2010
03.11

Blog biliyorum seni ihmal ediyorum ama yakında son bulacak. Bu cümleyi defalarca kurdum biliyorum, en azından bak yeni filmlerle dönüyorum sana eh idare et biraz…

Kişisel mesajımı bitirdikten sonra Ata Demirer’in beşinci filmi olan Eyvah Eyvah’a bir adım atalım. Filmin senaryosunu Ata Demirer yazmış. Bu ilk senaryo deneyimi -tabi uzun metraj için- ve oldukça başarılı. Öncelikle film reklamsız, küfürsüz. Filmin temposu durağan geçiyor ama ikinci bölümünden sonra hikayenin gidişi değişince hem heyecan ve hem komedi ard arda geliyor. Tabi kahkahalardan yere düşeceğiniz anlamına gelmiyor bu…

Ata’yı zaten trakyalı tiplemelerinden hatırlıyoruz. Bu film onun ekrana taşınmış hali. Kahramanımızın adı ise Hüseyin. Hüseyin Trakya’da bir köyde ninesi ve dedesiyle yaşayan bir delikanlıdır.. En büyük aşkı klarnet çalmaktır. Çocukluğundan beri her duygusunu klarnetle paylaşmıştır. Tabi birde  aşkları arasında köyün güzel hemşiresi ve Müjgan vardır. Ancak platonik aşkı onu kedere itse de, sürekli tekerrür eden hayatından memnundur. Bir gün ninesinin sandığında gördüğü şeyler onun köyünden ayrılmasına sebep olur.

Hüseyin küçükken öldüğünü sandığı babasının yaşadığını öğrenince apar topar İstanbul’a gider. Bu arada bir tanıdığının yanına yerleşerek, babasını aramaya başlar. gelen. İstanbul’da gece kulüplerinde fırtına gibi esen Firuzan ile tanışır. Hüseyin’e önce klarneti, sonra da şarkıcı Firuzan destek olacaktır.

Firuzan’ın da hayatı karma karışıktır. Hüseyin’den farkı yoktur. Bu ikili bir araya gelince ortalık birden karışır. Başlarına gelmedik kalmaz. Tabi bu eğlencenin başlangıcıdır da.

Senaryoda biraz atlamalarda olsa sona doğru kendini toparlıyor. Oyunculuklar başarılı. Demet Akbağ ben yıllara meydan okuyorum demiş… Eh diyecek başka bir sözde yok…

Yönetmen:  Hakan Algül

Senaryo: Ata Demirer

Oyuncular:


Demet Akbag Firuzan
Ata Demirer Huseyin Badem

Sehsuvar Aktas

Caner Alkaya

Özge Borak

Okan Çabalar

Bican Günalan

Linkler:

http://www.eyyvaheyvah.com/

http://www.imdb.com/title/tt1594918/

http://www.sinemalar.com/film/60955/Eyyvah-Eyvah/

2010
03.09

Bir Tim Burton dehasını daha beklerken heyecan içindeydik. Nasıl diyeyim beklentilerimiz vardı, umutlarımız vardı, hayallerimiz vardı. Lakin bu hayallerin tamamının suya düştüğünü söylesem de yalan olur. Yani hayatımdaki kararsızlık hali film hakkındaki görüşlerime de yansıdı. Sanıyorum filmi bir kez daha izleyip öyle kanısına varacağım…

Öncelikle dağıtım şirketlerine çatmak istiyorum. Efendim filmi 3D olarak sayılı sinemada gösterime soktular bu nasıl bir ilgisizliktir. O 3D’lerin tümü de Türkçe alt yazılı. Tamam film çocuk filmi edası estiriyor olabilir ancak bir sinema da Tim Burton hayranları vardır 3D ve orjinal koyayım bu filmi dememiş. Yazıklar olsun yani.

Belki de bu hayal kırıklığı ile filmi izlediğim için çok büyük zevk alamadım. Ancak efekler ve kamera hareketleri kesinlikle 3D olarak hazırlanmış. Bunu kameranın gezişinden açılardan anlıyorsunuz. Onun haricinde film zaten o karakterler ve olay ile iki boyutlu izlenecek kapasitede değil…

Tim Burton’un Alice in Wonderland yorumu aslında bana beklediğimi vermedi. Zaten Hikaye önceleri de çok çok yorumlanmıştı. Bir de çok yoruma açık bir hikaye mi orası da tartışılır. Zaten hayal dünyası konusunda Lewis Carroll aşmış şöyle bir hikayeyi çocuklara armağan etmiş ya, yapacak başka bir şey yok ama hani Tip ve şu oyunu kadrosu etkeni insanı gaza getirmeden olmuyor…

Şimdi hikayeyi anlatmam abest kaçar. Oyunculukları da, e görsellikte şüphesiz iyi, ama filmde bir hareket eksik, senaryo sanki biraz oldu bittiye gelmiş gibi. Hikaye yavaş ilerliyor ve birden bitiyor deyip bende yazımı bitiriyorum. Hani daha deirne dalıp işin tadını kaçırmayayım diye. Yorumlar gelirse alta devam ederim. İzlenmeli ancak 3D izlenmeli…

Yönetmen: Tim Burton

Senaryo: Linda Woolverton, Lewis Carroll (kitap)

Oyuncular:

Mia Wasikowska Alice
Johnny Depp Mad Hatter
Helena Bonham Carter Red Queen
Anne Hathaway \White Queen
Crispin Glover Stayne – Knave of Hearts

Matt Lucas Tweedledee / Tweedledum
Stephen Fry Cheshire Cat
Michael Sheen White Rabbit
Alan Rickman Blue Caterpillar

Linkler:

disney.go.com/disneypictures/aliceinwonderland/

http://www.imdb.com/title/tt1014759/

http://www.sinemalar.com/film/5184/Alis-Harikalar-Diyarinda/

2010
03.03

Geri mi döndüm? Sanırım. Üvey evlat yerine koyuyorum ya şu blogu içim parçalanıyor vallahi. Ne yapalım arada böyle ihmallikler oluyor ki bir daha olmayacağının garantisini veremem ama beni saygı ve sevgi ile karşılayacağını biliyorum. Festival filmlerine ara veriyorum. Zaten şu aralar sağlıklı bir biçimde film izlediğim de söylenemez. Eh o zaman arşivde izlenmiş filmlere uzanmaya devam etmeli…

天上有个太阳

Yimou Zhang‘ın yönetmenliğini yaptığı  bir film, Yi Ge Dou Bu Neng Shao. Eğitim, öğretim ve azmin ne olduğunu bu filmde görüyorsunuz. Konu, oyunculuk, yönetim tak anlamıyla başarılı. Film Xiangsheng Shi‘nin 1997′de yazdığı  “A Sun in the Sky” (天上有个太阳 / Tiān Shàng Yǒu Ge Tàiyáng)´dan uyarlanmış.

Film kırsal alanda bir köyde geçiyor. En yakın kasabaya ulaşım çok zor ve okulun tek öğretmeni, başka bir bölgede yaşayan annesini ziyarete gitmek zorunda kalınca, köyde çocuklara eğitim verecek kimse kalmaz. Köyün muhtarı, civarda oturan ve okuma yazma bilen küçük bir kızı öğretmen olarak sınıfa getirir. Tabi sınıftakiler öncelikle bu kızı öğretmen olarak düşünemezler ama zamanla onun otoritesine alışırlar.

Derken bir gün, sınıfın en haylaz çocuğu, çalışmak için büyük şehre gider. Öğrencisinin bu sebeple şehre gittiğini öğrenen öğretmen kız, onu geri getirmek için kolları sıvar. Çünkü öğretmen giderken çocukları ona emanet etmiştir. Küçük öğretmen öğrencisini kurtarmak için şehre inmeye çabalar ancak şehre gidecek para yoktur. Yılmaz ve yürüyerek şehre gider. Ancak büyük şehirde öğrencisini bulması çok zordur.

Tabi hayatı boyunca şehri görmemiş bir kız birde birilerini bulmak söz konusu olunca afallar. Elindeki son parasını da çocuğu bulmak için harcayınca yapacak bir şeyi kalmamıştır. Birinin tavsiyesi üzerine bir tv kanalına gider ancak kapıdan alınmaz. Her geçene müdürün adını sorarak, onunla konuşma talebini tekrarlar ancak, onu bulamaz. Televizyon binasının önünde sabahlar. Bu durum kanal müdürünün dikkatini çeker ve onunla görüşür.

Küçük öğretmen canlı yayına alınır ve büyük bir olay olur. Öğrencisini de bulmuştur aynı zamanda okuluna büyükte bir bağış toplamıştır. Anlatmakla geçiştirilmeyecek izlenmesi gerekli bir film… Kesinlikle tavsiye derim.

Yönetmen: Yimou Zhang

Oyuncular:


Minzhi Wei Wei Minzhi

Huike Zhang Zhang Huike

Zhenda Tian Village Chief

Enman Gao Teacher Gao

Zhimei Sun Sun Zhimei

Yuying Feng TV Receptionist

Linkler:

http://en.wikipedia.org/wiki/Not_One_Less

http://www.imdb.com/title/tt0209189/

2010
02.20

Festivalin tek Kore filmi olma özelliğine sahip Yeong-hwa-neun yeong-hwa-da. Aynı zamanda da en iyi filmlerinden biri olma özelliğine sahip. Filmde Ki-duk Kim parmağı görüyoruz kendisi senaryo yazımında yer almış. Zaten bu ismi duyduğumuz anda filmin boş olmayacağı aşikar. Ama cidden ben bu kadar iyi bir film beklemiyordum. So Ji-sub biraz daha oyunculuğu ile büyüyor gözümde. Ne demeli ki…

Film sadece So Ji-sub’dan ibaret değil tabi. Diğer oyunculuklarda takdir edilecek düzeyde, müzik ve görsellik takdire şayan. İzlediğim en iyi aksiyon filmi olmasına rağmen birbirini kovalayıp dövüşen adamlardan çok farklı bir seviyede. İçi en dolu aksiyon filmi diyebiliriz ki insanın kendileri ve hayatla yüzleşmesi çıkıyor ortaya…

Senaryo gayet başarılı bir şekilde kurgulanmış. Yer yer durağan olması, sıkmaktan çok karakter psikolojisini tatmanıza yardımcı oluyor. Başarılı bir konu, başarılı bir film çıkmış ortaya. Eh Kore’de kazandığı ödüllerle bunu pekiştirmiş…

Film azılı bir gangster olan Gang-pae ile ünlü film yıldızı Soo-ta’nın hikayesini anlatıyor. Gang-pae aslında film yıldızı olmak isteyen bir gangsterdir. Bir gün sevdiği aktör Soo-ta ile yolları kesilince ikisinin hayatıda değişir. Soo-ta yeni bir aksiyon filmi projesindedir. Yönetmen yıllardır bu film üzerine çalışmış çok etkili bir yapım olacaktır. Ne yazık ki Soo-ta’nın asabiyeti ve karşıdaki oyuncuları hastanelik etmesi, filmin işleyişini sekteye uğratır.

Soo-ta asabiyetinden dolayı tüm hayranlarından nefret toplar, elinden her şey birer birer gitmektedir ve filmin devamı için hiç bir aktör onunla kamera karşısına geçmek istemez. Soo-ta’nın aklına tam bu sırada aktör olmak isteyen Gang-pae gelir.

Gang-pae, Soo-ta’nın teklifini kabul eder ancak bir şartı vardır. Filmdeki final dövüşünün gerçek olması gerekmektedir. Senaryoya aykırı olarak, kazanan, ayakta kalan galip olacaktır. Soo-ta başta buna karşı çıkar ancak hayatındaki her şeyi kaybederken bu teklifi kabul eder. Fİlm çekimleri başlar… Tabi Gang-pae’nin uğraştığı işlerde acımaya yer yoktur ancak bu filmde oynamak onun hayat hakkındaki tüm gerçeklerini değiştirir.

Film içerisinde her iki karakterinde psikolojisi çok iyi yansıtılmış. Final sahnesi görüntüler çok başarılı… İzlenmediği taktirde büyük kayıplara uğranacak bir film…

Yönetmen: Jang Hoon (장훈)

Senaryo: Kim Ki-duk (김기덕), Ok Jin-gon (옥진곤)

Oyuncular:

So Ji-sub 소지섭 – Lee Kang-pae (이강패)

Kang Ji-hwan 강지환 – Jang Soo-ta (장수타)

Hong Soo-hyeon 홍수현 – Kang Mi-na (강미나)

Ko Chang-seok 고창석 – Yönetmen Bong (봉 감독)

Linkler:

http://2010.ifistanbul.com/tr/Movie/yeong-hwa-neun-yeong-hwa-da

http://www.imdb.com/title/tt1345734/

http://www.hancinema.net/korean_movie_Rough_Cut.php

2010
02.18

Ben filmi korku statüsüne koyamadım !f’te her ne kadar, Nöbetçi Sinema kuşağında gösterilmiş olsa da film korkudan çok komedi. Tabi filmin korku komedi olduğunu da hatırlatmak lazım… Aslıda komik olan ne kahramanların esprileri ne de yaptıkları. Komik olan Nazi zombiler. Zaten filmde en yaratıcı görülülen kısım bu. Nazileri zombi yapmak.

Bir grup tıp öğrencisi, tatillerini geçirmek üzere, arkadaşlarının sağ evine giderler. Daha sonra garip bir adam gelerek bu bulundukları yerin aslında geçmişte vukuatlı olduğunu anlatır. Gerçi adamın gereksiz asabiyeti ve o soğukta  çadırda ikamet etmesi bana hayli garip geldi. Neyse buz gibi hava da dışarıda tuvalette sevişen bir çiftimizden bayan olanı bizim zombilerden ilk nasibini alandır. Bu arada unutmamak lazımdır ki, ev sahibi gencimiz sevgilisini aramak için bir geziye çıkmıştır.

Tabi ilk kurbandan sonra  ikinci kurbanımız, çadırdaki asabi amcamız olur. Bu arada kız arkadaşını aramaya giden ev sahibimiz, bir çukura düşerek zombilerin yuvasını bulur lakin ölmez… Tabi bu noktadan sonra gençlerimiz ve zombiler arasında eşsiz bir düello ve kapışma başlar. Tabi biz de habersizce olan biteni izleriz…

Albay Herzog yönetimindeki zombiler vakti zamanında Rusya ile İngiltere arasındaki iletişimi kesmek için Norveç Dağları’na gelmiş ve Nazi askerler bölgede yarattıkları vahşetin ardından halkın tarafından katledilmişlerdir. Ancak zombi olarak yaşamaya devam etmektedirler… Tabi yıllardır bu dağ evine kimse gelmiyor muydu bu malum…

Filmin finalinde zombilerin bir amacı olduğunu hissederiz. Tabi bu belli eder kendini, sonra hikayenin rengi değişir ancak kıyasıya savaş devam etmektedir. Kopan kafala, bacaklar, gençlerin tavırları eğlencelik bir gözsellik sunar… Eğlenceli ama beklentisiz izlenecek bir film…

Yönetmen: Tommy Wirkola

Senarist: Stig Frode Henriksen, Tommy Wirkola

Oyuncular:


Vegar Hoel Martin

Stig Frode Henriksen Roy

Charlotte Frogner Hanna

Lasse Valdal Vegard

Evy Kasseth Røsten Liv

Jeppe Laursen Erlend

Jenny Skavlan Chris

Ane Dahl Torp Sara

Bjørn Sundquist The Wanderer

Ørjan Gamst Herzog

Linkler:

http://www.dodsno.no/

http://2010.ifistanbul.com/tr/movie/d%C3%B8d-sn%C3%B8

http://www.sinemalar.com/film/30543/Dead-Snow/

http://www.imdb.com/title/tt1278340/