Svet-Ake / Işık Hırsızı

Festivalin izlediğim en iyi filmlerinden birisi de şüphesiz Svet-Ake (Işık Hırsızı)di. Film Kırgız yönetmen, senarist, oyuncu Aktan Abdykalykov‘a ait. Bu üç görevi de oldukça başarılı bir şekilde yerine getirmiş Aktan Abdykalykov ve eğlenceli bir sistem değişim filmi çıkarmış karşımıza.

Filmin ana karakteri Bay Işık Kırgızistan’ın küçük bir köyün tek elektrikçisidir. Bay Işık iyi niyetli ve saftır. Parası olmayan insanlara kaçak elektrik bağlar onların ihtiyaçlarını gidermesini sağlar. Ancak günün birinde yakalanır ve işten alınır. Ülkede ise yönetim devrilmiş, yeni bir yapılandırmaya girilmiştir. Kasabanın halkı genel olarak, iyi ve saftır. Bunların içinde ise örnek gösterilecek isim ise yine Bay Işıktır.

Bay Işık’ın ise en büyük hayali, kasabanın elektrik ihtiyacını karşılamak için dağın yamaçlarına doğru rüzgar gülleri koymaktır. Bunu tüm kasaba için istemektedir. Tüm projesini çizmiş ve her şeyi aklında hazırlamıştır. Bu arada, filmin kötü karakteri zengin müteahhit Behzat, köye ait alana yeni şeyler yapılması için savaş vermektedir. Buna köy muhtarı karşı çıkar. O alan köylülerin ortak alanıdır ve bozulmasını istemez. Müteahhit ve köy muhtarı arasındaki husumeti Bay Işık’ta bilir ancak ses çıkarmaz.

Bir gün, köy muhtarı ölür ve Behzat kasabanın yaşlılarını toplayarak, muhtarın güçlü kuvvetli, Mansur olması gerektiğini söyler. Kasabanın yaşlıları, bunu kabul eder. Mansur’da Bay Işık’ın yakın arkadaşıdır. Ancak Mansur, Behzat’ın işlerini görmesi için bir piyondur. Behzat hemen işlerini ayarlar ve aklındaki proje için, Japon iş adamlarını çağırır. Behzat Çinli yatırımcılar için bir çadır kurar, etrafını iyice kapatır. Amacı burada onları eğlendirmek ve köye yatırım yapmalarını sağlamaktır. Çadırın aydınlatmasını da Bay Işık yapmıştır ve Behzat onunda yanlarında olmasını ister. Çünkü Bay Işık’ın projelerini gösterecek ve onu tanıtacaktır.

Çadır içerisinde eğlence başlar içkiler, sazlar… Bu arada Behzat eski bir oyunu anlatır. Bir kadın devenin etrafında çıplak olarak dolanacak, adam da aynı şekilde çıplak olarak ellerini kullanmadan onunla ilişkiye girmeye çalışacaktır. Tabi karşılığında ödüllerde vardır. Çinlilerden biri, hemen atılır. Bay Işık utanıp bakamaz ama başını kaldırdığında geçen gün, evine gittiği yaşlı kadının torununu görür. Kızın ailesi başka bir şehre çalışmak için gitmiş, kız ise okulunu bırakıp, ninesine bakmaktadır.Yaşlı kadın Allah canımı alsa da şu kıza yük olmasam diye dua da etmiştir Bay Işık’ın yanında.

Bu durum karşısında Bay Işık dayanamaz ve duruma müdahale eder ortalığı karıştırır. Tabi dışarıya atılır. Artık onlara yandaş değil düşman olmuştur. Tabi Bay Işık’ın bir şekilde sonu gelmesi gerekmektedir.

Film genel hatlarıyla bakıldığında değişimin ne olursa olsun insanlar üzerinde bırakacağı yetkiyi anlatıyor. Tabi değişim, yeni dünya düzeni kapitalizm olduğunda insanları nasıl ezdiği, iyiye nasıl zarar verdiği ve insanların da aynı şekilse zalim olmaya ittiğini anlatıyor bize. Kapitalizm yada daha da genişletirsek, var olan yönetim düzenlerinin saf olan, kendileri ile olayan herşeye, her bireye  nasıl zarar verdiğini görüyoruz… Buradaki en ektin anlatım filmin son dakikaları olan çadır ve final sahnesidir. tam anlamıyla noktasına gönderme yapmıştır burada yönetmen…

Film görsel açıdan da insanı tatmin ediyor. Bilinmeyen bir Kırgız dağ köyü, onların yaşantısı, dağlar tepeler yapılar derken, görüntü yönetmenin de başarısı ile bize çok başarılı bir şekilde yansıtılmış. Etkileyici güzel bir film Svet-Ake. Yüz gülümseten, düşündüren başarılı izlenilmesini tavsiye edeceğim bir film. Anlattığım hikaye dışında bir çok ara hikaye barındıran ve her biri akıla yer edebilecek sahnelerle dolu Svet-Ake.

Yönetmen: Aktan Abdykalykov

Senarist: Aktan AbdykalykovTalip Ibrahimov

Oyuncular:

Aktan Abdykalykov
Svet-Ake
Taalaikan Abazova
Bermet
Askat Sulaimanov
Bekzat
Asan Amanov
Esen
Stanbek Toichubaev
Mansur

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1646979/

http://film.iksv.org/tr/film/106

Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email

Justine: Seduction Of Innocence

Hazır bir başlangıç yapmışken devamını getireyim dedim. Karşımda duran ve yazılmayı bekleyen yüzlerce film olduğunu düşünürsem neyi nasıl yazayım diye tereddütte düşüyor bazen elime geleni yazıyorum. Maksat izlenilenlerin yazılması popülerlik yada güncellik mühim değil pek. Neyse bunları neden yazıyorum, filmimize dönelim…

Justine’i bilmeyen yoktur, yada en azından benim dönemimden -erkeklerinden- bilmeyen yoktur diyeyim. Show Tv’nin kırmızı noktalı yayın akışı olduğu dönemlerde tanışmıştık kendisiyle. O dönem dizi mi film mi olduğunu anlamasamda cumartesi geceleri izlemeden geçmezdim. Eh şimdi o günleri düşününce geldiğimiz noktayı da görüyoruz. Televizyonlar daha mı özgürdü ne? Acaba bizim neslin, bu filmler yüzünden çok mu ahlakı bozuldu? Tabi bir de her şeyin çivisini çıkarırken bu işi ne yapmazdık acaba? Neyse…

Justine lise öğrencisidir. Biz de onun okuduğu yatılı okulda onunla birlikte başından geçenleri izleriz. Aslında başına gelenlerden çok kurduğu hayallerdir. Justine hocası olan Profesör Paul Robson’a aşıktır. Tabi hal böyle olunca fantezilerin de başında bu adam yer alır. Tabi fanteziler kadar başlarından geçen ilginç olaylarda filme yön verir. Justine Seduction Of Innocence’da bu hikayelerden birini anlatmaktadır.

Justine dersten çıkış yapar ve duşa girer ancak duşta biri onu bayıltır. Gözlerini açtığında bir sedyeye bağlı olarak bulur kendini. Onu rehin alan kadın, bir şeyleri hatırlamasını ister. Justine başından gelen şeyleri hatırlamaya başlar. Tabi bu arada Justine’in yokluğu okulda fark edilir. Durum Profesöre haber verilir ve profesör izleri takip ederek Justine’i bulmaya gider. Bu arada Justine başından geçen olayları anlatmaktadır. Sanıyorum bu olayları  anlatmama gerek yok.

Profesör, Justine’i Çin’de bulur. Ancak yanında getirdiği Çin polisi, düşman tarafında çıkınca,profesör de yakalanır. İkisine de verdikleri ilaç sayesinde konuşmaya başlarlar. Yine başarından geçen olayları anlatırlar. Ancak bu olaylar o kadar zengindir ki, her yerde her türlü fantezi gözlerimizin önüne gelir. Fanteziler akıp giderken Profesör ve Justine bir odaya kapatılır. Burda Justine profesör üstündeki fantezilerini gerçekleştirirler akabinde de küçük bir oyunlar kaçarlar. Tabi bu arada kozlar değişir ve kurtulurlar. Ancak bu yaşananlar Justin’in rüyasından başka bir şey değildir.

Emanuelle’den sonra iki numaradır Justine dönemdaşlarım arasında. Eh bir nevi hoca görevi gördü, tabi nerde o zaman cinsel eğitim, dersler falan… Öğrendiklerimizi bu filmlere borçluyuz. Ah geçmişi yad ettim ne güzel…

Yazan – Yöneten: Lev L. Spiro

Oyuncular:


Daneen Boone
Justine

Timothy Di Pri
Professor Paul Robson

Jennifer Behr
Madame Souvray

Kimberly Rowe
Ursula

Paul Michael Robinson
Alan Pope / Klauss Heinmann / Saul

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0258697/

Related Posts with Thumbnails
Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email