Un monstre à Paris

Müzikleri ve çizgileri ile aklıma kalan bir film Un monstre à Paris. Oldukça eğlenceli ve sürükleyici bir kurguya da sahip. Hikayemiz sıradan gözükse bile, işlenişi, karakteri bir o kadar eğlenceli ve sempatik. Film 2011 yılında 3D olarak çekilmiş. Ben filmi 3D izlemedim ancak bu filmde 3D izlemenin de pek bir artısı olacağını düşünmüyorum.

Film görsel açıdan oldukça başarılı. Paris’in mekan tasviri, karakterlerin, tavır ve tutumları oldukça başarılı. Film animasyon olmasına rağmen bir çocuk filmi değil. Çocuklar için biraz ağır bir konuya sahip. Giriş gelişme ve sonuç açısından ise bir yetişkin için oldukça oldukça kolay anlaşılır.

Animasyon için romantik komedi diyebiliriz. Emile bir sinema salonunda makinist olarak çalışmaktadır ve sinema için bilet satan kıza aşıktır. Aynı zamanda kendi icatları ile taşımacılık işi ile uğraşan en yakın arkadaşı Raoul’de Paris’in kadife sesli meleği, Lucille’e aşıktır. Lucille ile Raoul çocukluktan beri arkadaştırlar ve Raoul bu süre zarfında hep Lucille’e aşıktır. Ancak arkadaşı Emile gibi o da sevgilisine açılamamaktadır. Bir gün Emile, Raoul ile birlikte bir kamera alır. Bu arada Raoul’in de malzeme teslim etmesi gerekmektedir. Malzeme teslimi için bir profesörün evine giderler.

Profesör evde yoktur ve onlara kapıyı profesörün yardımcısı maymun açar. Raoul merakla evden çeriye girer ve profesörün karışımları ile oynamaya başlar. Bu arada Emile’de isteksizce içeriye girer ama bu hayret verici görünümü kameraya almak ister. Bu sırada, Raoul profesörün iksirlerini karıştırmaya başlar. Büyük bir patlama olur. Dumanın içerisinde, Emile bir yaratık görür ancak buna anlam veremez. Oradan kaçarlar ancak o günden sonra gazeteler Paris’te dolanan bir yaratığın varlığından bahsederler. Bu canavar ise bir maymun piresidir.

Filmin kötü karakteri ise polis teşkilatı başkanı Maynott. Maynott gözü yükseklerde kibirli biridir. Lucille’e aşıktır. Bu canavarın da ortaya çıkması ile Maynott bu durumu kendi lehine kullanmak ve seçimlere katılarak oy toplamak ister. Bu arada yaratık ise Lucille’nin kapısına dayanmıştır. Lucille onu başta yardıma ihtiyacı olan biri olarak görür ama gerçek yüzünü gördüğünde ise kaçar. Yaratık ise içlenerek bir köşede şarkı söylemeye başla. Lucille ise onun sesine hayran kalır ve ona yardım için içeri alır sahne programına beraber çıkmaya başlarlar.

Bu arada Emile ve Raoul polis tarafından yakalanmıştır ancak Maynott bu durumu lehinde kullanmak için onları canavarı bulmak için görevlendirir. Canavar ise Francoeur adıyla Lucille ile sahne almaktadır. Biri bu durumu ispiyonlar ve  Maynott baskına gelir. Tabi daha önceden Lucille’e Emile ve Raoul durumu haber verir ve Francoeur’ıi saklarlar. Ancak Maynott onların peşini bırakmaz kovalamaca başlar.

Film oldukça eğlenceli. animasyon olmasına rağmen kendi içinde oldukça mantıklı ve tutarlı. Film kendine çekiyor ve odaklanmanızı bir an olsun yitirmiyorsunuz. Müzikler de oldukça başarılı. Boş vakitte keyifle izlenecek animasyonlardan biri.

