Archive for the ‘İspanya Sineması’ Category

Klasik lanetli ev filmlerinden biri de La herencia Valdemar. Son dönem yükselen İspanyol korku sinemasının örneklerinden biri. Film iki bölümden meydana gelmiş. Bu bağlamda ilk filimi sinemada izleyenler büyük bir haksızlığa uğramışlardır diye tahmin ediyorum. Çünkü ilk filmde olaylar tam anlamıyla merak uyandıracak şekilde ortada bırakılmış. Öyle bir yerde bırakılmış ki kesinlikle ikinci filmi merakla bekliyorsunuz.

Filmlerin sürelerini göz önünde bulundurursak iki filmden bir film çıkartılabilir aslında. Ancak pazarlama mantığından olsa gerek iki film yapmışlar. Ancak birinci filmi bu şekilde bırakmaları çok kötü olmuş.

İlk film alt yapıyı iyi oluşturmuş. Oldukça başarılı bir şekilde olan bitenlerin merakını uyandırıyor. Fiyat belirlemek için bir görevli sırlarla bolu bir ev olan Valdemar konağına gider. Bir süre bu şahıstan ses çıkmayınca konağa bir başkasını gönderirler. Bu kişi, arkadaşının cesedini konakta bulur ve kaçmaya çalışır. Ancak bu esnada iki kişi tarafından kaçırılır.

Bu arada Valdemar vakfı kaybolan görevliler için bir dedektif ayarlamıştır. Dedektif ve Valdemar vakfı sorumlusu trende yolculuk yaparken, dedektife Valdemar köşkünün hikayesini anlatmaya başlar. Valdemarlar Araştırmaya giden dedektifin bir trende hikayeyi dinlemesi sayesinde ev hakkında bilgi sahibi oluyoruz.

Valdemarlar kimsesiz çocuklara bakan, çocukları olmayan bir çifttir. Bir gün Bay Valdemar şehre gelen gizemli biri tarafından tuzağa düşürülür ve hapse girer. Bu kişi adamı hapisten çıkarır ancak karşılığında da, onunla bir ayin yapar. Ayin sonunda Valdemar köşküne diğer dünyadan bir yaratık gelir.

İlk film bu şekilde biter. İkinci filmde ise Kaybolan kızı iki işi daha bulmak için gelir. Bu arada gelen tüm kişiler aslında bir ayin için bir araya toplanmaktadır bunları görürüz. Ayinin amacı ise yüz yıl öncesinden arafa götürülen Bayan Valdemar’ı kurtarmaktır. Ve ayin gerçekleşir. Bu arada Valdemar’da üzerindeki lanet yüzünden bu yıla kadar yaşamıştır.

Genel hatlarıyla baktığımda filmin iki bölüm olması oldukça gereksiz. Ancak iki bölüm olması ve süresinin uzaması sebebi ile ayrıntılara oldukça yer verilmiş. İlk filmde uzun uzadıya geçmişe dönük hikaye anlatılarak insanlar zorda bırakılmamış. Ancak ilk filmde aksiyonun az olmasına rağmen insanda fazlaca merak uyandırıyor.

İkinci filmde ise aksiyonun hat safhada olmasına rağmen, olacakları rahatlıkla tahmin edebiliyorsunuz. Oyunculuklar çok başarılı değil. Özel efeklerde oldukça göze çarpıyor. Dış dünyadaki yaratık tanımlamaları üzerinde fazla durulmamış.

Sonuç olarak, artık korku filmlerinin kan gövdeyi götüren hallerinden sıkıldıysanız bu film bire bir. Ancak beklentiyi çok fazla yükseltmemek lazım.

Yönetmen ve Senarist: José Luis Alemán

Oyuncular:

Daniele Liotti
Lázaro Valdemar
Óscar Jaenada
Nicolás Tremel
Laia Marull
Leonor Valdemar
Silvia Abascal
Luisa Llorente
Rodolfo Sancho
Eduardo
Ana Risueño
Dra. Cerviá

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1242744/

http://www.imdb.com/title/tt1727800/

http://www.laherenciavaldemar.com/

 

Son dönem korku filmleriyle oldukça adından söz ettiren İspanya’dan yeni bir koku filmi de La posesion de Emma Evans. Film bildik şeytan çıkarma filmleri ve onun etkileri içeri içinde ilerliyor. Aslında şeytanın mesaisi onu çıkarma ayinleri tamamıyla diğer filmlerin aynı. Ancak konu olarak biraz daha alışılmışın dışına çıkmak istemiş film yapımcıları. Bu konuda başarılı olduklarında söyleyemem aslında.

