Archive for the ‘Bilimkurgu’ Category

 

 

Bizim jenerasyon içerisinden ThunderCats’i bilmeyen yoktur. Çizgi dizi 1983-1990 arasında gösterimde kalmıştı. ThunderCats’ın geçmişi biraz karışık. Amerikan çizgi dizisi olmasına rağmen dizinin ilk bölümünün çizgileri, Studio Ghibli‘yi kuran grup tarafından yapılmış. Bu sebepten dolayı çizgilerde biraz da Japon esintileri görmek mümkündü.

 

Tabi benim anlatacağım bu eski sezon değil. 2011 itibari ile Warner Bros ve Cartoon Network iş birliği ile ThunderCats tekrar hayata döndü. Tabi bu yeni yorumlamalar insanın aklında soru işaretleri bırakmıyor değil. İlk duyduğum anda hikayenin gelişimi, karakterler nasıl olacak diye merak içindeydim. Yeni uyarlamaların hayal kırıklıklarının çok olduğu bir ortamda çocukluk dönemimin en sevdiğim çizgi dizilerden birinin katledilmesi beni sinir krizine sokabilirdi.

 

 

Ancak ilk bölüm itibari ile kendimi hazırladığım hayal kırıklığı beni karşılamadı. Karakterler ile çok fazla oynanmamış ve hikaye oldukça sağlam temeller üzerinde kurulmaya çalışıyordu. Nitekim aynı şekilde devam ederek sezon finali yaptı. Eskisini aratmayan bir yapım olarak göz doldurdu diyebilirim. Eski versiyon biraz daha çocuklara hitap ederken yeni versiyon sanki seksenlerin çocuklarına hitap ediyormuş gibiydi. Zaten seri çocuklar için uygun olmayabilecek sahneler olabilir diye etiketlenmiş.

 

 

Hikaye eskisinden oldukça farklı. Yeni hikayenin temelleri daha sağlam atılmış diye belirtmiştim zaten. Söyle kısaca özetleyebilirim hikayeyi: Thundera’da kediler sefahat sürerek yaşamaktadırlar. Diğer türleri hor görmekte onları aralarında istememektedirler. Lion-O bu tutuma biraz farklı davranır, ayrımcılık göstermez. Kendisini dış dünyadan izole etmiş Thundera bilimden ve teknolojiden de uzak kalmıştır. Günün birinde teknolojik olarak daha üstün, sürüngenler Thundera’ya saldırır ve Thındera düşer.

 

Ezeli düşmanları Mumm-Ra’da hayata döner. Thundera’nın kralı bu saldırı esnasında öldürülür ve onun kılıcı Lion-O’a kalır. Lion-O Thundera’yı tekrar ele geçirmek, özgürlüklerini geri almak için arkadaşları ile birlikte yola koyulur. Bu yolculukları esnasında eski dünyalarından bir taşı aramaya koyulurlar. Aynı zamanda diğer türler ile de tekrar dostluk kurmaya başlarlar.

 

 

Kısacası eskisinden daha iyi diyebileceğimiz bir yapım çıkmış ortaya. Sosyal açıdan da hikaye başarıyla kurgulanmış. Meraklılarının, eskisinden daha kötüdür diye izlemekten uzak kalanların gönül rahatlığıyla izleyeceği bir yorumlama olmuş. Gerek çizgiler, gerekse anlatım oldukça başarılı. Şunu da belirtmek lazım ki,  8. bölümde Studio Ghibli etkisi bariz bir şekilde gözükmekte.

 

Senaryo: Brandon Easton

 

Seslendirenler:

Will Friedle
Lion-O
Satomi Koorogi
Snarf
Matthew Mercer
Tygra
Emmanuelle Chriqui
Cheetara
Madeleine Hall
WilyKit
Eamon Pirruccello
WilyKat

 

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1666278/

http://www.cartoonnetwork.com/tv_shows/thundercats/index.html

 

 

 

Kendisini PiranhaThe HowlingGremlins gibi filmlerle tanıdığımız  yönetmen Joe Dante‘nin son sinema filmi olma özelliğine sahip The Hole. Ancak film 2009 yılında çekilmiş. Sanıyorum filmin 3D olması sebebi ile Türkiye’de 3D açığını kapatmak amacı ile filmi 2011′de piyasaya sürmüşler.  Ben filmi 3D olarak izlemediğimi belirtmeliyim ancak filmde 3D’lik bir sahneye rastladığımı da hatırlamıyorum.

 

 

Hikaye üç genç – çocuk arası kahramanın başından geçenleri anlatıyor. Hal böyle olunca film çocuk filmi mi, korku filmimi bilemedim. En iyisi biz buna çocuk korkusu diyelim ve işin içinden sıyrılalım. Hal böyle de olunca film yetişkin izleyiciyi tatmin edecek seviyede değil. Filmin senaryosuna baktığımızda hikaye biraz seksenlerin hikayesi gibi gözüküyor bize. Seksenlerin kült filmlerinden bir toparlama yapıp, günümüze uyarlamışlar.

 

Film çekim teknikleri, oyunculuk açısından başarılı. Müzikler çok akılda kalıcı değil. Düz konu örgüsü  filmin sonuna dair tüm yorumları bize yanılmadan yaptırıyor. Filmin açılış jeneriği güzel ve iyi bir şeyler çıkacağına daire bizi kandırıyor ancak ilerleyen sahneler klasik bir korku filmi edası ile ilerliyor.

 

 

Film bilindik eve taşınma sahnesi ile başlıyor. Anne ve iki erkek çocuğu yeni bir eve taşınır. İlerleyen dakikalarda anlarız ki babalarından kaçmaktadırlar. Eve yerleşirler. Küçük oğlan, Lucas evin bodrumunda kapalı bir kapak bulur. Ağabeyi, Dane’e haber verir. İki kafadar bu her tarafı kilitlerle sarılmış kapağı açar. Kapağın altında sonu görünmeyen bir delik vardır. O dakikadan sonra evin içinde garip şeyler olmaya başlar. Komşularının kızı, Julie ile birlikte bu deliğin gizemini çözmeye başlarlar.

 

Ev içerisinde dolanan hayaletler görmeye başlarlar. Bir gece Lucas’a bodrumdaki bir kukla palyaço saldırır. Bu olayın ardından gençler korkuları ile yüzleşmeye başlar. Julie küçükken yanında ölen arkadaşını görür. Lucas ise deliğe düşer ve kaybolur. Dane ise onu bulmak için deliğe girer. Burada farklı bir boyuta geçerler. Dane, Lucas’ı bulur ve onu kurtarır. Ancak onun yüzleşmesi gereken korkusu, babası onu orada beklemektedir. Babası ile bir savaşa girer.

 

 

Dane de delikten kurtulur ve eve geri dönerler. Hemen deliği kapatırlar. Bu sırada anneleri içeri girer. Kapağı açar ancak vanadan başka bir şey yoktur kapağın altında.

 

Film çocuklar için yapılmış bir gerilim filmi. Onlara zevkli dakikalar da yaratabilir ancak bir yetişkin için boş bir film. Zaman kaybı değil ancak vakit ayrılacak bir film de değil.

Yönetmen: Joe Dante

Senaryo: Mark L. Smith

Oyuncular:

Chris Massoglia
Dane
Haley Bennett
Julie
Nathan Gamble
Lucas
Teri Polo
Susan
Bruce Dern
Creepy Carl
Quinn Lord
Annie Smith

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1085779/

http://theholein3d.com/

 

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Drive
The Chronicles of Narnia :Prince Caspian
Neverland
Gantz
The Chronicles of Narnia The Voyage of the Dawn Treader
Gantz: Perfect Answer
Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]
  • Cümleler… 27 Ocak 2012
      Akşama doğru kurduğum bütün cümlelerin sayısı yüz elliyi geçmez. Bunla övünmüyorum elbet. “Cümle vardı da biz mi kurmadık” demek geliyor içimden, en tiksinç maskemi takınarak. “Neye cümle?”, “kime cümle?” asıl soru.   Normal bir şekilde konuşabilir miyim? Yani cümlelerim iş Türkçesinin dışına çıkabilir mi? Bir prova alsam en derinden…   İlk kez sahneye çık […]
  • 2605 (bu nasıl bir başlık, başlık olmasın desek? reva mı? insan en azından ilk cümleleri başlık olarak atar.) 26 Ocak 2012
      Başlık yapılacakların listesi olacaktı. Ancak yapılmayacakların listesi o kadar uzundu ki arasından yapılacakları çıkartmak, ipliği iğnenin deliğine sokmak (şu yaşlarda biraz zorlaşıyor), iğne atsan yere bulunmayacak kadar zordu. İğneyi bulamamak için kalabalığa da ihtiyacınız yok aslında. He işin başı dikkat. Yani o kadar zor değil iğneyi bulmak ama bulmu […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /