Archive for the ‘Bağımsız Filmler’ Category

 

 
İki arkadaşın bir araya gelerek dışarıdan hiç bir maddi destek almayarak yaptıkları bir kısa film Eski Dünyanın Orduları. Bu unsurlar göz önünde bulundurulup, filme genel hatları ile de baktığımda başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Film görsel olarak tatmin ediyor, konunun vardığı noktada tatmin edici. Buna rağmen elbette bazı eksikler mevcut.

 

Öncelikle film çok uzun. Kısa filmlerde sahnelerin uzatılması insanı sıkabiliyor. Bu birde bilim kurgu ve özel efektli yapım olunca izleyici yeni yaratılan dünyaya kendini adapte edebilmek için bu kareleri daha dikkatli izlemeye çalışıyor. Eski Dünyanın Orduları’nda bu yeni yaratılmış dünya görüntüleri o kadar uzun tutulmuş ki siz ekrandaki çokta hareketli olmayan görüntülere bakarken ayrıntılara takılıyor ve hikayenin anlatımından kopuyorsunuz.

 

 

Bu görüntüler sanıyorum ki anlatıcının hikayeyi anlatabilmesi için uzun tutulmuş. Burada bir diğer soru da akla takılıyor. Anlatıcıya çok gerek var mıydı? Anlatımın eklenmesi sürenin uzatılmasına ekti sağlamış ancak bir iki cümle dışlında hikaye hakkında çok bilgi vermiyor.

Filmdeki bir diğer nokta ise hikayenin sürekli kendini tekrar etmesi. Bu tekrarlar hikayenin gidişatını destekliyor belki ama uzun tutulması bitmeyecekmiş gibi bir ekti bırakıyor insanda. Bu unsurlar filmi izlerken dikkatimin dağılmasına sebep oldu. Süreyi biraz daha düşürüp, sahne geçişlerini hızlandırdıkları taktirde ayrıntılara takılmadan kritiğe fazla mahal vermeden bu işin içinden başarılı bir şekilde çıkabilirmiş.

Film bu haliyle de başarısız değil. Bir çok büyüt bütçeli filmden çok çok güzel. Türkiye’de bir ilk diyebilirsek bu film için güzel bir başlangıç olmuş. Gerek müzikleri, gerek efektleri, gerek hikayesi, gerekse oyuncuları kesinlikle tatmin edici.

Filmi internet üzerinden ücretsiz bulabiliyorsunuz. Bu durumda benim de filmi vermemde bir sorun olmaz sanıyorum (çok dikkat ederim telif haklarına. peh!). Reklamın iyisi kötüsü olmazmış. İzleyin, izlettirin, destekleyin…

Yönetmen: İsmail Kemal Çiftçioğlu

Senarist: İsmail Kemal Çiftçioğlu , Tuncay Çakmanus

Oyuncular:

Tuncay Çakmanus
Sargon
Ismail Kemal Ciftcioglu
Cellat
Aziz Acar
Sargon (ses)
Yavuz Sinan Ileri
Şövalye
Metin Yagli
Gardiyan

 

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt2020009/

http://www.eskidunyafilm.com/

Armies of the Old World from Eski Dunyanin Ordulari on Vimeo.

Malesef bu filme Gus Van Sant’ın en kötü filmi diyeceğim. Hikaye oldukça bilindik bir hikaye. Ölümcül bir hastalığa yakalanan genç bir kız ile kendi halinde sorunlu bir genç erkeğin aşkını konu alıyor film. Bu konunun barındığı her filmde olduğu gibi zaman yine son bahar. Görüntüler ve filmin işleyici Gus Van Sant’a yakışır bir şekilde. Oyunculuklar göze batmayacak şekilde sıradan.

Konunun bilindik olması, eş değerlerinin de çok olması filmin kıyaslanma yoluna gitmesine sebebiyet veriyor. Enoch annesi ve babasının trafik kazasında ölümünden sonra bir süre yoğun bakımda kalmış ve hayata geri dönmüştür. Bu dönüş esnasında Hiroşi adında birde hayalet arkadaş edinmiştir. Enoch hayata küsmüş ve ailesine kendisini bıraktıkları için kızgındır. Vakit geçirmek içinse tanımadığı insanların cenazesine gitmektedir.

Bir gün cenazede Annabel adında bir kızla tanışır. Başta ondan kaçar ancak daha sonra onunla arkadaş olur. Enoch hayattan ne kadar kaçıyorsa Annabel’de hayata o kadar bağlıdır. Ancak bir sorun vardır ki Annabel kanser hastasıdır ve üç ay ömrü vardır.

İki genç bu üç ayı beraber geçirirler ve birbirlerine aşırı derecede bağlanırlar. Ancak Annabel’in ölecek olması her şeyi bozar. Enoch bunu kabullenemez. Annabel’in rahat tavırları yüzünden araları bozulur.

Bir gün Annabel rahatsızlanır ve hastaneye kaldırılir. Durumu Enoch’a bildiren ise Hiroşi olur. Bu şekilde Hiroşi’nin hayali mi yoksa bir hayalet mi olduğu belli olur. Ancak Hiroşi ve Enoch kavga ederler ve Enoch hastanelik olur.

Hikaye böyle devam ederken tabi beklenen son yaşanacaktır. Filmde oyunculuklar ne çok iyi nede çok kötü. Düz sıradan bir film. Filmi farklı kılabilecek şey ise Hiroşi’nin kattığı mistizm. Zaten filmin anlatmak istediğini Hiroşi’nin son uçuşuna çıktığı mektupta belirtilmiş. Hiroşi hikayesini çıkarttığımızda sıradan boş bir film. Ancak filmi ayakta tutan bu hikaye.

Yönetmen: Gus Van Sant

Senarist: Jason Lew

Oyuncular:

Henry Hopper
Enoch Brae
Mia Wasikowska
Annabel Cotton
Ryo Kase
Hiroshi Takahashi
Schuyler Fisk
Elizabeth Cotton
Lusia Strus
Rachel Cotton
Jane Adams
Mabel

Linkler:

http://filmekimi.iksv.org/tr/Filmekimi.asp?day=1&FID=28

http://www.imdb.com/title/tt1498569/

 

Related Posts with Thumbnails

* İlerleyen günlerde bu blogta... *

Colombiana
Paranormal Activity 3
Chanranhan Yusan
La piel que habito
Real Steel
L'autre monde
Karadedeler Olayı
Damage
Ranpo jigoku
Paranmanjang
Endhiran
Elena Undone
Dorothy Mills
RA. One
Somos lo que hay

kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Snuff / Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk 07 Şubat 2012
        Ülkemizde, çevirmeni Funda Uncu’ya açılan dava ile oldukça gündeme gelen Ölüm Pornosu’nun 10. baskısını bende okudum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler, ahlak bekçiliğine soyunan bir takım kişiler bu şekilde kitabın reklamını da yapmış oldular. Normal şartlarda kitabı sadece Chuck Palahniuk’u tanıyanlar alacaksa şimdi daha büyük bir kesime erişti o da […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 06 Şubat 2012
    Tweet […]
  • Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş… 05 Şubat 2012
    Midemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak gördüğüm. Şimdi ise büyüyen… Yüzüme yansımış bir ejderha gülümsemesi. Iyiyi oynamak doğal bir yetenek. Her insan iyi doğar, sonra kötü olur. En büyük […]
  • Nasıl bir paranoyak olduk biz? 31 Ocak 2012
      Deprem olur Amerika yapar, güneş patlamaları olur nükleer testlerdendir. Sıçıyoruz, neden acaba?   Tweet […]
  • Pazartesi Sendromu Kuşağı 30 Ocak 2012
    Gün boyunca bu şarkı dilimdeydi ve ben bu şarkıyı İstanbul ve İstanbul yönetimine armağan ediyorum. “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım / Hep ismini, hep ismini anarım…” Hangi anlamda isimini andığımı söylemeyeceğim kişiye özel olsun… Tweet […]

sevgili devletimizin (ki hükümetle orantılıdır) google ile alıp vermediğini çözebilmiş değilim... tabi sürekli google servislerini kulanlığım içinde ben de bu bloklamalardan nasibimi alıyorum.
Gördüğünüz üzre resimler gözükmemekte sitede. bunun sebebi yine google ait engellenip duran ip'ler arasında picassa'nında bulunması... Temennim resimlerin geri gelip bu yasakların kalkması yönünde. Ancak sanıyorum bir süre resimler gelecek gidecek...

bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler... blogun film blogu olması sabebi ile yayınlanan görsel materyaller tanıtım amaçlıdır ve yayın hakları yapımcı şirkete aittir...

hatırladığım kadarı ile film ve kültür sanat bloglarını sıralamaya çalıştım... eğer yoksanız listede bir mail atıverin ekleyeyim...
Beneath the ground /
içten Chan /
korEsintisi /
Lafea /
Megami Sama's Blog /
Ninja'nın Kung Fu ile İmtihanı /
Rendered Beauty /
SinemAsia /
SinemayaDair /
Uzak Sinema /
Yasak Film /