Film şeytan çırakmanın yanı sıra filmde din ve bilim arasındaki bağlantı, bir gencin aile baskısından sıkılması ve özgürlük araması, aile içi geçimsizlik ve kendini ispat etmek için göze alınacak şeyler anlatılmış. Tabi bunların hepsi anlatılmaya çalışınca film biraz ne anlatmak istediğini anlatamaz hale gelmiş.

On beş yaşındaki Emma Hawkins garip davranmaktadır. Önceleri bunun klasik aile baskısından ve ergenlere özgü özgürlük hissinden kaynaklandığı düşünülür ancak ilerleyen günler bunun farklı bir şey olduğunu gösterir.  Emma’nın annesi ve babası kızlarının bu ayılıp bayılmalarının sebebini bulmak için, onu hastaneye götürürler. Doktorların yaptığı bütün testlere rağmen Emma’da herhangi bir hastalık çıkmaz. Buna rağmen Emma’nın durumu daha da kötüleşmektedir.

Emma’nın eski bir rahip olan dayısı duruma el atar. Eski rahip Vatikan izin almadan şeytan çıkarma ayini yaptığı için kiliseden atılmıştır. Yeğeninin  bu durumunu ailesine izah ede ve şeytan çıkarma ayini için kızın ailesinden izin alır. Her gün şeytanı çıkarmak için seanslar düzenler ancak kızda bir iyileşme olmamıştır. Adam her gün yaptığı ayini kaydetmektedir.

Bir gün Emma dayısına bu kasetleri görmek istediğini söyler. Adam buna izin vermez. Bunun üzerine Emma kasetleri bulur ve dayısından gizli olarak izler. Görür ki dayısı şeytanı çıkarmaya çalışmaktan çok onunla oynamakta, hakkında bilgiler edinmeye çalışmaktadır. Burada film biraz döner…

Günün birinde Emma ailesinin yaşattığı bunalım sonucu onlardan intikam almak ve özgür olmak için Oujio tahtasıyla bir ayin düzenler. Bunun üstüne içine şeytan girer. Bu ayinin ayrıntılarını da dayısından öğrenmiştir. Aslında dayısı da her şeyin farkındadır ancak yeğenin bu şekilde davranmasına dur dememiştir. Filmin son dakikası hesaplaşmayala geçer. Emma’nın içine giren varlık başta dayısı olmak üzre Emma’nın hayatına giren herkesten intikam alır. Son olarakta Emma ile yüz yüze gelir. Emma kurtulur kurtulmasına ancak bu dua ile değilde kendisini / şeytanı bıçaklaması ile olur.

Oyunculuklar için fena değil diyebilirim. Kurgu oldukça karışık işlenmiş. Bu karışıklık o şeytan çıkarma filmlerinden alıştığımız aksiyon sahnelerini de içermeyince sıkıcı bir hal almış. İşi psikolojik olarak değerlendirdiğimizde ise filmin bu amaçla yapıldığını düşünüyoruz ama bize psikolojik boyutunu hiç hissettirmiyor. Kısacası film izleyiciye kendini bağlamakta zorlanıyor.

Sonuç olarak film, ne korku, ne drama, ne de psikolojik olarak insanı etkiliyor. İzlediğinizde bir şey kazanmıyorsunuz. Yani izlesenizde olur izlemesenizde.

Yönetmen: Manuel Carballo

Senarist: David Muñoz

Oyuncular:

Doug Bradley
Father Ennis
Stephen Billington
Christopher
Sophie Vavasseur
Emma
Tommy Bastow
Alex
Richard Felix
John
Melina Matthews
Jo-Anne Stockham
Lucy

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1322306/

 

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /