Take Shelter

Film 2011 yılının en iyi bağımsız filmlerinden biri. Yakaladığı atmosfer anlatım dili bakımından film, 120 dakikalık süresi boyunca, insanı germeyi ve meraklandırmayı başarıyor. Başta fırtına sahneleri olmak üzere görüntüler oldukça başarılı. Buna başarılı oyunculuklar da eklenince film tadından yenmiyor.

Filmin tek problemi ise aşırı durağan olması. İlerleyen her saniyede bir şeylerin patlayacağını düşünüyorsunuz ama beklenen olmuyor. Film uzun bir müddet durağanlık çizgisinden şaşmıyor. Bu da bir aksiyon beklediğimiz filmden aldığımız tadın dozunu biraz düşürüyor. Filmin görselleri ve atmosferi oldukça başarılı. İnsan hemen kendini bu atmosfere kaptırıyor. İzleyici o ortama aitmiş gibi hissediyor kendini. Filmin en büyük başarısı da bu.

Curtis karakteri ile birlikte siz de gerçeğin ne olduğunu sorguluyorsunuz. Oyunculuk oldukça başarılı. Karakterin yaşadıkları izleyiciye iyi aktarılıyor. Fırtına sahneleri oldukça başarılı ve gerçekçi bir şekilde çekilmiş. Müziklerde tüm atmosferleirn duygu ve düşüncelerini yansıtıyor. Yan karakterler olaya başarılı bir şekilde dahil edilmiş.

Curtis büyük bir fırtınanın yaklaştığına dair hayaller görmektedir. Bu hayaller / rüyalar  arasında kalır ve onları gerçekmiş gibi algılar. Bu hayalleri uyanıkken de görmesi, gerçek olduğu hissini arttırır. Curtis doktora gider ve ilaç kullanmaya başlar. Ancak hayaller onu terk etmez. Büyük bir fırtına geleceğini düşünerek, bahçelerindeki sığınağı büyütür. Karısından habersiz evi ipotek eder ve banka kredisi çeker. Tabi bu davranışları dışında hem arkadaşları ile arası açılır hemde işinden olur.

Eşi Samantha ise, ev bütçesine destek olabilmek için, el yapımı ürünler satmaktadır.Aslında mutlu ve sorunsuz bir evlilikleri vardır. Ancak kocasının bu davranışları onunda mutsuz olmasını sağlar. Etrafındaki herkes Curtis’in deli olduğunu düşünmektedir. Çünkü annesi de aynı sorunlardan dolayı hastanede yapmaktadır. Curtis delirmek ve gelecek fırtınadan ailesini korumak arasında hem kendisi ile hemde insanlarla çatışır.

Her dakikası gerilim yüklü ve yönetmen bunu oldukça sade bir şekilde yapmış. Görüntüler göz yormuyor, dikkat farklı yönlere çekilmiyor. Film kesinlikle izlenmesi gereken başarılı filmler arasında.Jeff Nichols bu filmle takibe alınmayı hak etti.

Yönetmen – Senaryo: Jeff Nichols

Oyuncular:

Michael Shannon
Curtis
Jessica Chastain
Samantha
Tova Stewart
Hannah
Shea Whigham
Dewart
Katy Mixon
Nat
Natasha Randall
Cammie

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1675192/

http://www.sonyclassics.com/takeshelter/

Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email

Carriers

 

 

İki kardeş, David PastorÀlex Pastor‘un haydi arkadaşları toplayalım da film çekelim edasıyla çektikleri film Carriers. Öyle ki film biraz zombi türüne göz kırpsa da onun özelliklerini tam olarak karşılayamıyor. Geriye ise bulaşıcı bir hastalıktan sonra geriye kalan dünyanın hali kalıyor. Senaryosu, kurgusu kesinlikle tam anlamıyla düşünülmemiş. Film kendi içerisinde çelişkili ve soru işaretlerini yanıtlayamıyor.

 

 

Film bir grup gencin lay lay lom şeklinde tatile çıkması edası ile başlarken birden bire aslında dünyanın bir salgının eşiğinde olduğunu görüyoruz. Burada filmde yapılan en büyük hata, virüsün hangi yollarla bulaştığının belli olmaması. Kan yolu ile geçtiğini görüyoruz, ancak hava yolu ile de bulaştığının göstergeleri var ki bazı insanlar kendilerini korumak amacıyla maskeler, özel kıyafetler giyiyor. Bulundukları mekanları koruma altına alıyor, içtikleri suları dikkatli kullanıyorlar.

 

Ancak bizim baş kahramanlarımız olan gençler, her şey güllük gülistanlıkmış gibi tişört pantolon ile seyahate çıkıyorlar. Küçük dandik bir maske dışında kendilerini hiç bir şekilde korumuyorlar. O maskeyi de her zaman takmıyorlar zaten. Böyle bir ortamda, bu kadar rahat dolanmaları, filmin kendi içerisindeki tutarsızlığı benim canımı sıkmaya başladı. Ancak görünen şeyler gösterdi ki her ne kadar senaryo ve kurgu bana mantıksız gelse de bu bir korku filmi değildi.

 

 

Bu bir korku filmi olmamakla birlikte neden bu şekilde lanse edildiğini anlamış değilim. Film daha çok arkadaşların, sevgililerin, kardeşlerin böyle bir hastalık ortamında nasıl davranacaklarının analizini yapmaya çalışmış. Ancak oyunculuklardaki başarısızlıklardan mıdır, yoksa senaryodaki kopukluklardan mı ben filmin dram yönünün de eksik olduğunu gördüm. Film başarılı bir korku gerilim filmi olmamakla beraber başarılı bir dram da değildi.

 

Karakterler çok silik başta. Belki sıradan bir insanın başına bunlar gelse ne yapardı deyip bu karakterleri düşünmüşler ama, bir süper kahraman edasıyla yol alan ekibe de bu yakıştırmayı yapamıyoruz açıkçası. Film aslında kızını koruyan bir baba, sevgililerin ilişkisi en önemlisi de kendi canından olan kardeşine böyle bir durumda ne yapabileceğin analizini yapmaya çalışmış. Zaten bunu ana karakterimizin kardeşini vurmasından anlıyoruz.

 

 

Filmi özetlemek gerekirse, aslında iyi düşünülmüş ancak olmamış bir film Carriers. Senaryo, kurgu ve oyunculuklar başarısız. Çekimler oldukça sıradan, görüntü yönetmeninin de pek fazla iş yapmadığını görüyoruz. Film aksiyon vaat etmediği gibi dramda vaat etmiyor. Makyajlar için çok kötü diyemeyeceğim. Ortada asılı kalmış, nereye gideceğini şaşırmış bir film. İzlemek için üstüne düşülecek bir film değil…

 

Yönetmen – Senaryo: David PastorÀlex Pastor

 

Oyuncular:

Lou Taylor Pucci
Danny Green
Chris Pine
Brian Green
Piper Perabo
Bobby
Emily VanCamp
Kate
Christopher Meloni
Frank Holloway
Kiernan Shipka
Jodie Holloway

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0806203/

 

Related Posts with Thumbnails
Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email