Prezit Svuj Zivot / Hayatta Kalmak

Bence festivalin en iyi filmlerinden biri Prezit Svuj Zivot.Zaten filmi izlemeden önce de bu kanıdaydım. Şimdi “kaç film izledin ki en iyisini seçiyorsun” diyenler olabilir içinizde haklılar da ancak bence bu film en iyisi… Öncekile filmi iyi yapan standart dışı olması. Evet belki yönetmen Jan Svankmajer için pek farklı olmayacak bir film ancak bu tarzı da sadece onla yaşayabiliyoruz.

Belki de filmi bu kadar sevmemin sebebi karaktere yakın hissetmem kendimi. Nasıl yakınlık dersek bende şimdi bu cümle üzerine düşünür durumdayım. Sanki birden çıkıverdi bu cümle parmaklarımdan. Filmin kahramanı Eugene’nin uyumayı istemesi, belkide kendimle kıyasladığım nokta. Gelelim filmimize;

Eugene, rutin hayatına devam etmektedir. Hayatı ev ve iş arasında, lotoyu kazanma hayalleri içerisinde geçmektedir. Yani Eugene’nin bizden farkı yoktur. Zaten kazandığı yetersiz para onun ekstralara soyunmasına da izin vermemektedir. Tüm bunların üzerine yıllardır rutinliğe uymuş evliliği de girince Eugene iyice çıkmaza girmiştir.

Bir gün rüyasında kırmızılar içinde, genç ve güzel bir kadın görür. Ona aşık olmuştur ve onu görmek için sürekli uyumaya başlar. Ancak bir sorun vardır ki, her rüyasında kadının adı değişmektedir. Sadece adla kalmaz, olan olaylarda değişmektedir. Eugene bunun kendisi için bir mesaj olduğunu düşünür ve rüyasında yaşadığı olaylar takip eder. Ancak rüyaları da gerçekle karışmaktadır.

Rüyaları o kadar aklını karıştırmıştır ki sonunda bir psikanaliste gitmeye karar verir. Tabi psikanalist ile yapılan görüşmeler sonucunda olaylar farklı bir boyuta kayar. Aslında Eugene bu sorundan kurtulmaktan çok, daha fazla uyumak için psikanaliste gitmektedir. Eugene uyumanın yolunu bulur. Ancak bu onun işini de kaybetmesine sebep olur. Tabi işine gelir. Kendine bir oda tutar, karısına fark ettirmeden her gün işe gidiyormuş gibi, uyumaya gider.  Riyalarında o kadar ilerlemiştir ki, Eugene gördüğü genç kadınla beraber olmuş ve çocukları bile olacaktır. Bu arada öğrenir ki hepsinin adı Eugenedir.

Tabi burada finali anlatmayacağım. Zaten final film izlenirken kestirilse de anlatım dili ve psikanalist yorumları bu yorumlar esnasında Freud ile Jung’un portreleri içinden ettikleri kavgalar mükemmel. Psikanalistin ise seas aralarında yaptığı yorumlardan sonra Freud ile Jung’dan tepki beklemesi ise kesinlikle mükemmeldi. Her yönü ile etkileşimli bir anlatımdı. Her ne kadar finalde Eugene’nin karşılaştığı sonuç pek hoşuna gitmese de bizi oldukça eğlendirdi.

Filmin başında yönetmenin neden animasyonu ve neden bu tarzı seçtiğine dair konuşması ayrı bir güzeldi. Yönetmen şakayla karışık her şeyi maliyete yönlendirse de kesinlikle animasyon aşığı olduğu belli. Umuyorum ki bu son filmi olmaz. Çok eğlenceli, çok düşündürücü bir film. Kesinlikle izlenmesi gerekli.

Yönetmen, Senaryo: Jan Svankmajer

Oyuncular:


Václav Helsus
Evzen / Milan

Klára Issová
Evzenie

Zuzana Kronerová
Milada

Daniela Bakerova
Dr. Holubová

Emília Doseková
Super-ego

Marcel Nemec
Colleague

Jan Pocepický
Antiquarian

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1352765/

http://2011.ifistanbul.com/tr/Movie/prezit-svuj-zivot-

Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email

Tsumetai Nettaigyo / Soğuk Balık

Festivalin izlediğim ilk filmi. Malum çalışanlar için biraz zor oluyor takip etmek. Cuma gecesi (burada da bir gariplik var aslında cumartesi oluyor) 00:15 itibari ile filmi izlemeye başladık. Tabi reklamlar başlangıç süresinin içerisinde. Daha sonra 144 dakikayı dişlerimizi sıkarak izledik. Gerekten de dişlerimizi sıkarak izledik. Ünlü Japon kült yönetmen, Sion Sono imzalı bu film görmek istediklerimizi çarpıcı bir şekilde sunmuş bize her zaman olduğu gibi.

Öncelikle belirtmeliyim ki yönetmen bu filmi bir seri katilin hikâyesinden esinlenmiş. Filmin gerçek olma payı insan üzerinde daha büyük bir etki bırakıyor. Tabi bu noktayı es geçersek, film biraz sinemasal anlatımına takılıyor. Yani yönetmen, hikayeyi sadece sunmuş ve bunu sunarken, sadece gördüklerimizin üstünde görüntüler vererek yapmaya çalışmış. Hikayede bir kopukluk sezmek mümkün. Bu görsellik içinde aslında bunu düşünmek ne kadar mümkün tartışılır.

Film alsında kırılma noktalarından bahsetmekte. Her insan için olan kırılma noktasından. Filmde ise kahramanımız, Shamoto. Shamoto karısını kaybettikten sonra genç ve güzel bir kadınla bir evlilik yapmış ancak kızı ile yeni eşi arasındaki anlaşmazlıklara son verememiştir. Kendi başına çabaları da sonuç vermeyince ezilmiş ve kendi kabuğuna çekilmiştir. Öyle ki ne karısına iyi bir koca nede, kızına iyi bir baba olmuştur. Ailede sorunlar hat safhada olmasına rağmen normal bir profil çizmektedirler. Shamoto kızından korkusundan eşi ile bile birlikte olmak için otele gitmektedir. Eşi ise kızından şiddet görmektedir. Kız ise eve gelip annesinin yerine konan kadından nefret etmekte ve kimsenin sözünü dinlememektedir.

Shamotolarda durum böyleyken bir gün, kızları bir markette hırsızlık yaparken yakalanır. Kızlarını almaya giden çift burada onlara yardımcı olan Murata ile tanışır. Murata kızlarını kurtarmalarında onlara yardımcı olmuştur ve ona minnettardırlar. Murata’nın da Shamotolar gibi bir süs balıkçısı dükkanı vardır. Aslında ilk bakışta iki karakter de birbirine benzemektedir tabi Murata’nın zengin olduğunu hesaba katmazsak.

Murata, Shamoto’ya kızının kendi dükkanında diğer kızlarla birlikte çalışmasını tavsiye eder. Kız da buna sıcak bakınca Shamoto belkide karısı ile arasını düzeltmek amacıyla bu teklifi kabul eder. Aslında bu kendi düşüncesidir. Murata aslında yine kendisi için karar veren insanlara boyun eğmiştir. Hatta olay öyle bir noktaya gelmiştir ki, Murata ona ortaklık teklif eder. Hatta tekliften çok ortak olmuşturda. Her şey kontrolü dışında gelişmiştir. Tam olana bitene al koyacağı sırada işler biraz daha karışır.

Murata, Shamoto’nun önünde bir cinayet işler. O da yetmez, gözlerinin önünde cesetten kurtulmak için Murata’nın eşi ile birlikte cesedi param parça etmelerine de şahit olur. Shamoto bunun ilk olmadığını aslında Murata ve eşinin seri katil olduğunu öğrenir ama kaçışı yoktur. Murata Shamoto’yu karısını ve çocuğunu öldürmekle tehdit eder.

Shamoto işten nasıl sıyrılacağını bilemez. Bir gün yine bir cesetten kurtulmaya çalışırken Murato, Shamoto’nun üzerine çok gider. Son olarak ona kendi karısıyla birlikte olmasını söyleyip zorla buna teşvik edince ahlak kuralları katı Shamoto Murata’yı öldürür. Shamoto’nun bu güçlü kişiliğini gören, Murata’nın karısı zaten gözü olduğu Shamoto’dan etkilenir ve onun istediğini yapar. Bu arada tüm her şeyi öğrenen Shamoto önce kızını zorla eve götürür. Birlikte aileymiş gibi yemek yerler. Daha sonra kızının tavırları onu yine çileden çıkarır. Ona şiddet uygular. Karısına da tecavüz eder. Murata ile birlikte olmasının cezasını çektirir.

Etkileyici bir film Soğuk Balık. Anlatım dili sert olsa da, hayatın bize aslında güllük gülistanlık olmadığını, pürüzlerin her zaman çıkabileceğini gösteriyor. Bir diğer olay ki, güvenin insana neler yaptırabileceği. Fİlmden bir alıntıyla bitirelim; “Dünyanın pürüzsüz, mavi bir küre olduğunu mu düşünüyorsun? Bence dünya kayalardan oluşan bir külçe. Hiçbir gezegen pürüzsüz ve yumuşak değildir.”

Yönetmen: Shion Sono

Senarist: Shion Sono, Yoshiki Takahashi

Oyuncular:


Makoto Ashikawa

Denden

Mitsuru Fukikoshi

Megumi Kagurazaka
Taeko

Hikari Kajiwara

Lorena Kotô

Asuka Kurosawa

Linkler:

http://2011.ifistanbul.com/tr/Movie/tsumetai-nettaigyo

http://www.imdb.com/title/tt1632547/

Related Posts with Thumbnails
Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email