok iyi olduğunu söyleyemeyeceğim ama fantastik film açlığını giderebilir. Elbette zaman kaybı diyenler de çıkacaktır.

 

Yönetmen – Senaryo: Nick Willing

 

Oyuncular:

Rhys Ifans
James Hook
Anna Friel
Captain Elizabeth Bonny
Charles Dance
Dr. Fludd
Q’orianka Kilcher
Aaya
Charlie Rowe
Peter Pan
Bob Hoskins
Smee
Keira Knightley
Tinker Bell (ses)

 

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1720619/

 

 

 

Seri ikinci filmi ile devam ediyor. Kitap sıralamasına bakarsak dördüncü kitap. Film aynı kadro ile çekilmiş olmasına rağmen ben ilk filmdeki aksiyonu, göremedim. Bu film kendi içine çekmekte zorlandı beni. Yer yer sıkılmadım desem yalan olmaz. Olayların azlığı belkide fantastik öğelerden hikayenin biraz daha arındırılmış olması buna sebep belkide.

 

Bu filmde savaş sahneleri daha fazla ancak savaş sahneleri daha fazla olmasına rağmen tam anlamıyla aksiyonu yakalayamıyor. Onun haricinde müzikler ve oyunculuklar ilk filmle orantılı olarak gelişiyor. Sanki bu filmde anlatamayacağım bir şeyler eksik. Sanki yemeğin tuzu eksik kalmış gibi.

 

 

Bu bölümde kahramanlarımızın günümüz dünyasındaki sosyal durumları ile bilgi verilmemekte. Bir tren istasyonundan birden bire Narnia’ya geçiş yaparlar. Narnia’a özlemleri artmıştır ancak Narnia yine eski Narnia değildir. Aradan binlerce yıl geçmiştir. Kral ve kraliçelerin bıraktığı güzel Narnia yine eski soluk günlerine geri dönmüştür.

 

Filmin başında Prens Caspian’nın amcasının oğlunun dünyaya geldiğini görüyoruz. Onun dünyaya gelmesi ile birlikte amcası Miraz’ın iktidara gelmesinde tek sorun Caspian’ın yaşaması kalmıştır. Bir gece Caspian’ın odasına suikast düzenler. Ancak Profesör Cornelius tarafından önceden uyarılan Caspian odasından kaçar. Profesör Cornelius giderken ona bir şey verir ve sadece gerektiğinde kullanmasını ister.

 

Ormanda kaçan Caspian askerler tarafından yakalanacakken ona iki cüze ve bir fare yardım eder. Bu şekilde sadece masallarda kaldığını ve bir efsane olduğunu düşündüğü, Nernia’nın gerçek olduğunu görür. Bu arada Miraz krallığını ilan eder ve Caspian’ı yakalamak  ve Narnia’nın büyülü güzelliklerini ele geçirmek için Narnia’ya savaş açar. Ancak Narnia’da düzenli bir ordu yoktur.

 

 

Prens Caspian’ın askerlerden kaçmak için Profesörün verdiği cihazı kullanmasıyla da Pevensie kardeşler Narnia’ya geri dönerler. Dört kardeş Narnia’nın durumunu incelemeye başlarlar. Tabi kendi yokluklarının üzerinden yüzlerce yıl geçmiş, onlarda efsane olmuştur. Dört kardeşin kendilerini halka ispatlamaları gerekmektedir. Bu arada Caspian’da Narnia’da küçük bir ordu toplamış savaşı beklemektedirler. Tabi Narnia’nın yüce kralı Peter’da gelince ikisi arasında bir çekişme olur.

 

Peter ve Caspian arasındaki çekişme çok verilmemiş. Savaş sahneleri gibi oldu bittiye getirilmiş. Bu sırada Lucy, Aslan’ı gördüğünü söyler ancak ona kimse inanmaz. Peter ve Caspian Aslansız bir saldırı düzenler krallığa bekledikleri gibi olmaz. Miraz bunun üzerine daha büyük bir ordu ile Narnia’ya harekete geçer.

 

 

Daha fazla ayrıntıya girmeye gerek odluğunu düşünmüyorum. İlk filme oranla senaryosu biraz daha aceleye gelmiş bir film.  Boşluklar çok fazla. Aksiyon sahneleri tam olarak tasarlanmamış. Bu sebepten dolayı ilkinin verdiği tacı vermiyor. Görkemli bir final sahnesi olmasına rağmen o duyguyu alamıyorsunuz. Yani devam filmi ilkinin altında aklıyor.

 

Yönetmen: Andrew Adamson

 

Senaryo:

Andrew Adamson
Christopher Markus
Stephen McFeely
C.S. Lewis (kitap)

 

Oyuncular:

Ben Barnes Prince Caspian
Georgie Henley Lucy Pevensie
Skandar Keynes Edmund Pevensie
William Moseley Peter Pevensie
Anna Popplewell Susan Pevensie
Sergio Castellitto Miraz

 

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0499448/

 

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /