Texhnolyze

Fena halde bunalım bir animeydi Texhnolyze. Daha ilk dakikalarda zorla izleneceğini belli ediyordu. Ağır hareketler, ilk  bölümlerdeki diyalogsuzluk izleyenlere zor anlar yaşatıyor. Eminim ki ilk iki bölümde animeyi izlemekten vazgeçenler olmuştur. Ancak bu durağanlık ve karamsarlık, insanı sıkarken aynı zamanda meraka düşmesine sebep oluyordu. Ancak şu da bir gerçek ki animede yaratılmış bu sorunlu ve bunalımlı dünya  en iyi bu şekilde hissettirilebilirdi izleyiciye.

Cyberpunk türü olan animede karamsarlığın olmaması olmaz. Bu sebepten dolayı ben de animeyi hiç kendimi sıkmadan izledim. Hayatımda izlediğim en uzun süreli anime olmuş olabilir. Bazen bir bölüm bazen üç bölüm birden ancak beli bir aralığa sıkıştırmadan sağ salim bitirdim animeyi. Zaten izlenebilecek en iyi zamanlama bu olurdu diyebilirim. Belirtmekte lazım ki Texhnolyze herkesin severek izleyebileceği bir seri değil. Çok fazla sabırlı, pek fazla meraklı olmak gerekiyor. Eh seri sonunda tatmin ediyor mu, ben bu konuyu tartışırım…

Hikaye her şeyi ile dünyaya benzeyen ancak yerin altına inşa deney amaçlı inşa edilmiş Lux şehrinde geçiyor. Bu şehirde yapay güneş ile, gece gündüz döngüsü ile tam anlamıyla yeni bir dünya yaratılmış. Ancak şehirde farklı gruplar iktidar kavgasına soyunurlar. Bu gruplar birbirine girerken gruplara üye olmayan halk ise sefalet içinde yaşamaktadır.

Lux şehrinde hayatını sürdürmek için ana karakterlerimizden biri olan Iche para ödüllü dövüşlere katılan bir boksördür. Günün birinde kendisi bir grup adam hırpalar ve onun çaprazlama bir kolunu ve bir bacağını keserler. Iche ölüme göz kırparak Lux sokaklarında dolanmaya başlar. Hatta onu labirent gibi olan bir kanalizasyon isteminin içine atarlar. Iche’nin buradan kurtulmasına Bu karanlık dünyada geçinmek için ödüllü dövüşlere katılan boksör Ichise, bir çatışma esnasında bir kolunu ve bir bacağını kaybeder. Ölümün eşiğinde, ona Ran adında küçük bir kız çocuğu yardımcı olur.

Ran, tilki maskesi ve çekçekli bavulla sürekli şehri dolanmaktadır. En büyük özelliği geleceği görebilmesidir ki bu sebepten dolayı, Lux’ta kendisine çok itimat edilir. Ancak Ran geleceğe dair çok kötü şeyler görmektedir ve bunu kimseye söylemez. Genelde Iche’nin etrafında dolanır. Hikaye aslıda Ran’ın gördüklerinin bize anlatılması olarakta düşünülebilir.

Iche yaralı bir şekilde kanalizasyondan kurtulduktan sonra artık son dakikalarını yaşarken, sarışın bir kadın onu bulur. Doc adındaki bu kadın onun kopan uzuvları yerine mekanik uzuvlar yerleştirerek onu denek olarak kullanır. Bu arada belirtmek lazım ki, Lux’ta bu şekilde mekanikleşmiş insanlar yaşamaktadır. Bu uzuvlara ve kişilere de Texhnolyze adı verilmektedir. Zaten şehirdeki bölünme bu sebepten olmuştur da diyebiliriz.

Iche öncelikle bu uzuvları kabul etmez ama daha sonra avantajlarını da görerek onla yaşamaya alışır. Doc ile beraber çalışan Organo lideri Onishi, Ihce’yi himayesi altına alır. Burada aslında Iche ile birlikte mekanikleşen insanın, aynı insan olup olmama çabasını da görüyoruz. Iche sürekli texhnolyze ile bir savaş içerisinde.

Ortalık o kadar karışıyor öyle büyük bir katliam oluyor ki, şehirde doğru düzgün insan kalmıyor. Bunun sebebi de aslında kafaları ve omurları ile birlikte tüm vücutlarını çeviren güç odaklı grup oluyor. Bu grup hatta yukarıdaki dünyayı bile istila etmeye çabalıyor. Lux’ta yeni bir düzen kurulurken bize de buna seyrici oluyoruz.

Sürekli tekrarladığım gibi zor, izleyicisini seçen bir anime Texhnolyze. Boş zamanlar için eğlencelik demeye alıştım ancak, bu anime için boş zamanlar için bunalımlık diyebilirim. Çizimler, müzikler, senaryo ve kurgusuyla ince ayrıntıları ile anime oldukça başarılı. Meraklılarına tavsiyemdir.

Yönetmen: Hiroshi Hamazaki

Senarist: Chiaki Konaka

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0409630/

http://en.wikipedia.org/wiki/Texhnolyze

Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email

Karigurashi No Arrietty / Aşırıcılar

Studyo Ghibli’nin son filmi olması sebebi ile heyecan duyduğumuz film Karigurashi No Arrietty. Ancak Hayao Miyazaki bu kez sadece senaryoyu yazmakla yetinmiş ve yönetmen koltuğuna ise en genç  Ghibli yapıtı yönetmen kişi ünvanı alan alan Hiromasa Yonebayashi var. Hiromasa Yonebayashi diğer Ghibli filmlerinde de animatör olarak çalışmış. Sanıyorum ki geleceği parlak Ghibli yönetmenlerinden kendisi. Zaten bunu filmle de belli ediyor.

Her Ghibli yapıtında olduğu gibi bu animede de insanı diyardan diyara götüren etkileyici müzikler, akıcı bir hikaye ve olay örgüsü ile, Avrupalı bir eseri tam anlamıyla uzak doğunun gizemli tavrına ait hale getirmiş. Karigurashi No Arrietty Mary Norton‘un  The Borrowers adlı romanından uyarlanmış. Tabi Studyo Ghibli’nin hayal gücü ile pekiştirilerek. Bu eserin bir çok çevrimi mevcut ancak Karigurashi No Arrietty aralarından kolaylıkla sıyrılıyor.

Kırda eski bir evde yardımcısı ile birlikte yaşlı bir kadın yaşamaktadır. Günün birinde buraya, Shô adında kalbinden rahatsız bir çocuk gelir. Shô’nun annesi ve babası ayrılmıştır. Annesi ise iş için yut dışına gitmiş Shô’yu teyzesine bırakmıştır. Shô ameliyat tarihine kadar bu küçük kır evinde yaşayacaktır.

Annesi bu ev hakkında ona bazı şeylerden bahsetmiştir. Bu evde küçük insanlar yaşamaktadır. Hatta Shô’nun dedesi onlar için küçük bir ev yapmıştır ama onları kimse görmemiştir. Shô eve girdiğinde saklanan bu küçük insanlardan birini fark eder. Bu 14 yaşında Arrietty adında küçük bir kızdır. Shô bu küçük kızla bağlantıya geçmeye çalışır.

Arrietty ise annesi ve babası ile birlikte bu evin altında yaşamaktadırlar. İnsanlardan yürüttükleri ufak tefek şeylerle hayatlarını devam ettirmektedirler. Bu küçük insanların soyları tükenmeye yüz tutmuştur. Etraflarında kendi türlerinden kimler kaldı bilmemektedirler.

Arrietty ise ailesinin uzak durmasını istediği insanları merak etmektedir. Ailesi insanların kötü olduğunu söylemektedir. Arrietty de bu şekilde düşünmekte ancak onları da merak etmektedir. Shô ile arasında bir bağ olur. Bu arada evin meraklı hizmetçisi de bu küçük insanları keşfetmiştir. O Shô kadar anlayışlı da değildir. İnsanlar tarafından keşfedildiklerini anlayan Arrietty nin ailesi de bu evden ayrılma kararı alır ancak Arrietty nin annesi hizmetçiye yakalanır.

Hikaye bu şekilde gelişir. Ancak her Ghibli yapımında olduğu gibi bu da anlatmakla olmayacak bir yapım. Kesinlikle izlenip, atmosferinin kokusunu almak lazım. Yine başarılı bir yapım karşımızda. Ancak anime iyi olmasına rağmen ben sanki Hayao Miyazaki‘nin yönetiminin eksikliğini hissettim. Yoksa bana mı öyle geldi bilmiyorum.

Film Türkiye’de sadece bir salonda gösterime girdi. Ben bunun sebebi nedir anlayamadım. Bir çok gereksiz Amerikan animasyonunun onlarca salonda gösterime girdiğini görüyoruz. Tabi bu konuya girersem çıkamayacağım. Zaten anlatacaklarım da her zaman söylediğim(iz) şeyler olacak. Film Türkiye’de vizyona girmeden önce zaten internetten izlenilebilir duruma gelmişti. Ancak ben derim ki tek salon da olsa daha önce izlemişte olsak bu filme gidelim ve sinemada izleyelim. Biraz bu yapımlar gişe yapsın ki, bizim aç gözlü dağıtım şirketlerimiz bu gibi yapımlara daha fazla yer versin.

Özetle diyorum ki gidin izleyin. Kesinlikle memnun kalacaksınız.

Yönetmen: Hiromasa Yonebayashi

Senarist:

Mary Norton roman
Hayao Miyazaki
Keiko Niwa

Seslendirenler:

Mirai Shida Arietty
Ryûnosuke Kamiki Shô
Shinobu Ohtake Homily
Keiko Takeshita Sadoko
Tatsuya Fujiwara Spiller
Tomokazu Miura Pod
Kirin Kiki Haru

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1568921/

http://www.karigurashi.jp/index.html

Related Posts with Thumbnails
Share on TwitterShare on TumblrShare on MyspaceShare via email