Archive for the ‘Hindistan Sineması’ Category

Film oldukça başarılı eğitim sistemi eleştirisi yapıyor. Filmi izlerken görüyoruz ki aslında Hindistan’la eğitim sistemimiz konusunda ne kadar benzeşiyoruz. Buna üzülmeli miyiz sevinmeli miyiz şimdi bilemedim. Ancak şu da bir gerçek ki Hint sineması gün geçtikçe çıtasını yükseltiyor.

Filmin süresi 170 dakika. Ancak öyle eğlenceli bir film ki bir kez olsun filmin süresinin ne kadar kaldığına bakmıyorsunuz. Bu daha önce hiç Hint filmi izlememiş kişiler içinde geçerli. Film her türlü duyguyu bünyesinde barındırıyor. Gülerken birden hüzünleniyor yada hüzünlenirken birden gülüyorsunuz.

Yönetmen Rajkumar Hirani bu kolajı iyi yapmış. Hikaye üç mühendis arkadaşın, üniversite yıllarından beri olan arkadaşlıklarını anlatıyor. Tabi hikayenin kahramanları üç mühendis olunca ister istemez husus mühendisliğe de değiniyor. Espriler de bu yönde ilerliyor. Ancak bu esprilerde herkesin anlayabileceği dilde.

Rancho, Raju, Farhan adında üç arkadaşın Hindistan’ın en iyi okullarından Imperial College of Engineering’deki hikayesini anlatıyor film. Üç arkadaş bu zor oklu ilginç şekilde bitirir. Rancho eğitim sistemine aykırı davranır biraz. Tabi ona uyan üç arkadaşı da aynı şekilde. Ancak allem eder kallem ederler ve okulu bitirirler.

Yıllar sonra Raju ve Farhan, Rancho’dan hiç haber alamazlar. Onun hakkında küçük bir ip ucu buldukları anda bütün işlerini bırakırlar ve arkadaşlarını bulmak için yola çıkarlar. Ancak görürler ki, bildikleri isimdeki kişi aslında başka biridir ve bu saatten sonra arkadaşları hakkında yeni şeyler öğrenirler.

Tabi öğrendikleri şeyler yolculukları boyunca onları hayretler içerisinde bırakır. Arkadaşlarını bulurlar ve hasret giderirler. Tabi her Hint filminde olduğu gibi, bu filmde de bir aşk var. Rancho’nun üniversitede bıraktığı sevgilisi de ondan haber alındığını duyunca evliliğini bırakır ve onu görmeye gider. Tabi bir Hint filminin olmazsa olmazı da dansları. Bu filmde de mevcut. Ancak danslar gönderme yapma niteliğinde.

Film her şeyi ile oturmuş bir film. Eğlence dozu, dram dozu, sosyal eleştirisi, tam anlamıyla başarılı bir şekilde ekrana yansıtılmış. Hint sinemasının klasik özelliklerini taşırken yenilikçi modern yapısıyla da oldukça başarılı bir film. Kesinlikle izlenmeli.

Yönetmen: Rajkumar Hirani

Senarist:

Vidhu Vinod Chopra
Rajkumar Hirani
Abhijit Joshi

Oyuncular:

Kareena Kapoor
Pia V. Sahastrabudhhe
Aamir Khan
Rancho
Sharman Joshi
Raju Rastogi
Madhavan
Farhan Qureshi
Boman Irani
Viru Sahastrabudhhe
Omi Vaidya
Chatur ‘Silencer’ Ramalingam

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1187043/

तीस मार ख़ान

Uzun zaman olmuştu Hint filmi yazmayalı. Sonuçta eğlenmek için bire bir bu filmler. Yine uzun bir film karşımızda. Her ne kadar IMDB ve Wikipedia filmin süresi hakkında 135 ve 131 dakika oldukları konusunda rivayetler de olsa ben filmin daha uzun olduğuna inanıyorum (Tabi izlememin üzerinden kırk dün geçince böyle oluyor. Muhtemel bir yazı değişimi ile akşam sularında gerçek süresini verebilirim.). Her zaman olduğu gibi bol bol müzik var bu filmde de (bu süreleri yazarken müzikleri çıkarıyor olabilirler). Aslında filme genel hatları ile baktığımızda standart bir Hint filmi karşımızda. Ama bu filmde öyle aşk gözümüze sokulmamış.

Tabrez Mirza Khan’ın annesi polisiye filmlere çok meraklıdır. Bütün gün oturur hırsız polis kovalamalarını izler televizyonda. Tabi karnındaki Tabrez Mirza Khan’da bu filmlerden çok etkilenir. Daha doğar doğmaz kendisini sevenlerden bir şeyler araklamaya başlar. Aradan yollar geçip Tabrez Mirza Khan büyüdüğünde ise Hindistanın en azılı, en çok aranan hırsızı olmuştur ve adı da Tees Maar Khan’dır.

Tees Maar Khan yurt dışında yakalanır ve Hindistan’a teslim edilir. Bu teslimattan sorumlu salak polis Tees Maar Khan’ı alır ve Hindistan’a ulaştırmak üzere uçağa binerler. Ancak burada Tees Maar Khan akıllı bir plan ile uçaktan özgür bir şekilde inmeyi başarır. Çıkınca ise eve annesinin anına gider. Annesi ise onu ünlü bir yönetmen olarak bilmektedir. Bu arada sevdiği kız da ünlü olma hayalleri kurmakta ve setlere çekimlere gitmektedir. Tees Maar Khan onu da buralardan toparlamaya çalışır.

Bir gün mafya olan yapışık ikizler ona gelir ve tren ile oldukça fazla tarihi eserin bir yerden başka bir yere aktarılacağını söylerler. Bu iki kardeş belli bir yüzde karşılığında Tees Maar Khan’dan bu treni soymalarını isterler. Tees Maar Khan başlarda işe sıcak bakmaz ancak sonra kabul eder. Tren ekspres olarak gidecektir ve hiç bir yerde durmayacaktır ve onlarca polis tarafından da korunacaktır. Tees Maar Khan akıllıca bir plan yapar. Trenin geçeceği kimsenin bilmediği bir köyde bir film çekmeye başlayacaktır.

Tees Maar Khan planını uygulamak için yola koyulur. Köye gider, kendisini ünlü bir yönetmen olarak tanıtır film çekeceğini söyler. Tabi halk buna çok sevinir her biri filmde rol almak için sıraya girer. Bu sırada Tees Maar Khan ve ekibi de bir film setini basıp, kamera, ışık vs… çalarlar. Her şey hazırdır ancak bu film işinden kimsenin şüphelenmemesi gerekmektedir. Bu sebepten dolayı Oscar almakla kafayı bozmuş Hindistan’ın en ünlü aktörü Atish Kapoor’u kendisini Amerikalı ünlü bir yönetmen olarak tanıtarak (M. Night Shyamalan) onu filmde oynamaya ikna eder. Kadın oyuncu olarakta sevgilisi Anya’yı seçmiştir.

Film çekimleri başlar. Film Hindistan’ın İngiliz işgali altında kalmış bir köyün kurtuluş hikayesini anlatmaktadır. Köy halkı toplanacak İngilizler’in Hintlilerden yağmalayıp sevk ettiği değerli eşyaları tren ile bir başka yere aktarırken, treni durduracaklar ve kendi mallarını geri alacaklardır. Tabi bu tren tarihi eser yüklü trendir. Tees Maar Khan herkesi gaza getirir. Herkes oynamaktan çok yaşıyor gibidir, bilhassa Oscar ateşi ile yanan  Atish Kapoor müthiş bir performans sergilemektedir.

Tren tarihi değişince Tees Maar Khan filme devam etmek zorunda kalır. Bu sırada köylülerin kaybolan çocuklarını bulur ve onları başsız canavardan kurtarır. Tabi bunların hepsi tesadüfi olur. Köy halkı Tees Maar Khan’ı bu sebepten dolayı çok sever. Trenin geleceği gün filmin final çekimi için herkes hazırlanır. Trenin önünü keserler. Polisi etkisiz hale getirirler ve treni yağmalarlar. İndirdikleri şeyleri bir kamyona yüklerler. Tees Maar Khan bu eşyalarla kaçacağı sırada yapışık ikizler ona kazık atar ve kaçarlar. Her şey elinden uçar üstüne üstlük yakalanırlarda.

Tüm köy halkı ve Tees Maar Khan mahkemeye çıkartılır. Suçlu bulunurlar. Ancak azmettirici Tees Maar Khan hapse atılır. Bu arada çektikleri filmi de montajlamışlardır. Galasına içerideki yönetmeni Tees Maar Khan’da katılır. Burada da zaten tekrar kaçar. Film büyük başarı sağlar. Hatta Oscar bile alır. Tees Maar Khan ise kendisine kazık atan ikizlerin peşine takılır ve onları bulur.

Baştada söylediğim gibi eğlenceli bir Tees Maar Khan. Tek sorun süresi olabilir. Tabi ben değerlendirmeyi yaparken Hint filmlerini göz önünde bulundurarak yapıyorum. Filmin ana müziği dile çok çabuk dolaşıyor. Film bir çok filme, olaya, kişiye atıflarda bulunuyor. Tam anlamıyla kendileri ile, sinema sektörü ile dalga geçmiş gibiler.

Yönetmen:  Farah Khan

Senaris:

Vishal Dadlani sözler
Anvita Dutt Guptan sözler
Ashmith Kunder senaryo
Shirish Kunder Hikaye, senaryo

Oyuncular:

Akshay Kumar … Tabrez Mirza Khan / Tees Maar Khan / Manoj Day Ramlan

Akshaye Khanna … Atish Kapoor

Katrina Kaif … Anya Khan

Raghu Ram / Rajiv Laxman … Johri Brothers

Arya Babbar … Dedektif Dhurender

Sachin Khedekar … Komiser Khadak Singh

Linkler:

http://en.wikipedia.org/wiki/Tees_Maar_Khan

http://www.imdb.com/title/tt1572311/

http://www.teesmaarkhan-thefilm.com/

 

 

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /