Alien vs. Ninja

Son dönem izlediğim B-movielerin içerisinde beni ziyadesi ile eğlendiren film Alien vs. Ninja. Öyle ki bazı sahneleri tekrar tekrar izledim. Bir sahneye gülerken bir diğerini kaçırmak beni bu sahneleri defalarca izlemeye itti. Film kendi çapında oldukça başarılı. Yönetmen ve senarist Seiji Chiba. Kendisini aklımda bir köşelere kazımış bulunmaktayım.

Gelelim filmimize. Alien vs. Ninja ilk dakikalarında çok fazla tat vermiyor. Ormanlık alanda ninjaların didişmesi ile başlıyor film. Doğrusunu söylemek gerekirse de, bu ninjalar öyle pekte göz dolduran ninjalar değil. Zaten filmde biraz da zaman sorunu var. Ninjalarımız öyle zırhlı mırhlı, deri pantalonlu geçmiş değil de sanki gelecek ninjaları gibi. Ancak çok az gördüğümüz köye de bakarsak geçmişte geçen bir film Alien vs. Ninja. Neyse bu duruma pek takılmıyorum.

Ninjalarımız düşman ninjalarla didişirken gökyüzünden bir ateş topu ormana düşer. Ninjaların başı bunun sebebini bulması için bizim ninja ekibini gönderir. Ninjalar ortalığı kolaçan ederken kendilerinden çok hızlı bir şeyle karşılaşırlar. Ekibin yarısını bu yaratık telef etmiştir. Geriye kalanlar ise bu yaratıktan intikam almaya çalışır.

Bu arada yaratığımız, hava, kara, su demeden her yerde yaşayabilmektedir. Yaratığın anlatmakla tarif edilmeyecek bir şekli vardır. Godzillla, alien, insan karışımı bir şeydir yaratığımız. Kolu koptuğuna onu yapıştırabilmektedir, ancak kan yerine de pembe, jölemsi bir şey akmaktadır. Bir de her yere soktuğu çok fonksiyonlu kuyruğu bulunmakta.

Film buraya kadar sıkıcı giderken Rin’in mağrada yaratıkla dövüştüğü sahne ile birden patlama oluyor. Bu dakikadan sonra aksiyonun dibine vuruluyor tabiri caiz ise. Tabi komedinin de. Rin’in yaratıkla olan dövüşü kesinlikle izlenmeli. Rin her ne kadar dövüşme taraftarı olsa da yaratığın buna pek taraftar olduğunu göremiyoruz.

Filmde bir diğer kopma noktası ise, yaratık tarafından kaçırılan bir grup ninjamızın içine küçük uzaylı yaratıkların girip onları kontrol etmesi. Burada dönüşüme uğramış ninjaların birden bire dövüşü kesip, “you mother fucker” ile başlayıp “fuck you” ile tavan yapan performansları taktire şayan. Ninijalarımız bunların nereden geldiğini düşünürken yönetmenin bu şekilde bir göndermede bulunması çok güzel.

Bu küçük ayin sonunda ninjalarımız arkadaşlarının içinde bu yaratıkların olduğunu görürler ve onları çıkarmaya başlarlar ki o nasıl bir çıkarmadır anlatılmaz. Bu arada içeriden çıkan yaratıklar oldukça sevimli çocukların sıkınca vik vik ses çıkartan oyuncakları gibi.

Tabi iyice sinirlenen ninjalarımız final dövüşü yapmaya hazırlanırlar. Final dövüşü ise yaratıkla Yamata arasında olur. Bu öyle bir dövüştür ki her şey mubahtır. Yaratık ustaca kılıç, katana kullanır dövüş sanatlarına bek bir aşinadır. Eh Yamata’nın ondan aşağı kalır yanı da yoktur. Isırmak dahil her şeyi yapar. Bu arada Yüzlerce belkide binlerce metre yükseklikten iki ayak üstünde düşer.

Sonuç olarak ninjalarımız kazanır ancak filmin devam edebileceği yönünde de ip uçları verilmiş. Boş vakitte gülmek için kesinlikle izlemeniz gereken bir film Alien vs. Ninja. Bir çok komedi filmiyim diye geçinen filmden çok daha komik.

Yönetmen – Senarist: Seiji Chiba

Oyuncular:

Mika Hijii -  Rin
Ben Hiura -  Yamata
Shûji Kashiwabara
Masanori Mimoto
Yûki Ogoe
Donpei Tsuchihira

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1592503/

http://en.wikipedia.org/wiki/Alien_vs_Ninja

Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email

Versus

Pek sevdiğim Japon yönetmen Ryûhei Kitamura‘nın adından bahsettirdiği film Versus. Öncelikle söylemek gerekir ki film herkesin izleyeceği türden bir film değil. Önce B-Movie sevmelisiniz. Sonra filmde karşınıza çıkacak şeylere gerçek hayatta mantık aramayacaksınız. Birde mideniz sağlam olacak. Peki Verusu bu kadar önemli yapan nedir?

Öncelikle Versus, bütün öğeleri başarılı bir şekilde bünyesinde barındırmaktadır. Bildiğiniz ve hayal edebileceğiniz tüm aksiyon ve korku filmlerine çomak sokmakta. zombi, ninja, büyü, fantastik olaylar yaratıklar, aksiyon, şiddet, uçuşan vücut parçaları, aşk, romantizm… yani fazlası nasıl sayılır bilmem. Tabi bütün bunların yanı sıra anlam vermeye çalışıp, bir türlü anlam veremediğimiz konusu, saçmalıklar içinde eğlenmemizi sağlıyor film. Ancak tabi her bünye için değil…

İki hükümlü polisin elinden kaçmıştır. Bunlar yakuzalarla buluşacak ve yakuzaların onları götürmesi ile birlikte hayatlarına devam edeceklerdir. Yakuzalar yanlarında da bir kız getirmişlerdir ve iki kaçak mahkuma patronları gelene kadar burada bekleyeceklerini söylerler. Zaman bu şekilde geçer. Derken yakuzalarla, mahkumlar arasında bir arbede çıkar ve yakuzalardan biri ölür. Biraz ortalık sakinleşti derken ölen yakuza canlanır ve kendi arkadaşlarına saldırmaya başlar. Bu arada biz filmin başındaki cümlelerden olayı anlarız.

Dünyamızda cehenneme açılan 666 adet kapı bulunur. Bu kapılardan 444. Japonya’da bir ormandadır… Diriliş ormanında.

Burası diriliş ormanıdır ve cehenneme açılan kapılardan biri buradadır. Yalnız ikin kötüsü yakuzalar tüm öldürdükleri insanları buraya gömmüşlerdir ve şimdi o ölüler birer birer canlanmaktadır. Ortalık iyice karışmaya başlamıştır. O kargaşada KSC2-303 kodlu mahkum sağ kalır, bir fırsatını bulup kızı da alır ve kaçar.

Kız ile  KSC2-303 birlikte kaçarken hem zombilerden, hemde yakuzalardan kurtulmak zorundadırlar. Tabi bu kaçış esnasında unuttukları geçmişlerini de hatırlamaya başlarlar. Yüz yıllar önde bu ormanda başlarına bir şeyler gelmiştir. Kız bir büyücüdür,  KSC2-303 ise önemli bir savaşçı.

Bu arada ortaya patron olacağını düşündüğümüz bir kişi çıkar. Bu cennet ve cehennem arasındaki kapıyı açmaya niyetli, doğa üstü güçlü biridir. Kapıyı açmak için de  KSC2-303 ve kıza ihtiyacı vardır. Tabi bu adam ve  KSC2-303 arasında kıyasıya bir dövüş başlar. Bu dözüş sadece dünyamızla kalmaz boyutlar arası, bir dövüşte olur.

Film Japon filmlerinden beklediğimiz gibi güzel dövüş sahneleri içeriyor. Ancak ne samurayi samuray, ne yakuzalar, yakuza. Hatta filmde zombiler bile bir tuhaf. Zombi gibi yavaş hareket etmelerine rağmen bir Süpermen gibi uçabiliyorlar, silah kullanabiliyorlar. Yani karşımızda sinema tarihinin en garip vampirleri var.

Filmin beni en çok mutlu eden tarafı video filmi izler gibi renklerin değişime uğraması. Her dövüşte giren müzikler ise ayrı bir olay. Her biri özenle seçilmiş ve oldukça başarılı. Ben kesinlikle izleyin derim. Ama izledikten sonra iki saatim gitti deyip bana bulaşmayın. Ona göre izleyin. Sonuçta kült bir film var karşınızda.

Yönetmen: Ryûhei Kitamura

Senarist: Ryûhei KitamuraYûdai Yamaguchi

Oyuncular:

Tak Sakaguchi
KSC2-303
Hideo Sakaki
Chieko Misaka
Kenji Matsuda
Yuichiro Arai
Minoru Matsumoto
Kazuhito Ohba

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0275773/

Related Posts with Thumbnails
Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email