Yönetmen: Bibo Bergeron

Senaryo: Bibo BergeronStéphane Kazandjian

Seslendirenler:

Mathieu Chedid
Francoeur – M
Vanessa Paradis
Lucille
Gad Elmaleh
Raoul
François Cluzet
Le préfet Maynott
Ludivine Sagnier
Maud
Julie Ferrier
Madame Carlotta

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0961097/

http://www.unmonstreaparis.com/

Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email

Hors Satan

Yönetmen Bruno Dumont‘un son filmi Hors Satan. İKSV’nin sitesinde yazılanları okuyarak büyük bir beklenti ile filmi izlemeye başladım. Ancak beklentilerimin çok çok altında bir filmle karşılaştım. Eğer film hakkında yorumları okumadıysanız filmin anlatmak istediklerine dair pek bir şey anlamıyorsunuz. Sanıyorum ki yönetmen yaptığı işin eksik olduğunu gördükten sonra filmi bu şekilde açıklamaya çalışmış.

Film bir çeşit, The Green Mile, Kosmos devşirmesi olarak görülebilir. Ancak şifacımız bu kez biraz daha şiddet meraklısı kendi çapında bir tip. Tabi başkalarından hayat almasını filmin ilerleyen dakikalarında hayat vermesine bağladım ben. Ancak film hem konu hem de kurgu olarak, anlatmak istediğini anlatmakta başarısız.

Aynı şekilde oyunculuklar ve karakter seçimleri de başarısız. Eğer boş bir ekranda diyalogsuz dakikalarca sabit bir şeyi izleyerek çeşitli fikirler üreteceksek bu film bunun için bire bir. Aksi taktirde filmin son yirmi dakikasına kadar hiç bir şey anlamıyorsunuz. Sadece oyuncularla birlikte, dağ, deniz görüntülerini izliyorsunuz. Son yirmi dakikada ise alıştığımız bu filme biraz aksiyon geliyor. Tabi filmde kendi çapında bir aksiyon yaşıyorsunuz.

Ben tanıtımında olduğu gibi, filmden din üzerine avangart bir inceleme görmedim. Ana karakter yaptığı eylemin din ile ilgisi olabileceğini kesinlikle bize hissettiremiyor. Eğer biz bir bakışta her şeyi anlayacaksak, aslında filme hiç gerek yok. Zaten filmin bir yerine kadar, filmde yapılan eylemlere anlam yüklemekte zorlanıyorsunuz. Kadınla sevişmesi ve ölmüş kızı canlandırması ve kasabayı terk etmesi. Filmi özetleyen kısım. Aslında tüm bu anlatılacaklar için, 110 dakikalık bir süreye hiç gerek yok. Bu durum sadece 15 – 20 dakikalık bir kıza filmle rahatlıkla anlatılabilirdi. Biz de izleyici olarak dere tepe izlemek zorunda kalmazdık.

Film Fransa’nın kuzey-batısında bulunan Côte d’Opale sahillerinde geçiyor.Sert rüzgarlar, bataklıklar, sazlıklarla dolu bir yerde bir adam ormanda bir barakada yaşamaktadır. Ortalıkta adamın şifacı olduğuna dair söylentiler vardır. Adam ise sadece bir kızla takılmaktadır. Kızın koruyucu meleğiymiş gibi yanında dolaşır. Hatta onu korumak için kızın üvey babasını bile öldürür. Kız ise karşılığında ona sabahları sandviç hazırlamaktadır. Adam kıza karşı ters bir harekette davrana kişileri sorgusuz sualsiz öldüresiye dövmektedir.  Günün birinde ise kız ölü bulunur.

Anlatımı dili oldukça sıkıcı bir film Hors Satan. Aynı içeriğe sahip onlarca filmi daha şevk ile izleyebilirsiniz. Uzun süresi, anlamsız uzun sahneleri, boş diyalogları, kalitesiz ses ve görüntüsü ile ben filmde beklediğimi bulmadım. Filmden anlamı cımbızla çıkarıyorsunuz. Uzun ve uzak çekimler olduğundan filmde üst mikrofonu kullanılmış, bu da gereksiz nefes ve hışırtılarla bir zaten zorla kilitlenilen filmden kopmalara sebep oluyor ve bir süre sonra sinir bozmaya başlıyor. Kısacası, tanıtımlarında anlatmak istediğini anlatamayan, zor ve gereksiz bir film.

Yönetmen – Senaryo: Bruno Dumont

Oyuncular:

David Dewaele
Adam
Alexandra Lemâtre
Kız
Christophe Bon
Bekçi
Juliette Bacquet
Kız
Aurore Broutin
La routarde
Sonia Barthélémy
La mère de la gamine

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1666168/

http://film.iksv.org/tr/film/388

Related Posts with Thumbnails
Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email